26 Aralık 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




‘Her robotun eli kolu olmaz’

Doç. Dr. Levent Akın "Robotları insanlara benzer makineler gibi düşünmemek lazım. Her robutun kolu bacağı olmaz" diyor: "Örneğin ATM’leri de robot olarak kabul edebiliriz"

     NİLÜFER OKTAY

     noktay@milliyet.com.tr

     Çelik’li Arçelik reklamı akıllara yine robotu getirdi. Görüntüsü reklam kahramanı Çelik gibi olmasa da Türkiye’de de robotlar üzerine ciddi çalışmalar yapılıyor. Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Yapay Zeka Laboratuvarı’nda futbol oynayan robotlar üretildi. Özellikle afet dönemlerinde etkili olacak robotlar üzerine çalışmalar da devam ediyor. Laboratuvarın sorumlusu Doç. Dr. Levent Akın, "Robotların insana benzediğini düşünmemek lazım. ATM de aslında bir robottur" diyor. Yakın gelecekte ise insanla yarışabilecek, yapay zekaya sahip robotların yapılacağına inandığını söylüyor. Peki, Çelik’i sevmiş mi?: "İlk reklam filmi iyiydi. İkincisini pek sevmedim."
     
Biz robotları insana benzeyen makineler gibi düşünüyoruz. Doğru mu düşünüyoruz?
     İnsansı robotlar gerçekte robotların küçük bir bölümünü oluşturuyor. Biz robotları, ortamdan algıladığı verileri çevresi hakkında sahip olduğu bilgiyle sentezleyerek, anlamlı ve amaçlarına yönelik davranışlar üretebilen bir makine olarak tanımlıyoruz.
     
Robot hayatımıza ne kadar girebildi?
     Akıllı robotlar yavaş yavaş oyuncak olarak günlük hayatımıza giriyor. Ancak sadece hareketli robotları düşünmezsek çevremizde çok sayıda robot olduğunu görürüz. Para atılınca ürün veren makineler de aslında birer robot sayılabilir. Kolu bacağı yok ama ATM makinesi de öyle. Bugün başta otomotiv üretiminde olmak üzere endüstriyel robotlar yaygın olarak kullanılıyor. Özellikle elektrikli süpürgeler, çim biçme makineleri de tek tük de olsa kullanılmaya başlandı.
     
Nasıl bir elektrikli süpürge bu?
     Ortaya bırakıyorsunuz, temizliğe başlıyor. İşi bitince de köşesine çekilip kendini şarj ediyor. Avrupa’da satılıyor ama oldukça pahalı. Türkiye’de de bir firma böyle bir elektrik süpürgesi için çalışmalar yapıyor.
     
İnsana çok benzeyen, rakip olacak robotlar yapılabilecek mi bir gün?
     Ben insanla yarışabilecek "yapay" zekaya sahip robotların yapılabileceğine inanıyorum. İnsanları karşısında insan mı ya da bir makine mi olduğu konusunda kuşkuya düşürecek, Turing testi adı verilen testi geçecek robotların yapılması yakın gelecekte mümkün olacak. Bu robotların birisinin yapımında yer almak isterim. Bizi kısıtlayan şeylerden biri, bugünkü bilgisayarların henüz insan beyninin karmaşıklığına sahip olmaması. Ancak bu yüzyılın ortasına doğru bu karmaşıklıkta bilgisayarların yapılması bekleniyor. Bu gerçek bir dönüm noktası olacak.
     
Bilimkurgu filmlerini, kitaplarını takip eder misiniz?
     Bilimkurgu ile yakından ilgileniyorum. Küçük bir kitaplığım var. Bazı öykü çevirileri yaptım, bir makale yazdım. Sinemada ve televizyonda bilimkurgu filmlerini kaçırmamaya çalışıyorum. "Uzay Yolu" dizisini takip ediyorum. Filmlerde robotlar genellikle insan tarafından yaratılan ve sonunda insana başkaldıran Frankenstein’ın canavarı benzeri makineler olarak yer alıyorlar. Aslında geçenlerde katıldığım bir robot kongresinde bu korkunun Batı mitolojisinden kaynaklandığı, Uzakdoğu’da özellikle Japonya’da kamuoyunun bilinçaltında böyle bir korku olmadığı ortaya çıktı. Bu, robotlar konusundaki araştırmalarda Japonya’nın hem ABD’nin hem de Avrupa’nın açık ara önünde yer almasını da açıklıyor. Japonlar bu robotlara hem eğlence hem de hizmet aracı olarak bakıyorlar. Nüfuslarının yaşlanması da bir etken. Yaşlılara bakacak genç nüfus yok. O yüzden hizmet robotlarını geliştirmek için canla başla çalışıyorlar. Yakında robot itfaiye, cankurtaran ve polis
     
Korkmamıza gerek yok yani?
     İnsan en basit aleti bile silah olarak kullanabilir. Robotlar doğru şekilde yapılırlarsa insana yardımcı olacaklar, insanoğlunun yükünü alacaklar. Bu korku yaklaşımla ilgili. Kötü niyetliyseniz kötü ürün ortaya çıkarabilirsiniz. İsterseniz savaşçı, asker robotlar da yapabilirsiniz.
     
Herhangi bir film ya da kitap ilham kaynağınız oldu mu?
     Birçok öyküden etkilendiğimi düşünüyorum. Ancak örneğin geçen yıl gösterilen "Yapay Zeka" filmi gibi bazı popüler filmler bende düşkırıklığı yarattı. Kitabını da okumuştum. Filmin 10 dakikası kitapla ilgiliydi, geri kalanında bir şey yoktu.
     
Arçelik’in Çelik’ini nasıl buldunuz?
     İlk reklam filmini beğenmiştim. İkincisini çok sevmedim.
     
RoboAkut projesi nasıl gidiyor?
     RoboAkut aslında iki ayrı projenin adı. Birincisi bilgisayar ortamında çok sayıda robot itfaiye, cankurtaran ve polis ekibinin bir afet sonrasında kurtarma ve yangın söndürme çalışmaları yapmasını amaçlıyor. Robotların bu ortamda kendi kendilerine, bireysel ve takım olarak becerilerini geliştirecek şekilde öğrenmeleri konusunda bir yöntem geliştirdik. Diğer projemiz ise afet sonrası öncelikle arama konusunda kullanılacak özerk bir robot geliştirilmesi konusunda. Bu çalışmaları iki aşama halinde yapmayı planlıyoruz. İlk aşamada Aibo robotlarını bir prototip olarak kullanacağız. Birinci aşama sonucunda kendimiz bir robot geliştireceğiz. Hedefimiz 2003 sonuna kadar ilk aşamayı tamamlamak.
     
Robot İdman Yurdu ve Türkbot’la FIRA’ya, Cerberus ve RoboAkut’la Robocup’a katıldınız. Nedir birbirlerinden farkları?
     Cerberus’un yarıştığı Sony Aibo kategorisinde takımlar dört özerk robottan oluşuyor. Maç sırasında her bir robot tamamen özerk bir şekilde karar veriyor. Robot İdman Yurdu, FIRA adlı bir başka robot futbol yarışmasında Mirosot kategorisinde yarışıyor. Burada özerk olan bilgisayar ve bütün takım için maç boyunca kararları o veriyor. Sony kategorisine göre avantajı hem kendi oyuncularını hem de rakiplerini görebilmesi. Türkbot kategorisinde ise takımlar tek bir özerk robottan oluşuyor. Bu yarışmadaki zorluk, robotların çok kısıtlı bir görme olanağına sahip olmalarından kaynaklanıyor. n
     
Sanal Çelik gerçek robot olacak mı?
     "Selam, ben Çelik... Arçelik", sanal bir robot. Çelik, Y&R / Reklamevi ve Anima’nın ortak çalışması. Sadece kolunun oluşum sahnesi bile 30 saat süren bir çalışmayla ortaya çıkmış. 3D olarak modellenen robotun aynısı, Anima tarafından gerçek boyutlarında ayrıca üretilmiş. Bu gerçek robot modeli de çekimlerde kullanılıyor. Çelik’le ilgili bir gelişme de var: Belki bir süre sonra gerçek bir robot olacak. Arçelik robotu yaptırmayı düşünüyor. Bir Uzakdoğu ülkesine. Ama bu şimdilik sadece bir proje...
     
İTܒnün 9 taş oynayan robotu
     İTÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nde de Doç. Dr. Coşkun Sönmez ve Prof. Dr. Eşref Adalı danışmanlığında robot projeleri geliştiriliyor. Projelerden biri Sabahattin Okur’un "Çok İşlevli, Paletli Robot"u. Bu çalışmada bir gezgin robot üretildi. Bir yolu takip ederek istenilen hedef noktaya ulaşabiliyor ve önüne çıkan engelleri duyargalar yardımıyla algılayıp sesli uyarılar veriyor.
     Diğer bir proje Ahmet Gürcan tarafından geliştirilen "9 Taş Oynayan Robot" projesi. Movemaster robotu ile gerçekleştirilen bu projede robot insana karşı 9 taş oynuyor, hamleleri izleyebiliyor. Emin Tahralı’nın çalışmalarıyla da robotun taşları algılanması sağlandı.
     Şerif Adalı’nın Movemaster robot kolu için geliştirilen üç boyutlu benzetim yazılımı da İTܒnün projelerinden. Amaç robot olmadan robotun çalıştırabileceği tüm komutları çalıştırabilen ve
     üç boyutlu olarak kullanıcıya gösterebilen bir program yazmaktı.
     Bu projelere ek olarak bölümde Türkçe doğal dil işleme yöntemleri ile robotun kontrol edilmesi üzerine çalışmalar yapılıyor. Temel amaç tuş takımından yazılan bir Türkçe cümleyi çözümleyip robota gerekli işlemleri yaptıran bir programın geliştirilmesi. Hasan Keçeci tarafından gerçekleştirilen projenin sonraki aşamalarında konuşmayı anlayan robot tasarımı hedefleniyor.
     



 PAZAR


‘Her robotun eli kolu olmaz’
İki tekerlek üstünde binlerce kilometre
"Diğer" filmlerin salonları
"Adım ‘Gavur Hoca’ idi ama Kuran öğrettim"
İTÜ öğrencileri tacize karşı örgütlendi
Striptize büyük talep var, kadınlar kursa gidiyor
Doğru yatırım, şaraba yatırım!
Ege’nin incisi Assos kışın da çok cazip
Alarga İstanbul’da karaya çıktı
‘Hayatımda vazgeçmek diye bir şey yok’
Bana dokunma!
"En güzel kırmızı en güzel beyaz"
Barselona diye çıldırdım
Avrupa Birliği veya ‘Magdalene Rahibeleri’
Orada bir ev var... yakında
"Ben" üzerine...


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet