
|

Eskrimde flöre ve Türkiye’nin pozisyonu...
Günler uzamaya başladı. Gerçi günlerin uzamaya başladığı, havalar da kapalı gittiği için, tam fark edilmiyor ama; minik minik kısalıyor geceler.
Tıpkı siyasal sorunlarla "ulus - devlet" modelinin usul usul erime dönemine girmesi gibi...
Yok Irak sorunu, yok Kıbrıs sorunu falan...
***
Tabii bu arada bir de hamasete dayalı oligarşik yapımızın, resmi lojmanlar sorunu var ama, cızzz...
90 bin resmi arabanın yıllık benzin, şoför ve bakım harcaması, varsın 1 milyar 500 bin doları geçsin...
Varsın yüzlerce yıldan bu yana, her kış binlerce köyün yolu, aylarca kapalı kalsın...
***
Ha tabii, bir de evrenselleşmiş işkence sorunumuz var.
Avrupa Konseyi İnsan Hakları Mahkemesi’nde aleyhimizde alınmış 3 bini aşkın mahkumiyet kararı da cabası...
Dünkü Radikal’de İzmir Barosu avukatlarından Orhan Kemal Cengiz’in yazdığı "Türkiye’nin Loizidou açmazı"na da boş verin.
Kıbrıslı bir Rum olan Loizidou, KKTC’nin kamulaştırdığı gayrimenkulleri hakkında Türkiye aleyhine açtığı tazminat davasını kazandı...
Şimdi başka Rumlar da, aynı kararı örnek göstererek açacakları tazminat davalarını kazandıklarında; "süngümü demir gibi ellerimle kavradım..." edebiyatı; ödemek zorunda kalacağımız milyarlarca dolarlık tazminat sorununu, çözecek gibi görünmüyor.
***
Dedikodu da olsa, 5 yıl süreyle Diyarbakır’da konuşlandırılmasından söz edilen 80 bin Amerikan askeri; acaba Türkiye’nin Loizidou davasına benzer sorunlarını, olumlu mu etkiler, olumsuz mu?
Şimdi bütün bunlara boş verin siz...
Bütün bunlar zaten bildiğiniz konular...
500 hafta sonra yeniden bakarsınız durumlara...
***
Türkiye’nin ne spor, ne paparazzi gündemine bile hemen hemen hiç girmemiş konularla ilgilenelim biraz da...
Örneğin eskrim...
Sinemalardaki kılıçlı dövüşlere hiç benzemeyen, harika bir spordur eskrim...
Bilmiyorum hiç eskrim dersleri aldınız, eskrim antrenmanları yaptınız mı?
Diyelim "flöre"yle çalışıyorsunuz...
Dengenizi bozmaması için sol kolunuzu, başınızın üstüne doğru kaldıracaksınız...
Sağ adımınız önde, sağ kolunuzla öne doğru uzattığınız flöre...
Karşınızda da aynı pozisyonda hasmınız...
***
Hamle durumunda öne doğru uzattığınız flöreyle ne yapacaksınız?
Sürekli küçük bir 4 çizeceksiniz...
Flörenizin ucuyla sürekli çizdiğiniz o küçük 4; hasmınızın hamle yaparak kılıcıyla size dokunmasını engeller.
Doğal olarak hasmınız da, gardını almıştır; o da, öne doğru uzattığı flöresinin ucuyla, sürekli küçük 4’ler çizmektedir.
***
Bir eskrim karşılaşması... Her iki taraf da gardını almış durumda...
Karşı tarafın vereceği en küçük bir açık...
Ve saniyenin onda birinden daha kısa bir zamanda yapacağınız bir hamle, bir tuş...
Biraz da, doğuştan gelen karizmatik bir refleks...
Bazen pozisyonunuzu bozmadan, çift ayakla, bir anda öne doğru sıçrayarak da yapabilirsiniz hamlenizi...
***
Eskrim, yahut poligonlarda özel müsabaka tabancalarıyla atış talimleri; piyano, yahut, keman dersleri...
Ve "varlıklı olmaköla "var olmak" arasındaki tarihsel billurlaşma üstünde bir bilinç sahibi olmak...
Tarihsel değişimin, siyasetçi iradelerini aşan dinamiğini "monizm" açısından değerlendirmeye de merak duymak...
***
Bu tür sevimli hobi ve beyinsel meraklar ne işe yarar bilir misiniz?
"Soyut kavramların tanımları, herkese göre değişir" türünden, saçma iddialarda bulunmamaya; başkalarından "üstün" görünme havalanmalarını, angutolojik bir hırtlıktan arıtmaya...
En önemlisi de trafik kazalarını azaltmaya ve oligarşik avanta sorunlarıyla ekonomik sorunları "hamaset edebiyatı"yla örtbas etme demagogluğuna düşmemeye...
Bütün bunlardan yoksunluk da kimsenin ensesini karartmasın; 500 haftada her şey değişir, inanın...
c.altan@prizma.net.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|