
|


‘Amacımız yakalanmak, kaçarsak kimse ilgilenmez’
Greenpeace’in Esperanza gemisi Türkiye’ye geldi ve çocuklarla etkinlikler düzenledi. Geminin kaptanı ve tek Türk personeli maceralarını anlattılar
YİĞİT KARAAHMET
Dünyanın en büyük çevreci örgütü Greenpeace’e ait Esperanza gemisi geçen hafta sonu Türkiye’ye geldi. Aradan geçen bir hafta boyunca ilköğretim çağındaki öğrenciler gemiyi gezdi; pankart hazırladı, filmler seyretti, Danimarkalı kaptan Arne Sorensen ve tayfasıyla tanıştı. Kuruçeşme’de demirleyen gemi bu gece Türkiye’den ayrılacak. Ama bugün 10.00 - 17.00 arası ziyarete açık.
Pek çok protestoya katılmış bu gemide Barış Salduz isimli bir Türk de bulunuyor. Üçüncü çarkçı olarak çalışan Salduz ve kaptan Arne Sorensen denizcilik ve Greenpeace’le ilgili maceralarını dinledik.
Erol Scott (Gökkuşağı Çocukları Proje Koordinatörü)
Gemiyi bugün gezmek mümkün
Bu proje nasıl bir şey? Greenpeace’le çocukları bir araya nasıl getirebiliriz düşüncesiyle ortaya çıktı. Ve Esperanza gemisini Türkiye’ye getirdik. Burada çocuklar çevreyle ilgili mesajlarını veriyorlar. Pazar günü (bugün) gemi halka açılacak.
Çocuklar ne yapıyor burada? Gruplar halinde geminin bölümlerini geziyorlar. Mesela boya atölyesine gidip pankart hazırlıyorlar. Orada çevreyle ilgili çeşitli oyunlar oynuyorlar. Video odasında belgeseller izliyor, kaptanla sohbet ediyorlar.
Dünyanın her yerinde yapılan bir etkinlik mi bu? Hayır, Türkiye’ye özel oldu. Diğer ülkelerde de gemi geldiği zaman ziyarete açılıyor ama Türkiye’de ilk defa çocuklar için etkinlik düzenlendi.
Barış Salduz
"Greenpeace’in üç gemisinde birer Türk çalışıyor"
Siz gemide çalışan tek Türksünüz. Ne kadar zamandır buradasınız? Buraya ikinci defa geliyorum. Biz üç aylık periyodlarla çalışıyoruz. İlk başta haziran-eylül arasında çalıştım. İkinci sefere de 15 gün önce başladım. Martta tekrar bırakacağım.
Esperanza gemisine nasıl geldiniz? Bundan önce yatlarda ve ticari gemilerde çalışıyordum. Greenpeace’in üç gemisi var ve bunların üçünde de birer Türk var. Arctic Sunrise gemisinde çalışan Erkut’un tavsiyesi üzerine bu gemiyle bağlantıya geçtim.
Aktif olarak eylemlere de katılıyorsunuz. Daha önceden Greenpeace’e üye miydiniz? Yok, gruba üye değildim. Gönüllü destekçiydim diyelim. Gemide çalışmaya başladıktan sonra eylemlere katıldım.
İlk eyleminizi hatırlıyor musunuz? İlk eylemim İstanbul Boğazı’ndan geçiş yapan bir Yunan tankerinin blokajıydı.
Gözaltına alındınız mı hiç? Evet, iki defa alındım. Hatta birinin davası hâlâ devam ediyor. O da aynı gemi blokajıydı.
Eylemlere nasıl karar veriliyor? Liderlerin isteğine göre mi hareket ediyorsunuz? Burada demokratik bir hava var. "Eylem sırasında sen şu görevi yapacaksın, bunu yapacaksın" diye bir şey söz konusu değil. Kim gönüllüyse o yapıyor.
Memnun musunuz hayatınızdan? Yoksa normal bir gemide çalışmayı mı tercih ederdiniz? Şu anki aklım olsa bir parça piştikten sonra hep Greenpeace gemilerinde çalışırdım. Manevi tatmini çok yüksek çünkü dünya kamuoyunu meşgul eden işler yapıyorsunuz.
"Eylem sonrası ilk olarak ailem ve sevgilim kutlar"
Evli misiniz? Hayır, bekarım. Ama bir kız arkadaşım var.
O ne diyor? Gemicilik zaten uzun süre ayrı kalmayı gerektiren bir iş. Bir de üstüne üstlük siz çalıştığınız gemide eylemlere katılıyorsunuz. Tabii ki merak ediyor. Ama ailem de kız arkadaşım da karşı çıkmadı, hatta desteklediler. Başlangıçta birtakım tereddütleri vardı. Ama artık alıştılar. Eylemlerden sonra beni ilk kutlayan kız arkadaşım ve ailem oluyor.
Kendinizi zincirlediğiniz eylemlerde kaçmanız mümkün değil. Sizin esas amacınız yakalanmak mı? Evet, biz kaçmaya çalışmıyoruz. Yakalanmadığımız zaman zaten basının ilgisi olmaz. Bu ilgi sayesinde bilinç oluşuyor.
Gemi Türkiye’den sonra eylem için nereye gidecek? Bilmiyorum. Daha doğrusu bilsem de bilmiyorum. (Gülüyor)
Arne Sorensen
"Sevgilim Japon ve hayvan hakları eylemcisi"
Ne kadar zamandır kaptanlık yapıyorsunuz? 20 senedir kaptanım, son 10 yılımı da Greenpeace’in gemisinde kaptanlık yaparak geçirdim. Greenpeace’ten önce sıradan ticari kargo gemilerinde çalışıyordum.
Kargo gemileriyle böyle bir gemide çalışmak arasında ne gibi bir fark var? Her şey uluslararası denizcilik kurallarında olması gerektiği gibi olduğu için güvenlik ve teknik açıdan aynı. Bu teknik benzerliklerin üzerine kampanyalar ve eylemler ekleniyor. Ayrıca sizin gibi gazetecilerle karşı karşıya geliyoruz, burada olduğu gibi çocuklar geliyor. İnsanlarla iletişime giriyoruz. Kargo gemilerinde böyle bir şey yok.
Eylemlere katılıyor musunuz, yoksa göreviniz sadece kaptanlık mı? Greenpeace’in eylemleriyle yakın ilgiliyim çünkü altında bilimsel gerçekler var. Ayrıca gemi eyleme sokulduğunda teknik olarak sorumlu kaptandır zaten.
Bu eylemlerden dolayı hiç gözaltına alındığınız ya da hapse atıldığınız oldu mu? İlginçtir, ben hiç hapse girmedim ya da polis tarafından gözaltına alınmadım. Ama bir defasında, yağmur ormanlarını kesen firmaya karşı eylem yapıyorduk ve o firmanın işçileri zor kullanarak gemiyi limana zincirlediler. Yani beni işçiler gözaltına aldı.
Beraber olduğunuz birisi var mı? Evli değilim ama Japonya’da bir kız arkadaşım var.
O ne diyor bu duruma? O da eskiden Greenpeace’çiydi, şimdi de hayvan haklarını savunan bir örgütte çalışıyor. Bu yüzden yaptığım işe saygı duyuyor.
Dünyanın ayrı yerlerinde yaşıyorsunuz. Nasıl görüşüyorsunuz peki? 9’dan 5’e çalışan insanlar belki akşamları ve sabah kahvaltıda birbirlerini görüyorlar. Ben belki üç ay denizdeyim ama üç aya yakın da çalışmıyorum. Eğer o da aynı dönemde izin almış olursa herkesten fazla görüşmüş oluyoruz.
"Greenpeace iyi ama yoruldum ve bırakacağım"
Bu zamana kadar denizde çok korktuğunuz bir an var mı? Yapı olarak biraz sakin bir insanım. O yüzden hiç "Ah! Bittik" demedim. Ama Güney Afrika’daki dev bir fabrika gemisi, onları engellemeye çalışırken, bilerek bize vurdu. O anda korktum ama çok çabuk toparlandım.
Bırakmayı düşünüyor musunuz? Çok yakında olabilir aslında. Beyninizle de bu işin içindeyseniz bir süre sonra artık çok yorulduğunuzu hissediyorsunuz.
PAZAR


"İstanbul benim için bir türlü bitmiyor"
Hayatımı yazsalar biyografi olurdu
‘Amacımız yakalanmak, kaçarsak kimse ilgilenmez’
Beşi bir yerde eğlence
Evlilik dışı çocuklar için dernek kuruluyor
Kadınlar gününe bile DJ servisi yapılır
Fotoğraf makinesiyle ilahlar ve ilaheler yarattı
"Benim için kalite ve başarı önce gelir"
En "gövdeli" beyaz şarap
Irak kelimeler
Gönül Paksoy’un "dostlar sofrası"
Tiryakiler mutsuz çocuklardan çıkıyor
Savaş rüzgarları mutlaka hortum değildir
Adınız, soyadınız?
SAYFA BAŞI

|
|

|