13:25

Diyanet İşleri Başkanı Yılmaz istifa etti...

      Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, görevinden ayrıldı.
      Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Merkez Binası'nda basın toplantısı düzenleyen Yılmaz, görevinden ayrılışıyla ilgili olarak bilgi verdi.
      Yılmaz, ''Her kamu görevlisi gibi ben de bugün bir siyasi takdire dayalı olarak görevimi bırakıyorum. 11 yılı aşkın bir süre, bu kutsal ve sorumluluk taşıyan görevi liyakatla yürüttüğüme inanıyorum'' dedi.
      Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, ''bugün bir siyasi takdire dayalı olarak görevinden ayrıldığını'' söyledi.
      Yılmaz, Diyanet İşleri Başkanlığı Merkez Binası'nda, görevinden ayrılışı ile ilgili basın toplantısı düzenledi. Yılmaz, 11 yıl 2 ay 15 gündür Diyanet İşleri Başkanlığı görevini yürüttüğünü ifade ederek, basın toplantısının veda niteliği taşıdığını söyledi.
      ''Her kamu görevlisi gibi ben de bugün bir siyasi takdire dayalı olarak görevimi bırakıyorum'' diyen Yılmaz, görevini liyakatla yürüttüğüne inandığını kaydetti. Diyanet'in, görev yaptığı dönemde toplumu din konusunda aydınlatma görevini en iyi şekilde yerine getirdiğini, kurumlar hiyerarşisinde layık olduğu temsil gücüne eriştiğini savunan Yılmaz, Diyanet İşleri Başkanlığı makamının birkaç adım daha öne çıkarıldığını ve tarihinde ilk kez makam aracına kırmızı plaka uygulanan bir konuma getirildiğini bildirdi. Mehmet Nuri Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
      ''Başkanlığımız, ülkemizin koalisyonlarla yönetildiği, zaman zaman siyasi çalkantıların yaşandığı, 28 Şubat süreçlerine gelindiği en hassas dönemlerde birlik ve beraberliğin, dini ve milli değerlerin korunması, Cumhuriyetimizin bekasına ve niteliğine karşı kurulmuş tuzakların bertaraf edilmesi yönünde diğer devlet kurumlarıyla da işbirliği halinde etkili ve dengeli bir görev yapmıştır.
      Diyanet İşleri Başkanı olarak görev süre içerisinde 3 Cumhurbaşkanı, 11 hükümet, 8 bakan ile çalıştım. Şükranla ifade etmek isterim ki son dönemi saymazsak, birlikte görev yaptığımız hiçbir hükümet ve bakandan siyasi baskı görmedik. Bu anlayış ve işbirliği sayesinde Diyanet İşleri Başkanlığı tarafsız hizmet anlayışını korumuş, her türlü siyasi düşünce ve mülahazalardan ayrı kalarak, sadece din hizmeti yapan bir kurum vasfına kavuşturulmuştur. Camilerimiz, siyasi ve ideolojik tesirlerden arındırılarak İslamın, güzelliğin, iyiliğin ve doğruluğun konuşulduğu mekanlar haline getirilmiştir.''
     
     ''KAPALI BİR KURUM OLMAKTAN ÇIKARDIK''

      Yılmaz, görev süresi içinde Diyanet'in içine kapalı olmaktan çıkarılarak çağdaş ve evrensel değerleri topluma aktaran bir kurum haline getirildiğini, modern bir hizmet binasına kavuşturulduğunu kaydetti. Yılmaz, personelin eğitim düzeyinin yükseltildiğini, köylere bile ilahiyat fakültesi mezunu din görevlilerinin atanmaya başlandığı, hutbelerde birlik sağlandığını ve merkezi ezan uygulamasına geçildiğini anlatarak, teşkilatın, hurafe, misyonerlik, satanizm, alkol ve madde bağımlılığına karşı etkili bir aydınlatma faaliyeti yürüttüğünü söyledi. Diyanet'in, Türkiye dışındaki faaliyetleri hakkında bilgi veren Yılmaz, her türlü bilgi ve teknik donanımla teçhiz edilerek 21. yüzyıl dünyasının ve Türkiye'nin ihtiyaçlarını karşılamaya aday, çağdaş ve modern bir yapıya sahip kılındığını anlattı.
      Yılmaz, din görevlilerinin ücretlerini bütün gayretlerine rağmen istediği seviye getiremediğini savundu.
     
     ''KUYUMCU TERAZİSİ HASSASİYETİ İÇİNDE...''

      Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, Cumhuriyet'in kurucusu Atatürk'ün Türk milletine armağan ettiği Anayasal ve yüce bir kurum olduğunu belirten Yılmaz, görevinin ibadet yerlerini yönetmek ve toplumu din konusunda aydınlatmak olduğunu vurguladı. Yılmaz, şöyle konuştu:
      ''Başkanlık bu görevini, devletimizin kuruluş felsefesine uygun bir biçimde, laiklik ile din ve vicdan hürriyetinin çatışmadığı, bilakis birbirinin teminatı olduğu gerçeğini yaşayarak ve başkalarına da örnekleyerek üstün bir dirayetle yerine getirmiştir. Diyanet'in bu hizmet felsefesi mutlaka korunmalıdır. Ülkemizin sosyal barışının sürdürülmesi, milli birliğimizin pekiştirilmesi ve sürekliliği için korunmalıdır. Dinin siyasete bulaştırılmasının tarihte yol açtığı felaketlerden, acılardan ders çıkararak bir kuyumcu terazisi hassasiyeti içinde bu kurumu daima siyasetin üstünde tuttuk.
      Diyanet İşleri, Başbakanlığa bağlıdır, ancak siyaset dışı bir kurumdur. Bu kurumu siyasetin içindeymiş gibi algılayarak, üzerinde öncelikle tasarruf uygulanacak makamlarla bir tutmak doğru bir davranış değildir. Diyanet İşleri, hükümetlerin icraatını etkileyecek kuruluşlar gibi bir kurum değildir. Politikanın içinde değil, dışındadır.''
     
     ''TOPLUMU BİRLİK VE BERABERLİK İÇİNDE TUTTUK''

      Yılmaz, Türkiye'nin 72 bin camisinde toplumu birlik ve beraberlik içinde tutmaya çalıştıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
      ''Ekonomide kriz olduğu dönemlerde dahi halkımızı çatışmalardan, provokasyonlardan uzak tutmaya çalıştık. Vaazlarımızla, hutbelerimizle toplumun çimentosu haline geldik. Bütün bunlar hemen olmadı. Yaklaşık 11 yıldır ortak bir bilinç geliştirmeye çalıştık. Bölücü akımlara, Hizbullah'a, ekonomik krizin sokak çatışmalarını teşvik etme ihtimaline karşı camiler aracılığıyla toplumumuzu bilinçlendirdik.'' Toplantının sonunda çalışma arkadaşlarına ve basın mensuplarına teşekkür eden Yılmaz, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.
     
     ''HİÇBİR ZAMAN SİYASETİ KURUMU İÇİNE SOKMADIM''

      Bir gazetecinin, ''Diyanet'in siyasetin içine çekileceğinden endişe mi duyuyorsunuz?'' sorusu üzerine Yılmaz, olması gerekeni söylediğini, kurumun bugüne kadar siyasetin içinde yer almadığını anlattı. Yılmaz, kurumun siyaset içinde yer alması ve 72 bin camide herkesin istediği gibi konuşması durumunda ülkede kaos ortamının yaşanacağını ifade ederek, ''Hiçbir zaman siyaseti kurum içine sokmadım'' dedi.
      Yılmaz, son dönemlerde siyasi baskı görüp görmediğine ilişkin bir başka soruyu yanıtlarken de, ''AK Parti hükümetinin iktidara gelir gelmez kendisiyle ilgili tasarrufa giriştiğini ve siyasi iradesini ortaya koyduğunu'' söyledi. Kurumun önünü açmak için görevinden daha önce ayrılmayı düşündüğünü belirten Yılmaz, ancak hac organizasyonunun araya girmesi dolayısıyla bu düşüncesini bugüne bıraktığını kaydetti. Yılmaz, ''Biz koltuğa bağlı insanlar değiliz, kimseye de minnetimiz yok'' diye konuştu.
     
     ''MAKAMLAR BAKİ DEĞİL''

      Yılmaz, görev yaptığı 11 yıl boyunca ancak 11 gün rahat edebildiğini ifade ederek, PKK ve Hizbullah terör olayları, Sivas ve Gazi olaylarının yaşandığı bir dönemde görev yaptığını söyledi. Yılmaz, ''Mahkeme kadıya mülk olmaz. Elbette bir gün ayrılacağız. Dünyaya gelen gidecek. Makamlar da baki değil. Makam sevgisi de gönlümde yok. Ufacık kibir, benlik taşımadım. 11 yıl boyunca heyecanımı hiç kaybetmedim. Ama sizinle çalışmak istenmiyorsa ne yapacaksınız'' dedi.
     
     ŞİİR KASEDİ ÇIKARACAK

      Kendisiyle neden çalışılmak istenmediğini bilemediğini ifade eden Yılmaz, bundan sonra ne yapacağına ilişkin başka bir soruyu yanıtlarken de anılarını yazacağını söyledi.
      Yılmaz, ''(Koltuk sevdamız yok) dediniz. Küskünlük, kırgınlık var mı?'' sorusuna da bir şiirle karşılık verdi. Yılmaz, ''Namenizi takdir edecek kulak yoksa, nefes tüketmeye gerek yok'' şeklindeki dizeleri okudu.
      Mehmet Nuri Yılmaz, bir başka soru üzerine şiir yazacağını, hatta şiir kaseti de çıkarabileceğini söyledi.
      Yılmaz, siyasete girip girmeyeceğine ilişkin başka bir soru üzerine, henüz hiçbir şeyi düşünmediğini ifade etti.