06 Nisan 2003 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  KÜLTÜR & SANAT   
  ·  SERİ İLAN         


Çatısız marangozhane 4 yılda dünyanın en iyi caz kulüplerinden biri oldu

Bu hafta dördüncü yaş gününü kutlamaya hazırlanan Babylon’un öyküsünü, kulübün üç ortağı anlattı...

     YİĞİT KARAAHMET
yigit@milliyet.com.tr


     1999 yılında kurulan Babylon, artık Türkiye’nin en iyi, dünyanın da en iyi 100 caz kulübünden biri olarak gösteriliyor. Kulüp bu hafta dördüncü yaş gününü kutlayacak.
     Tünel’de eski bir marangozhanenin yerinde açılan ve kısa sürede cazseverlerin gözde mekanı haline gelen Babylon’un kuruluş hikayesini mekanın üç ortağı Mehmet Uluğ (44), Cem Yegül (44) ve Ahmet Uluğ (40) anlattı.
     
Beraber çalışmaya başlamadan önce tanışıyor muydunuz?
     Mehmet Uluğ: Ahmet’le kardeşiz zaten. Cem’le de Robert Kolej yıllarından tanışıyorum. Normalde ben ve Cem mühendisiz. Ahmet de bilgisayar programcısıydı.
     
Neden normal işlerinizi bırakıp da bambaşka bir sektöre geçme gereğini duydunuz? Müzikle ilgileniyor muydunuz?
     Cem Yegül: Müzikle hep ilgilendik. Mühendis olmak bizim dönemimizde biraz çevre ve aile baskısı sonucu olan bir şeydi. Ama çok kısa bir süre sonra bunun doğru olmadığını anladım.
     M.U.: Çalışma hayatına başlayınca yaptığımız işlerin bizi tatmin etmeyeceğine karar verip o sırada çok ağır şekilde hobimiz olan caz ve dünya müziklerini bir işe dönüştürmeye karar verdik.
     
Babylon 1999’da açıldı. Ama ondan önce Pozitif’i kurdunuz. O zamana kadar bu alanda deneyiminiz var mıydı?
     M.U.: Yoktu ve çok zorlandık.
     C.Y.: Sonuç olarak Türkiye’de kimsenin tanımadığı üç tipsiniz. Heyecanınız ve müziğe karşı bir sevginiz var. Bugün geçmişe baktığmızda ne kadar zor bir iş olduğunu görüyoruz. Ama burada şansımız da yaver gitti. Geçmişte çok iyi işler yapmışız.
     M.U.: O zamanlar Türkiye’de sadece Ahmet San ve Mustafa Oğuz vardı. Onlar da bizim çizgimizin dışında olan insanlardı.
     
Babylon’u açmaya nasıl karar verdiniz? Etkinlik için uygun mekan mı yoktu?
     M.U.: Zaten hep "Mekan yok" diyorduk. Yıllarca mekan aradık, en son burayı bulduk.
     
Mekan daha önceden neydi?
     M.U.: Marangozhane. Tünel bölgesinde satılıkmış. Şans yani.
     
Değişiklik yaptınız mı içinde?
     C.Y.: Minimal değişiklik yaptık. Çatısı yoktu. Daha doğrusu kırık dökük bir çatısı vardı. Onu onardık. Almadan önce Cemal Reşit Rey’den Taksim Night Club’a kadar her yerde organizasyonlar yaptık.
     M.U.: Babylon canlı müzik anlamında ilk kulüp. Kemancı vardı ama o farklıydı.
     
Müşteri kitlenizden memnun musunuz? Çünkü Babylon haftalık programını bilip de gitmeniz gereken bir kulüp...
C.Y.: Evet, hiçbir zaman "Arkadaşlar, bu akşam Babylon’da bir şeyler içelim" demezsiniz.
M.U.: Veya "Bu akşam Babylon’a gidelim. Ne var acaba?" derseniz, şişersiniz.
C.Y.: İstanbul’un en güzel insanları bizim kulübe geliyor. Herkes de böyle söylüyor.

Babylon’un "enöleri
•   Kurulduğu günden bu yana en az 500 yabancı grup kulübe geldi. Türkleri de dahil edersek sayı 2 bini geçiyor.
•   En zor organize edilen konser: "Lounge Lizards’tı. Çünkü ilk konserimizdi."
•   En kötü konser: "Aswad konseriydi. Kitle çok zayıftı."
•   En kalabalık konser: 1999’daki Wax Poetic ve 2001’deki Gothan Project konseri.
•   Türklerde en kalabalık konser: Laço Tayfa, Burhan Öçal, Teoman, Nil Karaibrahimgil ve Athena konserleri.
•   En duygusal konser: "SUN RA. Çünkü Pozitif’in ilk organizasyonuydu. Seneler sonra Babylon’da dinledik tekrar."
•   En ilginç konser: Maharaja. "Ateş dansçıları, zenneler vardı."
•   En çok keyif aldıkları konser: Afrikalı grup Choik Love ve avangard caz grubu I.C.P. konserleri. "Brooklyn Funk Essentials ve Laço Tayfa da iyiydi."
     
     
"İstanbul’un kültürel yaşamını değiştirdik"
Şu anda Babylon’un konseptinden memnun musunuz?
     C.Y.: İyiyiz ama bence biraz daha büyük olabilirdi. Alternatif bir barı daha olabilir.
     
Dördüncü yaşınızı kutlayacaksınız. Buranın bu kadar uzun süre popüler bir caz kulübü olacağını düşünüyor muydunuz?
     C.Y.: İşi doğru yaparsanız oluyor. Biz işi doğru ve hakkıyla yapmaya çalıştık. Burayı ihtiyacımız olduğu için açtık, amacımız böyle bir yer açıp para kazanmak değildi.
     M.U.: Hiçbir işi mekanı doldurmak için yapmıyoruz. O grupları getirmek istediğimiz için getiriyoruz.
     
Türkiye’deki müzik hayatına ne gibi yenilikler getirdiğinizi düşünüyorsunuz?
     C.Y.: Bence İstanbul’un kültürel yaşamını kökünden değiştirdik. Çok ukalaca oldu biliyorum. Müzik hayatımızı değiştirdi. Biz de etrafımızı değiştirdik.
     
Babylon dünyanın en iyi 100 caz kulübünden biri olarak gösteriliyor. Bu doğru mu?
     C.Y: Down Beat diye bir Amerikan caz dergisi var. Değerlendirmeleri çok subjektif. O kulüplerin 60 tanesi Amerika’da ve çoğunu gördüm. Ne kadar kötü kulüpler olduğunu biliyorum.
     M.U.: Gerçek değerlendirme yapılırsa bizim yerimiz ilk 10’un içinde olmalı.
     







 Sarıkız'ın Anıları
 Tuba Akyol