20 Nisan 2003 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  KÜLTÜR & SANAT   
  ·  SERİ İLAN         


BAŞARIYA YÜRÜYENLER
‘Benim asıl işim yazı yazmak’

50’nci programa ulaşan "g.a.göla tanınan gazeteci Gülse Birsel’in kitabı "Gayet Ciddiyim" çok satıyor. Oyunculuğu da deneyen Birsel "Hayatımın sonuna dek yazı yazacağım" diyor

     AYCAN GENLİK

     Gayet Ciddiyim" adlı kitabıyla D&R’ın listesinde bir ara birinci sıraya çıkan Gülse Birsel’i "g.a.g" ile tanıdık. Boğaziçi Üniversitesi’nde Ekonomi okurken Aktüel’de gazeteciliğe başlayan Birsel, daha sonra New York’ta sinema mastırı yaptı. Türkiye’ye döndüğünde önce atv’de çalıştı, ardından Esquire ve Harper’s Bazaar’ın yayın yönetmenliğini yürüttü. Bir dizide de rol alan gazeteci şu anda FHM, Harper’s Bazaar, Gezi, House Beautiful dergilerinde genel koordinatörlük, Sabah’ta köşe yazarlığı, "g.a.göda metin yazarlığı ve sunuculuk yapıyor.
     
"g.a.g" 50’nci programa ulaştı. Bu programa başlarken insanlara reklam izleterek bu kadar başarılı olabileceğinizi düşünmüş müydünüz?
     En azından bir ikinci elliyi daha yapacağız gibi görünüyor. Biz yola çıkarken bu kadar geniş ilgi beklemiyorduk. Programın yaratıcıları, atv’nin tanıtım ekibi Fasih Saylan, Hülya Vural ve Gökhan Tatarer’le ümidimiz ilk 13 bölümü bitirebilmekti aslında. Mankenin, dedikodunun, dekoltenin, kavga dövüşün olmadığı bir programla buraya kadar başarıyla gelebilmek bizim için de bir yerde sürpriz oldu.
     
"Gayet Ciddiyim" adlı kitabınızın satışları nasıl? Okuyucularınız en çok neyi beğeniyor?
     Kitap D&R’ın en çok satanlar listesine birinci sıraya kadar çıkmıştı. Genel tepki okuyucuların kitabı okurken çok güldüğünü, gevşediğini ama aynı zamanda günlük hayattaki bazı detayları fark etmekten de memnun olduklarını gösteriyor. Kitaba gösterilen ilgiden çok memnunum.
     
Rol aldığınız "Eyvah! Eski Kocam" adlı dizi neden yayından kaldırıldı?
     Bu projenin en başında ben de dahil çoğumuz senaryonun Birol Güven ( "Çocuklar Duymasın", "Ayrılsak da Beraberiz") tarafından yazılacağını zannettik. Birol’un bize böyle bir sözü yoktu ama iş aynı şirket bünyesinde yapılıyor, en azından editörlüğünü yapar diye ümit ettik. Halbuki ilk bölüme başlamadan birkaç gün önce ortaya çıktı ki, Birol’un hakikaten hiç vakti yok. Senaryoyu kendi yazar ekibinden birine verdi; bu defa yönetmen, yapımcı, herkes metinle oynamaya, değişiklikler yapmaya başladı. Tekst kapanın elinde kaldı ve o güne kadar çok iyi işler yapmış insanlar olarak, şöyle böyle, senaryosu problemli bir dizi yapmak istemedik. Yoksa, biliyorsunuz hiçbir dizi ikinci bölümde bitmez. Başarısız olsa bile altıncı, yedinci bölüme kadar gider. Biz işin kalitesini kendimize yakıştırmadık.
     
     "Oyunculuk hayalini kurduğum meslekti"
Oyunculuğa devam etmeyi düşünüyor musunuz?
     Oyunculuğu çok sevdim. Zaten geçmişte uzun zaman hayalini kurduğum bir meslekti. Daha öğrenecek çok şey var. Umarım böyle bir şansım olur ve devam ederim.
     
Reklam yazarlarından Ali Atıf Bir ve Ali Saydam ile ilgili polemikler çıktı. Sizinle ilgili bu tip şeylerin olmamasının nedeni gazeteci kökenli olmanız mı?
     Bu isimler kendi dallarında gerçekten uzman, işi iyi bilen insanlar. Benim farkım gazeteci olmak ve reklam dünyasıyla hiçbir bağımın bulunmaması. Bu büyük bir avantaj. Her tarafın görüşünü almak, genelgeçer beğeni veya eleştiriyi yansıtmak, perde arkası bilgisi, çekim teknikleri hatta işin magazini hakkında bilgi vermek benim yaptığım şey. Daha popüler olanı, sokakta konuşulanı yakalamaya çalışıyorum. Zaten üçümüzün köşe yazıları da zaman içinde birbirinden çok ayrıldı.
     
Gazetecilik, televizyon programcılığı, yazarlık ve oyunculuk yapıyorsunuz. Bunların arasından hangisinde kendinizi daha başarılı buluyorsunuz?
     Benim asıl işim yazmak. "g.a.gödaki başarımın sebebi de büyük ölçüde metinler zaten. Çeşitli zamanlarda oyunculuk da yapabilirim. Ama hayatımın sonuna kadar her dakika kamera önü işler olmasa bile televizyon veya basın için yazmaya devam edeceğim.
     
Başarılı olmanıza kim veya ne yardım etti?
     Muhakkak ailemin, eğitimimin ve benzeri şeylerin hepsinin yardımı oldu. Ama erken yaşta çalışma hayatına girmek de hem insanın kişiliğini hem de kariyerini olumlu yönde etkiliyor. Birçok yaşıtıma göre hem hayat hem iş tecrübesi açısından avansım oldu.
     
Sizi farklı kılan nedir?
     Kendi yaptığın işe, onu diğer işlerle karşılaştırmadan, objektif bakacaksın. Ben bu dergiyi alır mıydım, ben bu programı seyreder miydim, bu kitabı okur muydum diye. Bu galiba insanı doğru yöne götürüyor. Yoksa herkes birbirinden farklı.
     
Kendinizi ne zaman tam anlamıyla başarılı hissettiniz?
     Kendimi hiçbir zaman çok başarısız hissetmedim doğrusu. Ama galiba en büyük sevinci New York’ta bulunan ünlü üniversite Columbia’ya kabul edildiğimde yaşadım. Normalde minimum, dört üzerinden üç ortalama gerekiyordu. Benim üniversite ortalamamsa daha düşüktü. Ama başvurunun diğer gereklerini, yani kendimi tanıttığım yazıyı, bir kısa film senaryosunu ve bir uzun metraj filmin hikayesini beğendikleri için okula kabul edildim.
     
Sizce başarıya ulaşmanın kriterleri nelerdir?
     Kendinden memnun olmak. Mutluluk. Mutluluk getirmeyen başarı ne işe yarar?
     
Kendinizi geliştirmek için neler yapıyorsunuz?
     Mümkün olduğu kadar okumaya çalışıyorum. Hem televizyon hem sinema için yapılan iyi işleri tekrar tekrar seyredip yapılarını çıkarmaya çalışıyorum.
     
Bundan sonraki hedefleriniz neler?
     "g.a.g"ı geliştirerek devam ettirmek, daha da iyi metinler yazmak, daha iyi anlatmak. Televizyon için dramatik kurgusu olan bir şey yazmak ve belki oynamak. İkinci kitabın hazırlıklarına başlamak. Gazete için yazdığım yazıları daha vazgeçilmez, daha popüler hale getirmek.
     
     Johnnie Walker Efsanesi
     Viskinin anavatanı
     Johnnie Walker'ın tadındaki sırrı çözebilmek için anavatanı İskoçya'ya uzanan keyifli bir yolculuğa ne dersiniz?
     İskoçya’nın coğrafi ve iklim özellikleri, viskinin yaratılmasında büyük rol oynar. Johnnie Walker'ın tadını bu özelliklerden ayrı düşünmek mümkün değildir. Bu yüzden, gerçek "Scotch Whisky" tümüyle İskoçya'nın doğal şartlarında damıtılmış ve olgunlaşmış viskidir.
     İskoçya'da viski üretimi dört ana bölgede toplanır; Lowlands, Highlands, Speyside, Islay ve Adalar...
     Lowlands maltları, diğer bölgelerinkine oranla daha hafif ve kuru tatlara sahipken, Highland maltlarının her birinin tadı kendine özgüdür. Speyside maltları en tatlı olanlardır. Islay'de isli (smoky) ve bitki kömürlü (peaty) tadıyla en sert maltlar üretilirken, Adalar'da Atlantik Okyanusu'nun tuzlu havası bölgedeki suyla birleşir ve yoğun bitki kömürü tadında maltlar oluşur.
     Johnnie Walker, o eşsiz tadına İskoçya'nın dört bir yanından gelen maltların ustalıkla harmanlanmasıyla kavuşur.
     







 Ahmet Turhan Altıner
 Ali Rıza Kardüz
 İlber Ortaylı
 Ülkü Tamer
 Yasemin Çongar