20 Nisan 2003 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  KÜLTÜR & SANAT   
  ·  SERİ İLAN         



Bir düş kazası

     Yağmurdan sokağa çıkamıyor bahar. "Cemreleri tanklar ezmiş" diyorlar.
     Havada, toprakta, suda, harpte ölmüş bebelerin ayazı...
     Ekranda bozgun artığı ordular; elimde hanidir aynı kitap var.
     ***
     "Saklambaç oynayan bir çocuktu
     büyüttüğüm; babasının dudaklarına
     sıkışmış ve unutulmuş...
     sobelendim, saklandığım saydam düşlerin
     ardında. sunacak başka şeyim yoktu,
     bir çocuğun bayram sabahındaki
     beklentisini sundum yaşama ve tedirginliğini
     oğlu savaşta bir annenin. Uzak ezgisini
     dinleyerek bırakıp gitmelerin..."
     ***
     Zafer Ekin Karabay bu mısraları yazdığında 28 yaşındaydı.
     Hayatın ağırlığı karşısında insanın hafifliğine dayanamadı.
     Son bir şiir yazdı.
     Ve büyük sırrını onun dizelerine sakladı:
     ***
     "Nil güne akarken şubat gibi biriktim;
     dört yıl topladığı acısını yirmi dokuzuncu
     adımında gösteren. Ve çıktım yaşama
     onun sakladıklarını sunarak saklandığım
     yerden. Sonra kendime dönüp dinledim:
     yeniden acılarımı ve sordum:
     yaşamın neresine saklanmalı ozan,
     ya da nasıl saklamalı yaşamı?
     ***
     "Gün'e akan Nil", Nilgün'dü aslında: Nilgün Marmara - "Hayatın neresinden dönülse kârdır" deyip 29'unda intihar etmişti.
     Şimdi "yirmi dokuzuncu adımında" sıra Zafer'deydi.
     "Daha ne kadar dayanabilirdi ki, herkesin, bir başkasının acısı pahasına mutlu olduğu yaşama..."
     Hayatta ne saklayacak bir şey, ne de saklanacak bir yer kalmıştı.
     Ölüme sığınmaya karar verdi.
     Önce kitabı "Şubatta Saklambaç" yayımlanacak ve o, 29. yaşının 29 Şubat'ında vedalaşacaktı hayatla...
     "Kitabına bir yığın sırla birlikte, intihar edeceği tarihi de gizlemişti".
     Şubatta (bu) saklambaç bitecekti.
     ***
     Lakin yetişmedi kitap...
     29. yaş, kapıya dayandı.
     Artık bekleyecek gücü kalmamıştı.
     "O kitabı görmeden ölmek bana nasıl acı veriyor bilemezsiniz" diye yazdı son mektubunda...
     "Beni affedin" dedi. Mektubunun Kül'de yayımlanmasını istedi.
     Ve geçen eylül Eskişehir'de intihar etti.
     Henüz 29'una basmamıştı.
     ***
     Kül, Ekim 2002'de bastı mektubu.
     Kapakta Karabay'ın mahzun bir fotoğrafı vardı.
     Altında iki yitik mısra:
     "Oysa biz hep bir düş kazasında
     yitirdik arkadaşlarımızı...
     karşıdan karşıya geçerken
     eli bırakılan çocuklardık".
     ***
     Zafer'in "Görmeden Ölmesem" dediği kitap, ölümünden 3 ay sonra, yayımlandı. (Mayıs yayınları, Ankara. Aralık, 2002)
     "Şubatta Saklambaç"ı şubatta okudum, ama üzerine yazı yazamadım.
     O ara bombalar düştü cemrelerin ardı sıra...
     Havada, toprakta, suda, karşıdan karşıya geçerken eli bırakılmış çocukların ayazı...
     29'unda bir şair, ilk kitabını göremeden öldü bir düş kazasında...
     Belki de ondan; hanidir yağmurun iki eli, baharın yakasında...
     
     can.dundar@e-kolay.net
     







Çetin ALTAN
"Yürü yavrum yürüüü, yürüteyim seni"...

Melih AŞIK
Haldun Ertem...

Fikret BİLA
Meis'te zirve, Kaş'ta yemek

Hasan CEMAL
Kitaplı düşünmek!

Güneri CIVAOĞLU
Gazeteci ve 'Kürtler'

Can DÜNDAR
Bir düş kazası

Abbas GÜÇLÜ
Kitaptan neden kaçıyoruz?

Mehmet Y. YILMAZ
Evliliği sonsuza kadar sürdürmenin sırları

Hasan PULUR
Kürtler, Hasan Cemal ve Özal...

Derya SAZAK
Çalınan tarih

Meral TAMER
Genç Arılar'ın tercihi Uzan ve Gül

Ece TEMELKURAN
Sabah Şefkati Kulübü

Tamer HEPER
Gecikmişsiniz

Osman ULAGAY
İyimserlik balonuna IMF iğne batırdı

Güngör URAS
Bodrum antik tiyatrosu onarıldı

Serpil YILMAZ
"Bize bu ülkede muhtar olmayı çok görenler var"