|
|


Küçük Roman orkestrası
Ahırkapı Roman Orkestrası üyelerinin çocukları yarın gece Hıdrellez şenliklerinde sahneye çıkacak. Armada Otel’in sahibi Kasım Zoto’nun önderliğinde kurulan küçük orkestra şenliklere ayrı bir renk katacak
YİĞİT KARAAHMET
Güneşli bir günde Ahırkapı’daki Armada Otel’deyiz. Bahçeden darbuka sesleri ve çocuk gürültüsü geliyor. Onlar geçen sene Hıdrellez şenliklerinde sahneye çıkan Ahırkapılı müzisyenlerden kurulu Ahırkapı Roman Orkestrası üyelerinin çocukları. Yaşları 5-15 arası olan çocuklar yarın akşam, Ahırkapı’da yapılacak Hıdrellez şenliklerinde sahneye çıkacaklar. Şenlik tam bir karnaval havasında gerçekleşecek. Çocukların dışında şarkıcı Rojin de sahneye çıkıp Roman şarkıları söyleyecek.
Otelin bahçesine girdiğimiz anda şöyle bir görüntü bizi karşılıyor: 15 çocuk bir anda hem çalıp hem de "İlle de Roman olsun" şarkısını söylüyor. Büyüklerin de kurucusu olan Pire Mehmet küçük şef Hüseyin’e birtakım komutlar veriyor. O da arkadaşlarına bunları bağırarak iletiyor.
Otele komşu evlerin balkonları, pencereleri tıklım tıklım dolu. Açık olan perdelerden içeride tempo tutup oynayanları görebiliyoruz. İnsanlar sadece evlerinde
değil. Ahırkapılılar otelin bahçesini de doldurmuş durumda. Kızlar hem el çırpıyor hem oynuyor.
Yani küçük müzisyenler ve Ahırkapı’lılar büyük bir zevkle yarın geceki Hıdrellez şenliklerine hazırlanıyorlar.
"Gözlükleri imaj için takıyorum. Sahneye de böyle çıkacağım"
Yunus Uçar (15): Ben kemanların diğer şefiyim. Ortaokuldan sonra şu an Taksim’de Aria adlı bir müzik okulunda keman eğitimi görüyorum. Pire Mehmet beni şef yaptı. Şarkıları falan ben belirledim. Çalacağımız repertuvarda "Ahırkapı Çiftetellisi", "Haberi Olsun", "Hint Romanı", "Gülüm Benim" var. Gözlüklerimi imaj olsun diye takıyorum. Gece de belki onlarla çıkarım ama saçlarımı toplamayı düşünüyorum.
"Büyüklerle ‘süslük’ olarak çaldım. Ama küçüklere şef oldum"
Hüseyin Karabulut (10): 4. sınıfa gidiyorum. Daha önce büyükler orkestrasına da süslük olarak girdim zaten. Bu sene de burada şef oldum. Çalıyoruz, yanlış gidenleri uyarıyorum. Yanımdakine söylüyorum, o yanındakine söylüyor. Üç yaşından beri darbuka çalıyorum. Babam da Büyük Roman Orkestrası’nda çalıyor. Abim de çalıyor ama o bu gruba girmek istemedi, o Batı okuluna gidiyor. İleride konservatuara gidip klavye çalmak istiyorum.
"Kemanı dedemin arkadaşlarından öğrendim"
Rıdvan Demircioğlu (13): Sekiz yaşından beri keman çalıyorum. Dedemin arkadaşları var, onlardan ders alıp öğrendim çalmayı. Büyükler orkestrasında dedem, dayım çalıyordu. Babamın ilgisi yok öyle şeylerle. Ben de kemanların şefiyim. O gece için çok heyecanlıyım. Çünkü ilk kez sahneye çıkacağım.
"Çocuklarla çalışmak daha keyifli"Ahırkapı Roman Orkestrası’nın kurucusu olan Kasım Zoto "Babalarıyla çalıştık, oğullarıyla çalıştık, bir kızlar kaldı. Gelecek yıl da onlarla ilgili projelerimiz var" diyor
Siz çocuklarla çalışmadan önce onların babaları ve akrabalarıyla Ahırkapı Roman Orkestrası’nı kurdunuz. Geçen seneki Hıdrellez şenliklerine onları çıkardınız. Bu mahallede yaşayan insanlarla böyle bir orkestra kurma fikri nereden aklınıza geldi? Bizim mahallemiz bir Roman mahallesi. Yaşayanların çoğu Roman. Bunların arasında da 50’ye yakın fiilen çalışan müzisyen var. Zaten aklımızda hep böyle bir etkinlik orkestrası kurma fikri vardı. Hıdrellez de bunun için bir imkandı. Sonradan bu medyanın ve prodüktörlerin büyük ilgisini çekince albüm bile yaptılar.
Peki çocuklarla çalışma fikri nasıl oluştu? Böyle bir şenlik yaparken biz dedik ki "İnsanları eğlendireceğimize mahalle olarak kendimiz eğlenelim". Geçen sene çocuklarla çalışmayı unuttuk, onlar şenlikten pek organize bir şekilde faydalanamadılar. Bu sene daha çok içinde olmaları ve iyice eğlenmeleri için onları da aktif olarak şenliğe dahil etmek istedik. Zaten hepsi evlerinde alet çalan çocuklar.
Babalarıyla çalıştınız şimdi de çocuklarıyla çalışıyorsunuz. Sırada anneleri mi var? Anneleri evde bunlarla uğraşmaktan zaten çok zor durumdalar. Geçen sene kızlarla ilgili bir formülümüz vardı.
O biraz sarktı. İnşallah önümüzdeki sene kızlarla da bir şey yapacağız.
Çocukları nasıl topladınız? Hepsinin babası büyükler orkestrasında da çalıyor mu? Evet, hepsinin babası çalıyor. "Kim çalmak istiyorsa gelsin" dedik. Tabii büyükler orkestrası için bu tarz bir şey yapmamıştık. Onlar için seçici olmuştuk.
Çocuklarla mı babalarıyla mı çalışmak daha zor? Çocuklarla çalışmak babalarıyla çalışmaktan daha keyifli. Tek zor tarafı onları durdurmak. Konsantrasyonları dağıldığı zaman herkes bir tarafa dağılıyor. Onların baş çalıştırıcıları diğer orkestranın da kurucularından olan Pire Mehmet. Pire Mehmet zaten çoğunun dedesi. Çünkü herkesin herkesle bir akrabalığı var.
Onlar da o gece babalarınınkine benzer kıyafetler mi giyecekler? Yok, giymeyecekler. Kıyafetlerini özgür bıraktık. Sadece bir şapka, bir fular takmalarını istedik. Çünkü şapka ayrı bir orkestra havası veriyor.
Şimdi belki onlara da albüm teklifi gelir. Sizin bu yönde bir düşünceniz var mı? Hayır. Çocukların öyle bir büyükler diyarına girmelerini istemiyoruz. Onların okumaları ve işlerini ciddiye almaları lazım. Eğer bu işi yapacaklarsa konservatuvara gitsinler. Hıdrellez için para da vermedik. Çünkü o zaman iş profesyonel bir boyuta kayacak. Onlar bu işi biraz amatör ruhla yapsınlar.
|
|


|