10 Mayıs 2003 Cumartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  KÜLTÜR & SANAT   
  ·  SERİ İLAN         


Kalbiniz temiz mi, fesat mı; yoksa kalpsiz misiniz?

Travestilerden doğdu; sokakta ve kulüplerde büyüdü. Şimdi gece hayatına bulaşan herkes bu dili konuşuyor. Mesela yatakta iyi olanlara "kalbi temiz" deniyor. Büyük penis, iyi muamele... "Kalbi fesat" sizce ne demek?

     Benim dile ekstra bir kabiliyetsizliğim var. Bu da nasıl bir cümleyse? Ama öyle. 10 küsur yıl İngilizce eğitim aldım ama İngilizce bir cümle kurmaktan acizim. Dinlerim, anlarım ama bir şey söylemem gerektiğinde mal gibi bakarım.
     Hem ortaokulda hem üniversitede seçmeli ders olarak Almanca seçtim. Bütün arkadaşlarım -üstelik de notları benden kötüydü- gidip o çat pat Almancalarıyla Alman koca buldular, şimdi çatır çatır Almanca şakımaktalar. Ben daha toplum içinde Almanca bir kelime söylemiş insan değilim.
     Yabancı dil, eyvallah, yok istidatım benim bu konuda. Ya Türkçe? Hayır, ben Türkçe de konuşamıyorum. Bir "erkek" deyişim var ki; "anne", "pencere", "genç"... İnsanları güldürmek için uğraşmam gerekmiyor, içinde "e" geçen iki kelime söyleyeyim, tamamdır. Yıkılıyor millet.
     Herkesin istediği beldeli manti ama nerdeeee...
     Bu durum böyle mi devam edecekti peki? Sorarım size, ben bu gidişe bir dur demeyecek miydim yani? "Dur!" dedim. Yeni bir dil öğrendim. Kafasını gözünü yara yara, şakır şukur konuşuyorum üstelik. Fakat bu dille ecnebi bir koca tavlamam imkansız. Olsa olsa gayet yerli bir karım olabilir bu dil sayesinde. Yeni yabancı dilimin adı: Gay’ce...
     Artık Gay’ce yazacağım:
     Geçenlerde Yiğit ve Aycan’la çarka çıktık. Aycan "Baksanıza şu balamoza nasıl tikeliyor. Bir madilik çıkaracağım şimdi" dedi. Yiğit "Beldeli balamoz, kürleyelim bence" diye cevap verdi. "Beldeli, meldeli... Kokuyor" dedim ben. "Kokar mokar tok tutar" dedi Yiğit.
     Mealen: Biz dolaşıyoruz. Yaşlı bir adam bizi kesiyor. Aycan arıza çıkarmak istiyor. Yiğit paralı birine benzediği için kandırmayı öneriyor. Ben de gayet Türkçe "Kokuyor" diyorum ama işte kendimce Gay’ce konuşmuş da oluyorum bu esnada. Zira "kokuyor"; kötü, yaramaz demek. "Kokar mokar tok tutar" da atasözü. Müthiş di mi?
     Dile bakınız; doğmuş, büyümüş de atasözleri bile olmuş. Böyle canlı bir şey. "Manti olacaksa but, balamoz olacaksa beldeli olsun" diye bir atasözü daha var. Genç olacaksa iyi, güzel, yakışıklı; yaşlı olacaksa paralı olsun manasında. Nasıl?
     Size hiç "Kalpsizsin" diyen oldu mu?
     Bana bu dilin Ankaralı travestilerden çıktığı söylendi. Doğru mu, bilmiyorum. Ankaralı ya da İstanbullu ama en önce travestilerin dili olduğu muhakkak. Sonra işte orada burada gelişip, genişliyor. Zaten acayip yaratıcılığa açık bir dil. Benim bile, tüm kabiliyetsizliğime rağmen birkaç yeni kelimeyle bu dile katkı yapmam an meselesi.
     Yeni yeni yaygınlaşmaya başlayan laflardan biri "kalbi temiz." Seks anlamında olumlu her şey demek. Büyük penis, iyi muamele... Bilin bakalım, "kalbi fesat" ne demek?
     Biri size "Çok kalpsizsin" derse, anlayın yani ne diyor. Bu arada demiştim az evvel, bu dile katkı yapabileceğimi söylemiştim. Yaptım bile. "Kalpsizsin" patenti bana ait bir kelime.
     Seda Sayan: "Madilik mi var abla?"
     "Ben bu dili ille de öğreneceğim fakat nasıl?" diyorsanız, basit. Beyoğlu’nda dolaşın ve gelip geçenlere kulak kabartın. Herkesin dilinde...
     Seda Sayan’ı izleyerek de öğrenebilirsiniz. Geçenlerde kaçtı ağzından, "Madilik mi var abla?" diye sordu telefonla bağlanan kadına. Deniz Akkaya da bir keresinde "domez" demişti, getir-götürcü çocuk manasında.
     Tamamen dedikodu, duymuş görmüş değilim ama birçok ünlünün bu dili sular seller gibi konuştuğu söyleniyor.
     Mehmet Ali Erbil’den tutun da Selin Toktay’a gece hayatında dolanan, kulüplere giden ünlü-ünsüz herkes bu dili biliyor, konuşuyor.
     Bir de "Üçüncü Tekil Şahıs" diye bir roman çıkmış yeni. Mehmet Bilal yazmış, arkasında sözlük bile varmış.
     Şu kitabı bir okuyayım, haftaya yazımı Gay’ce yazacağım. n
     
     Dil, tek tek tüm insanların bir taş koyarak inşa ettiği binalardan oluşan bir kenttir.
Ralph Waldo Emerson

"Her gece istiyodum ama hep aynı piliçle değil"
     Ölüsevici TV yıldızı, bir koyuna aşık olan kont, kolsuz doğan iki gencin intikamı, uçuşlar, düşüşler... "Porno" ve "Trainspotting"in yazarı "kötü ve çirkin insan" Irvine Welsh bu kez üç kimyasal masal anlatıyor. Buyrun kitaptan ender rastlanan küfürsüz bir "kuple" okuyun:
     - Ben aşkın ne olduğunu bile bilmiyom abi.
     - Sen evli diil miydin?
     - ...Yannızca 17 yaşındaydım. Bütün istediğim her gece seks yapmaktı, evlenmemin tek nedeni buydu.
     - İyi bir neden. Her gece seks yapmak kötü bi şey diil, ha.
     - Evet, tamam, ama anında keşfettim ki, işte, tabii her gece istiyodum ama hep aynı piliçle diil. Sorun burdan çıktı.
     - Belki de aslında budur. Belki gerçek aşkın tanımını buldun işte. Aşk her gece seks yapmak istemektir ama bunu her gece aynı piliçle yapmak istemektir.
     
     "İnsanoğlu şikayet etmeye duyduğu derin ihtiyaç yüzünden bir dil yaratmak zorunda kaldı."
Lily Tomlin

     Koli kesmek: Cinsel ilişkiye girmek.
     Similya: Penis.
     Manti: Genç.
     Balamoz: Yaşlı.
     Belde: Para.
     Cici: Sperm.
     "But", olumlu bir sıfat. But similya, but manti gibi.
     Travestilerin arabayla dolaşıp müşteri aramasına ise "podyuma çıkmak" deniyor.
     
     
     tubakyol@yahoo.com
     





 Sarıkız'ın Anıları
 Tuba Akyol