22 Mayıs 2003 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  KÜLTÜR & SANAT   


"Tayyip Erdoğan’a yollayacağım"

Politik konuları çizen Emre Ulaş "Bu kitapta önceki hükümetlerin neler yaptığı var. Albümü başbakana yollayacağım. Ellerinde bulunsun, arada bir karıştırırlar belki" diyor

     NİLÜFER OKTAY

     Hep çizerek rahatladım, çizerek kendimi ifade ettim." Emre Ulaş daha küçükken mesleğini belli edenlerden. Ortaokuldayken mizah dergisi çıkarmışlığı, o dergiyi annesine satmışlığı var. Hatta annesinden dergiyi geri alıp başkalarına satarmış. Bu macera sadece iki hafta sürmüş ama karikatür Emre Ulaş’ın hayatında yıllardır önemli yer tutuyor. Radikal gazetesindeki bant karikatürlerinde politik olayları çizen Ulaş, 7 Mart 2000-31 Temmuz 2002 arasındaki çalışmalarını bir albümde topladı. Komer’den çıkan "Cilalı Taş Devri / Gidenler", Emre Ulaş’ın aynı adlı çizgi filminin CD’si ile birlikte satılıyor.
     
Bülent Ecevit, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz; hepsi gittiler. Cilalı Taş Devri onların gitmesine üzüldü mü?
     Kişisel olarak değil ama bant çizeri olarak üzüldüm. El alışkanlığı olmuştu onları çizmek. Tipleri tam oturmuştu, onlar kalkıp gittiler. Yeni tiplere adaptasyon süreci var şu anda.
     
AKP’den iyi malzeme çıkıyor mu?
     Malzeme olarak değil, Türkiye’de olaylar nasıl gelişiyor ona bakmak lazım. Güzel şeylerin yanı sıra hiç olmayacak şeyler de yapıyorlar. Turgut Özal dönemine doğru bir gidiş hissediyorum. Özal iktidarı iyi bir ivme yakalamıştı. Türkiye’yi bir yere götürebilirdi ama kullanamadılar. Şimdi de mesela din giriyor işin içine, eski alışkanlıklar giriyor. Öyle bir zorluk var çizerken. Adamlar yapıyor bir şeyler, iyi niyetliler mi acaba diye düşünüyorsunuz. Mesela savaş zamanı Abdullah Gül bir barış gezisi yaptı. Benim de düşüncelerime uygun olduğu için o yönde bir şey çizdim. Ama sonra üstüne yattılar. "Elimizden geleni yaptık, günah bizden gitti"ye getirdiler.
     
Politikacıların bu çelişkileri karikatürlerinizi nasıl etkiliyor?
     Etkilemiyor aslında. Alıştım konu çıkarmaya. Her gün gol atmak değil, iyi futbol oynamak gibi bir yaklaşımım var. Her zaman elinizde komik bir konu bulunmuyor. Politika sayfasında çizmek kolay değil. Çizdiğim konunun haberi bazen sayfada oluyor, bazen olmuyor. Olmadığı durumlarda spot yazıyorum. Haber niteliği de taşıyor bir yerde. Okurlarımdan gelen e-postalarda da "haber gibi karikatür" yorumları var.
     
Ortak bir beğeni ya da eleştiri konusu var mı okurlarınızın yolladığı e-postalarda?
     Çok olumsuz tepkiler gelmedi. Ağlama duvarında gülen insanlar yapmıştım, Yahudi cemaati sevmedi. "Sizden beklemezdim", "Kim çizdiriyor size bunları?" diyenler oldu. Aileye yönelik şeyler seviliyor. Mesela Bülent-Rahşan Ecevit karikatürleri sevildi. Galiba insanlar daha yumuşak şeyler istiyorlar. Düşündüklerini dile getirdiğinizde de hoşlarına gidiyor.
     
Politika sayfasında çizmek "gol atmanızı" engelliyor mu zaman zaman?
     Bazen. Bağımsız çizseniz gollerin sayısı artabilir. Cilalı Taş Devri’nin formatı bana ait ama sonuçta konuyu gündem belirliyor. Konular üç-beşi geçmiyor. Dolayısıyla bazen sıkıcı hale gelebiliyor.
     
Espri-çizgi dengesini yakalamak kolay mıdır; ikisinden biri bazen öne çıkar mı?
     Cilalı Taş Devri’nde bence öyle bir denge var. Biri diğerini öldürmüyor. Aslında çizerler açısından bir handikaptır bu. Çizgi filmde ben de yaşıyorum bazen. Hoşuma giden bir hareket, esprinin önüne geçebiliyor. Karikatürün sade, esprinin anlaşılır olması lazım. Ama çizdiğiniz şey hoşunuza gidiyorsa ara sıra bir kayırma durumu olabilir. Benim de kayırdığım olmuştur herhalde.
     
Politikacıları çiziyorsunuz. Albümünüzü onlara da gönderdiniz mi?
     Hayır ama başbakana yollayacağım. Önceki hükümetlerin neler yaptığı, onların ne yapmaması gerektiği var aslında albümde. Ellerinde bulunsun, arada bir karıştırırlar belki. Dönüp dönüp bazı şeyler sürekli tekrarlanıyor Türkiye’de. Zararı da hepimize oluyor.
     
     "Genç karikatüristler mizah dergilerine yöneliyor"
Ekşi Sözlük’te bantınız için "Flintstones’la Bizimcity arası" yorumu var.
     Doğru aslında. Ama "Flintstones", yani "Taş Devri" politik değil. "Taş Devri"nde bir aile anlatılıyor, başka bir hayat var. Belki Bizimcity’ye benzetilebilir. Etkilenmişimdir Salih Memecan’dan. Uzun yıllar birlikte çalıştık. Ondan çok şey öğrendim.
     
Usta-çırak ilişkisine inanır mısınız?
     İnanırım. Zaten öyle olduğu için kendi çizgi bandım gecikti. Şunu bitiririm, kendi işime sonra zaman ayırırım diyorsunuz ama hiç öyle olmuyor. Öyle bir çıkış göremeyince bıraktım işi. Ardından Yeni Yüzyıl’da çizdim, sonra da Radikal’de.
     
Genç karikatüristler geliyor mu peşinizden?
     Bence gelmiyor. Gençlerin ilgisi daha çok mizah dergilerine yönelik. Bu da anlaşılır bir şey çünkü politika çok itici, mizah dergileri ise daha renkli ve vakit geçirici geliyor onlara.
     
Mizah dergilerini takip ediyor musunuz?
     Mümkün olduğunca etmeye çalışıyorum. Selçuk Erdem’i severim, Bahadır Baruter çok iyi portreci. Hepsi aklıma gelmiyor ama iyi çizgi romancılar var. Şahin Erkoçak mesela, Sencer diye imza atar. Onun çizgi roman yapması lazım ama yapacak mecra yok. Böyle arada gargaraya gelip gidenler de oluyor... Mizah dergileriyle ilgili şöyle bir problem var. Çok fazla birbirine benziyorlar. Bu benzerlikten kurtulmak, değişik bir şeyler yapmak lazım.
     





 Ahmet Turhan Altıner
 Ali Rıza Kardüz
 Nevsal Elevli
 İlber Ortaylı
 Ülkü Tamer
 Yalvaç Ural
 Yasemin Çongar