|
|


"Neredesin Firuze"nin seti sanki bir "oyunculuk sirki"
"Neredesin Firuze"nin seti adeta bir şenlik. Etrafta altmış kişi koşuşturuyor, oyuncular kahkahalar atıyor... Yönetmen Ezel Akay ise yaptıkları işi "sapkın bir film" olarak tanımlıyor
ALİN TAŞÇIYAN
"Şellale"deki kasap rolüyle simasını anımsayacağınız yönetmen Ezel Akay ilk uzun metrajlı kurmaca filmini çekiyor ama reklam sektöründen kamera arkası deneyimi hayli fazla, okullu bir sinemacı. Niye şimdi yönetmenliğe başladığını sorunca "Niye diye bir şey yok. Niye reklam diye sorulabilir. Şirketi uzun metrajlı sinema filmi çekmek için de kurmuştuk. Reklamdan kazandığımız paraları filme yatırdık" diye cevap veriyor.
Çizgi roman havası egemen
Akay sözünü ettiği İstisnai Filmler ve Reklamlar'ı,
nam-ı diğer İFR'yi, adına uygun işler yapmak için kurmuştu. Yaptı da: Yeşim Ustaoğlu'nun "Güneşe Yolculuk"u... Semir Aslanyürek'in "Şellale"si... Ahmet Uluçay'ın ülkemizde ilk kez dijital çekilen uzun metrajlı film olan "Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak"ı...
Sıra nihayet kendisine geldi: "Her mesleğin kendine göre üslubu, tarzı var. Reklamda sanat yapmaya vakit yok. Gerçek sanatın kullanıldığı pazarlama projeleridir reklam filmleri. Sanatsal ama sanat değil" diyor. "Neredesin Firuze" ise rastlantı sonucu doğmuş bir proje: "Levent Kazak ile başka bir proje üzerinde çalışıyorduk. Özcan gelip bir olay anlattı. Film olması için uğraşıyordu. İki ayda senaryosunu çıkarırız derken, nihai senaryo sekiz ayda tamamlandı. Gerçek olgular filmde iskelet olarak yer alıyor ama mekanlar, kişiler ve tavır değişti. Olay bir tür masala dönüştürüldü. Filmin kadrajlarında, sanat yönetiminde bir renkli çizgi roman havası egemen. Ne ona ne buna benziyor. Kaotik bir tarzı var. Ben bazen oyunculuk sirki diyorum. Çok iyi oyuncularla çalışıyorum, şansım yaver gitti bu konuda. Bazılarına özel sahne yazdım."
Akay, filmin İFR'nin başlangıç çizgisinden çok Yeşilçam çizgisinde olduğunu söylüyor: "Popüler bir film. Özgün bir şey çıkıp çıkmayacağını bekleyip görmeli. Sapkın bir film! Belli janrlara benziyor. Türk filmi estetiğine sahip. 'O Bir Küçük Hanımefendi'den de bir sahne var gibi 'Muhsin Bey'den de."
|
|


|