05 Ekim 2003 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   


Sarayın "kethüda hanımı"

           
Yoğun emek harcayarak Türk-İslam Eserleri Müzesi'ni ayağa kaldıran Nazan Ölçer, çalışmalarını artık başka yerlerde sürdürecek. Zekası ve bilgisiyle dikkat çeken Ölçer, aynı zamanda çekirdekten yetişme bir halı uzmanı

    Fax: (0312) 427 20 64
   
    Hanımların yaşı söylenmez derler ama 61 yaş kanunu yürürlüğe konduğu için bu yasa kendiliğinden delindi. Geçen hükümetler 16 yıldır müzelerimize uzman adayı asistan almamışlar; sınav açılıp kurslar tertiplenmemiş. Bu yüzden emeklilik furyasından sonra dünyaca meşhur müzelerimizi kimin yöneteceği çok önemli bir sorun olarak ortada. Bazılarının kolay tarafından; "Kendi adamlarını yerleştirecekler" lafı sadece laf. Kimsenin yerleştirecek adam bile bulamayacağı açık. İbrahim Paşa Sarayı da denen Türk-İslam Eserleri Müzesi'nde geçen salı bir emeklilik resepsiyonu vardı. Müdürlerini uğurlayan personelin kendileri de emeklilik sırasında. Türk-İslam Eserleri Müzesi'nin genç emekli müdürü veda konuşması yaptı; "Yeni bir müzeye ve Sabancı Üniversitesi'ne geçiyorum, projeler çok ve 61 yaş sınırını tanımıyorlar. Son sürat yola devam" dedi. Allahtan Sadberk Hanım, Rahmi Koç, Sabancı gibi müzelerin ortaya çıkması bu değerli uzmanların yola devamına yardım edecek.
        Adı Nazan Ölçer (Caferoğlu). Babası Türkiye'nin dış dünyada tanınmış Türkologlarından ve 1917 devriminden sonra memlekete sığınmış Azerbaycan aydınlarındandı. Prof. Caferoğlu'nun halılar üzerine inanılmaz bir bilgisi olduğu malumdur. Kızı Nazan onun yanında çekirdekten halı uzmanı olarak yetişti, Avusturya St. George Lisesi'ni bitirdi; kuzeyden ve Kafkasya'dan göç eden bütün aydınlar gibi Prof. Caferoğlu da kızının Almancayı ilmi dil olarak öğrenmesine dikkat etmişti. Elan sanat tarihi, tarih ve felsefe gibi dalların vazgeçilmez dilidir. Sanat tarihi eğitimini ve doktorasını Münih Üniversitesi'nde Prof. Hans Joachim Kissling'in yanında yaptı ve bitirir bitirmez sevdiği İstanbul'a döndü.
    Süleymaniye Camii'nin külliyesinin imaret kısmında yer alan Evkaf-ı İslamiye Müzesi; İkinci Meşrutiyet yıllarında Anadolu'dan ecnebilerin halı, minder, çini ve madeni eşya çalıp ortalığı kurutmalarından bizar olan Türk münevverlerinin, en başta Halil Ethem beyin gayretleriyle kurulmuştu. "Kalan halıları bari kurtaralım" düsturu nedeniyle müzede halı uzmanlarının yetişmesine dikkat ediliyordu. Nazan'ın halı bilgisi doğrusu çarpıcıydı, çalışkandı, meraklıydı, literatürü kullanmayı biliyordu. 1960'lar Türkiye'sinde üç dile hakim nadir uzmanlardandı. 1978'de Türk-İslam Eserleri Müzesi'nin müdürü oldu. Müze dar bir mekandan Sultanahmet'teki İbrahim Paşa Sarayı'na taşındı. Sadrazam sarayını çekip çevirdiği için de biz o tarihten itibaren kendisine "kethüda hanım" diyoruz. Taşınırken devlet tahsisatına bakmadı. Birçok eşyayı kendi arabası ve eş dost yardımıyla taşıdı. Arada Emirgan'daki Şerifler Yalısı'nı dondurmacı yapmak isteyen zihniyetle mücadele etti.
    Türkiye'nin derdi sağda ve solda yuvalanan hödüklerdir. Ailedeki politik kültürü nedeniyle o erken olgunlaşmış görünüyor. Türkiye'nin değerli aydınlarına siyasi görüşlerine bakmadan saygı duydu ve yardımlarını aldı. İbrahim Paşa Sarayı bir mezbelelikti. Devlet bütçesinin dar imkanlarından şikayet etmedi. Sevildiği İstanbul muhitinin bağışlarını müzeye yöneltti. Sadece İstanbul'un mu? Avrupa müzeleri bu zeki ve bilgili müdireye hayrandı. Hepsinin destek ve itimadını kazanmıştı. İlk defadır ki onun sayesinde Avrupa müzelerinden gelen malzeme ile sergiler açılmaya başlandı. Böylelikle, New York, Paris, Londra halkı gibi bizler de dünyanın güzellikleri karşısında bayılmaya başladık. "Venedik camları", "Tarihte ayakkabı", Polonya müzelerindeki Türk eserlerini teşhir eden "Savaş ve Barış Sergisi" ve hâlâ unutamadığımız muhteşem bir halı sergisi bunların bazılarıdır. Mükemmel katalogları hazırlanan bu sergiler Türkiye müzeciliğini yeni bir çağa taşıdı. Galiba bundan sonra özel müzelerde, Nazan Ölçer bu gibi derleme koleksiyonları teşhir edecek.
    Topkapı Sarayı'nda eski yazmalar uzmanı olan Filiz Çağman'ın müdürlüğü ve doktor Nazan Ölçer'in İbrahim Paşa'daki müdürlükleriyle, bu şehr-i İstanbul çağdaş kültür hayatına geçişte önemli rol oynayan iki büyük İstanbullu tanıdı. Filiz Çağman ve Nazan Ölçer bu ulusun fahri olan iki uzmandır. Nazan Ölçer, İstanbul'un en zevkli evlerinden birine sahiptir. Bu babadan kalma bir entelektüel birikimin eseridir.
    Sevgili dostumuz, Avrupa'nın büyük müze müdürlerinden Nazan Ölçer'in yakın gelecekte de yeni üniversitesinde ve müzesinde İstanbul'a hizmet edeceğine eminiz.
   
   





Deniz Alphan
Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
İlber Ortaylı
Ülkü Tamer
Yasemin Çongar