16 Kasım 2003 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   


Saldırıyı yapanlar Ortadoğulu mu?

   
Sinagog saldırılarında kırmızı renkli iki kamyonet kullanıldığı tespit edildi. Adli Tıp Başkanı Kurt da "Cesetler arasında üzerinde kablo düzeneği bulunan Ortadoğu özellikleri taşıyan iki kişi çıktı" dedi

        İSTANBUL Milliyet
   
    İstanbul'daki ikinci patlama, Şişli Beth İsrael Sinagogu'ndaki patlamadan dört dakika sonra 09.34'te Beyoğlu Kuledibi Neve Şalom Sinagogu'nda meydana geldi. Her iki olayda da kırmızı renkli kamyonet kullanıldığını belirleyen polis, intihar saldırısı üzerinde dururken, Adli Tıp Kurumu Başkanı Dr. Keramettin Kurt, parçalanmış cesetler arasında bulunan Ortadoğulu özellikleri taşıyan iki kişinin üzerinde, kablo düzeneği bulunduğunu söyledi. Saldırıyla ilgili 30 operasyon düzenleyen polis, 1'i kadın 4 kişiyi gözaltına aldı. Zanlıların sorgusu sürüyor.
    Neve Şalom'da üç ayrı salonda dua okunuyordu, aynı zamanda bir çocuğun 13. yaş kutlaması vardı. Saatler 09.34'ü gösterirken yavaş yavaş giden kırmızı renkli kamyonet, korkunç şekilde patladı. Ortalık savaş alanına döndü. Sinagogun korunaklı dış cephesiyle çatısı hasar gördü. Daha önce iki kez saldırı düzenlenen sinagogun duvarları güçlendirildiği için içerdeki 300 kişiden ölen olmadı.
    Patlamanın olduğu yerde üç metre çapında, iki metre derinliğinde bir çukur oluştu. 50 işyeri ve 30 otomobil hasar gördü. Yoğun amonyak kokusunun bulunduğu olay yerine gelen İGDAŞ ekipleri, olası bir doğalgaz patlamasına karşı gazı kesti.
    AA İstanbul Bölge Müdürlüğü'nü arayan bir kişi, bombalı eylemi İBDA-C adına üstlendiklerini belirtti. Ancak İBDA-C'nin sitesinde, saldırının kendileriyle ilgisinin bulunmadığı bildirildi.
    Emniyet yetkilileri, eylemin çapı ve şekli nedeniyle saldırının El Kaide örgütüyle ilişkisi üzerinde dururken, DGM Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin de, "terör eylemi" niteliği taşıyan patlamayla ilgili soruşturma başlattı.
   
    Şüpheli iki kişi
    Kurt, parçalanmış cesetler arasında bulunan Ortadoğulu özellikleri taşıyan iki kişinin üzerinde kablo düzeneği bulunduğunu söyledi. Kurt, şunları kaydetti: "Parçalanmış cesetler arasında muhtemelen intihar saldırısını düzenleyen iki kişi var. Bu kişilere ait olduğu sanılan ceset parçaları Ortadoğuluların özelliklerine sahip. Bunu, deri rengi, tipi, kemik yapısı ve birtakım incelemelerden anlıyoruz. Bu cesetlerin DNA tetkikleri de yapılıyor. Bu cesetler zaten çok parçalı. Şu an elimizde doku parçaları var. Örneğin, bir kolun 10 - 20 santimetrelik parçası, yüzün sadece derisi var. Bu parçaları bütünleştiriyoruz. Üzerlerinden kablo düzenekleri de çıktı" dedi.
   
   
Ölenlerden biri çocuk...
    Patlamalarda ölen 20 kişiden ikisi kadın, biri de 12 - 13 yaşlarında bir kız çocuğu. Şişli'deki sinagogda bulunan Yono Romano (57) ise patlamadan değil, geçirdiği kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetti. Cesetlerden kimlikleri tespit edilenler ise şöyle:
    Bülent Bostanoğlu (polis memuru), Murat Şahin (27), Ömer Yazar (31), Ramazan Tanç (45), Oğuz Kızılırmak, Mehmet Eruş, Emin Türkoğlu, Emin Yakupoğlu (emekli polis - koruma görevlisi).
   
    Emekli polis kayıp
    Ayrıca Şişli'deki sinagogda güvenlik görevlisi olarak çalışan emekli polis memuru Naşit Gürel de (54) kayıp. Gürel'in kimliği tespit edilemeyen ölüler arasında olabileceği bildirildi.
   
   
Aynı gün, aynı saat
   
Neve Şalom Sinagogu, 6 Eylül 1986'da da saldırıya uğradı. 22 kişinin can verdiği bu ilk saldırıdan sonra yapılan özel duvar, bugün felaketin büyümesini önledi

    Şişhane'deki Neve Şalom Sinagogu'na iki kez daha saldırı düzenlenmişti. Sinagog, 6 Eylül 1986 yılında dua sırasında bombalı, silahlı iki intihar komandosu tarafından basıldı. Dehşet verici baskında 22 Musevi Türk vatandaşı yaşamını yitirirken, iki terörist parçalanarak öldü. 3 kişinin de ağır yaralandığı saldırıyı "İslami Direniş", "Kuzey Arap Birliği" ve "Filistin İntikam" adlı üç ayrı örgüt üstlendi. 17 yıl önceki saldırı yine cumartesi günü, yine aynı saatlerde olmuştu.
   
    Hahambaşı parçalanmıştı
    Saatler 09.17'yi gösterirken Neve Şalom Sinagogu'nda hep bir ağızdan Tefilla duası okunuyordu. Kapıdan içeriye fotoğraf çekeceklerini söyleyen iki kişi girdi. Yanlarında getirdikleri demir parçasıyla önce kapıyı sürgülediler, ardından gizledikleri silah ve bombalarını çıkardılar. İlk bomba duayı yöneten Hahambaşı Yardımcısı Aşer Ergün'ün bulunduğu kürsüde patladı. Bomba, Ergün'ü paramparça etti.
    Saldırıdan sonra sinagog uzun süre kapalı kaldı. Dini törenler Şişli'de yapıldı. Neve Şalom Sinagogu, 20 Mayıs 1987'de yeniden açıldı. Duvara 09.17'yi gösteren bir saat ile kurbanların isimlerinin yer aldığı bir levha asıldı.
   
    Hizbullah parmağı
    Neve Şalom Sinagogu'na ikinci saldırı 1 Mart 1992 Pazar günü öğleden sonra yapıldı. Sinagoga el bombası atıldı, ancak yeni güvenlik önlemleri nedeniyle saldırı etkili olmadı. Sadece bir kişi hafif yaralanırken, eylemciler yakalandı. Her iki saldırıda da Hizbullah'ın parmağı olduğu ortaya çıktı.
   
    Özel güvenlik koruyor
    Saldırıların ardından Neve Şalom'da güvenlik önlemleri daha da artırıldı. Sinagogun önüne çok sağlam yapılı özel bir duvar çekildi. Polisin yanı sıra özel güvenlik şirketi de tedbir aldı. İsrail Cumhurbaşkanı Moshe Katzav'ın 10 Temmuz 2003'teki ziyaretinde yoğun güvenlik önlemleri dikkat çekmişti.
   
       
Araba geçti, patlama oldu
    Beyoğlu ve Şişli'deki patlamaların görüntüleri, uzun süre hafızalardan silinmeyecek. Bir film sahnesinde bile görülemeyecek görüntüler, olaya evlerinde, işyerlerinde ya da sokakta tanık olanlarca unutulmayacak. Onlar, yaşadıklarını "Tıpkı bir savaş alanıydı" diye anlatıyor...
   
    Yollarda kollar vardı
    Süleyman Pertek: Patlamaya 200 metre uzaklıktaki dükkânımda çalışıyordum. Önce yanımdaki lokantada tüp patladığını düşündüm. Dışarı çıkıp olay yerine gittik. Yollarda kopan kollar vardı. Sinagogun iki bina ötesindeki dükkânda çalışan yeğenim Ali Tatlıca'dan telefon geldi. Taksim İlkyardım'a kaldırılmış, durumu şu an iyi.
   
    Cesetler yayılmıştı
    Savaş Kara: Sabah saat 09.30 sıralarında avize sattığım işyerine geldim. Kapıyı açıp içeri girmemin hemen ardından çok büyük bir patlamayla kendimi yerde buldum. Dışarı kaçtığımda çevrede çok sayıda ceset ve yaralı gördüm. Kopmuş el ve kol parçaları vardı.
   
    Kendimizi zor kurtardık
    Cahit Söğüç: Patlama esnasında dışarıdaydım. Bir araba yanımızdan geçti ve o andan itibaren büyük bir patlama oldu. Ortalık bir anda toz duman içinde kaldı. Kendimizi zor atarak kaçtık.
   
    Koruma Yaşar parçalandı
    İsa Aksoy: Kuaför arkadaşım Erdal Benli ile işyerimize geldik. Müşterimiz de vardı. Bugüne kadar hiç duymadığımız büyük bir patlama oldu. Ve kötü bir gaz kokusu duyduk. Kendimizi dışarı attık. Biz de yaralandık. Sinagogun güvenlik görevlisi Yaşar ve bir polisi parçalanmış halde gördük. Her yer harabeye dönmüştü. Daha ağır yaralı arkadaşlarımıza yardımcı olduk.
   
    Doğalgaz zannettik
    İsa Boz: Patlamayı işyerimizdeki binada sanarak çalışanlarımla birlikte kendimi dışarı attım. Ben doğalgaz patlaması sandım. Dışarı çıktığımızda Neve Şalom Sinagogu'nun sokağından dumanlar yükseliyordu. Yanımdaki dijital makinemle bir iki kare fotoğraf çektim. Ancak yaralıları, ölenleri görünce şaşkına döndüm.
   
   
Hizbullahçı Diyarbakır'da
    ÖZGÜR CEBE Diyarbakır DHA
    Neve Şalom Sinagogu'na 1992'de düzenlenen bombalı saldırı sonrası yakalanan Hizbullah'ın İlimciler kanadından Musa Özer, İstanbul Bayrampaşa Cezaevi'nde 1 yıl tutuklu kaldı ve 2.5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Özer şu anda, Diyarbakır 3 No'lu DGM'de 156 kişinin öldürülmesi, 80 kişinin de yaralanması eylemleriyle ilgili 25 sanıklı Hizbullah ana davasında yargılanıyor. Musa Özer DGM'deki savunmasında, "1992 yılında Batman'da 2 kişinin öldürülmesi eyleminden sorumlu tutuluyorum. Ben o tarihte Bayrampaşa Cezaevi'nde sinagog baskınındaki bombalama eylemine katılmak suçundan tutukluydum. Cezaevinden çıkıp adam öldürmem mümkün değil" demişti.
   
   
Ekinci: Benim hiç arabam olmadı
    ADİL ÖNAL Bingöl DHA
    İki sinagoga yapılan saldırıda kullanıldığı öne sürülen 34 UHK 68 plakalı kamyonetin ruhsat bilgilerinde adı geçen Metin Ekinci (29), bugüne kadar hiç aracının olmadığını belirterek, Bingöl'de 1 Mayıs'ta meydana gelen depremin ardından çadırına hırsız girdiğini ve kimliğinin çalındığını söyledi.
    Saldırıların ardından olayda kullanıldığı öne sürülen kamyonetin ruhsat bilgilerinde yer alan Bingöl'deki adresin bir eczaneye ait olduğu belirlendi. Ruhsatta adı geçen Ekinci'nin ise yine Bingöl Yenişehir Mahallesi Hürriyet Caddesi'ndeki Nur Apartmanı'nda ikamet ettiği saptandı. Ekinci'nin evine baskın yapan polislerin gözaltına aldığı Ekinci, herhangi bir terör olayına karışmadığı da belirlenince serbest bırakıldı. Ekinci şöyle konuştu: "1 Mayıs depreminden yaşadığım çadıra giren hırsız, içinde kimliklerimin bulunduğu cüzdanımı çaldı. 8 Temmuz 2003'te kayıp ilanı verdim. Bu olayla ilgim yoktur. Bingöl'de internet kafe işletiyorum. Bugüne kadar hiç arabam olmadı."
   
   
   

GÜNCEL


Saldırıyı yapanlar Ortadoğulu mu?
Terörün 'kurban' yüzü
Kırmızı araç güvenlik kamerasında
'Hahambaşı'nı kolon kurtardı
Bombayı önce Şişli duydu
Dua ederken öldüler
Saldırı bekleniyordu
'Neve Şalom'daki patlayıcı 100 kiloluk'
'Eylem dış kaynaklı, yardımcılar içeriden'
İsrail, üç şüpheli olayı inceliyor
Unutulmayacak
Bağdat günlüğü - 14 / Hasan Cemal / Bağdat
Serin Duruş





Melih AŞIK
İnsanlık diplerde
Can DÜNDAR
Kabiliyetin mağlubiyeti
Hasan PULUR
Ankara cinayeti ve gazeteciler
Çetin ALTAN
Kimlerin başına çorap örüyor zaman?


 2002 yılında neler oldu?
 2001 yılında Türkiye'de olan önemli olaylar
 Adım Adım Susurluk