04 Ocak 2004 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE         


Yemeğin lezzeti ayrıntılarda gizli

   
İzmir Devlet Opera ve Balesi Müdürü, Sanat Yönetmeni Alpaslan Mater, emekli olunca yemekle uğraşacak. Diyor ki: "Yemeğin kalitesi, aşçının el becerisine ve malzemeye bağlı."

    Güneşin Aynası / Güneş Aynacı

           
    Keman sanatçısı arkadaşımdan, Devlet Opera ve Balesi Müdürü, Sanat Yönetmeni Alparslan Mater'in telefonunu aldım. İlk aradığımda sesinden o kadar etkilendim ki, bunu söylemeden edemedim. Sonradan öğrendiğime göre sesi "bas" yani en kalın erkek sesiymiş. Oldum olası insan sesleri beni etkilemiştir. Onunla opera baledeki makamında buluştuk. Fazla zaman kaybetmeden, opera bale çalışanlarının ve kendisinin sık gittiği "Osmanlı Sofrası"na doğru yola çıktık.
    Kemeraltı Üçüncübeyler'deki yere vardığımızda, saat 13.30'du ve tıklım tıklım dolu mekanda, güçlükle bir yer bulabildik. "Biz biraz daha geç geliyoruz. O zaman daha sakin oluyor" dedi Alparslan Bey. Yoğun tempodan dolayı, bize zaman ayırmakta zorlanan işletmecisi Hasan Dinç, karışık bir sebze tabağı hazırlattı. Soframıza gelen karışık ekmek sepetinden kepekli ekmekleri seçmeye başladık. Alparslan Bey, "Ben de kepekli ekmek severim" diyerek yalnızca kepekli ekmek dolu bir sepet istedi. Ben her zamanki gibi ekmekle karın doyurmak yerine, değişik tatlara yöneldim. Bezelye, brüksel lahanası, ıspanak, kereviz dolu tabağım, beni üniversite yıllarına götürdü.
    Bana, Hacettepe yurdunun bulunduğu Hamam Sokağı'nda yediğim "Aşçı Yemeği"ni anımsattı. Aklım, camekandan gördüğüm kabak mücverde kaldı. Yoğurtlu mücver de gelince rahatladım. Gerçekten mücver bir kızartma olmasına karşın hayli hafif hazırlanmıştı. Bu arada Alparslan Bey lokantaya gelen arkadaşları ile sürekli selamlaşıyordu. Ortam biraz sakinleşince sohbet etmeye başladık.
   
    Alparslan Mater bir İzmirli mi?
    - Erzincan doğumluyum. Ama 6 aylıkken Ankara'ya gelmişim. Tüm eğitim yıllarım Ankara'da geçti. 1978 yılında Ankara Üniversitesi İktisadi İdari Bölümleri bitirdim.
   
    Çok ilginç. Genellikle müzikle uğraşanlar çocukluk çağlarında müziğe başladıklarını söylerler!
    - Ben Fen Lisesi mezunuyum. Okulda müzik öğretmenim, bendeki müzik sevgisi ve yeteneğini gördü, beni müziğe yönlendirdi. Lise bitince Ankara Operası'yla bağım başladı. İzmir Operası kurulurken ilk buraya gelen sanatçılardanım. 25 yıldır İzmir'deyim. Arkadaş çevremin Ankara da olması yüzünden, ilk yıllarda çok zorlandım. Ama şimdi İzmir'i çok seviyorum.
   
    İzmir'in en çok neyini seviyorsunuz ?
    - Ören yerlerinin çok fazla ve yakın olması ve rahat yaşamını seviyorum. Aslında yaşamak istediğim şehir İstanbul. Ancak orada çalışmak değil, sadece yaşamak istiyorum. Boğazda bir bank üstünde oturup, insanları seyretmek, gözlemek.
   
    Bir sanatçı olarak iyi bir gözlemcisiniz sanırım. Oldukça renkli bir yaşamınız olduğunu düşünüyorum. Hiç bunları yazmayı düşündünüz mü?
    - İnsanların yaşamlarının belli dönemleri olduğunu düşünüyorum. Gençlik yıllarımda okur - yazardım. Şimdi yalnızca okuyorum. En büyük ilkem; fark ayrıntılarda gizlidir. Ayrıntılarda boğulmadan farkı yakalamalıyız. İleride anılarımı yazmayı düşünüyorum.
   
    Şu an hangi kitabı okuyorsunuz ?
    - "MİT'in Gizli Kalmış Tarihi"... Araştırma, inceleme, tarih kitaplarını seviyorum. Oldukça geniş bir kütüphanem var. Emekliğimde bol bol roman okumayı düşünüyorum.
   
    Evde ne dinler Alparslan Mater ?
    - Klasik müzik, caz blues ve caz soul dinliyorum.
   
    Oldukça stresli bir yaşamınız var. Kurtulmak için neler yapıyorsunuz? Örneğin spor?
    - Spor yapamıyorum. Uygun partner ve zaman olmadığı için... Tenis oynamak istediğim halde oynayamıyorum. Balık tutmayı seveceğimi düşünüyorum. Ama zaman bulamıyorum. Hem kurumun hem de misyonumun getirdiği görevleri erteleyemediğim için uğraşlarımı erteliyorum, mecburen. Ancak ertelemediğim bir şey var, seyahat. Seyahatin mecburi spor yaptırdığını da düşünüyorum. Yaşayarak öğrenmeyi seviyorum. Gideceğim yer çok önemli değil. Örneğin belki sekizinci kez Prag'a gitmek isteyebilirim. Sadece anılarımı tazelemek için bile gidebilirim yani.
   
    Seyahat etmenin dışında bir çok şeye zamanınız olmuyor. Peki yemeğe zamanınız oluyor mu?
    - Sabah 8'de güne başlıyorum. Kahvaltı alışkanlığım pek yok. İşyerinin altındaki börekçiden aldığım simit ya da poğaça ile geçiştiriyorum. Bazı zamanlarda arkadaşlarla Güzelbahçe ve Çiçekli Köy'deki kahvaltı mekanlarında iyi bir kahvaltı yapıyoruz. Öğlenleri burada yediğim için genellikle sebze yemeklerini tüketme şansım oluyor. Bir de geç yediğimiz için çoğu zaman akşam yemeği yemeyip, pötibör bisküvi ve ice - tea ile geçiştiriyorum.
   
    Kaç tane bisküvi yiyorsunuz ?
    - 10 - 15 tane...
   
    Yediğiniz bisküvilerin nerdeyse bir ekmek kadar kalori verdiğini biliyor musunuz?
    - İnanamıyorum. Desenize "az yiyorum" diye kendimi kandırıyormuşum. Ondan şu 7 kiloyu veremiyorum.
   
    Gün boyunca tüketemediğiniz meyveyi, neden akşamları tercih etmiyorsunuz?
    - Her akşam mutlaka meyve de tüketiyorum.
   
    Yemek yapar mısınız ?
    - Yemek işi ile uğraşmaya zaman yaratamıyorum ama yaparsam iyi yaparmışım gibi geliyor. Çünkü yaptığım her işi özenle yapmayı seviyorum. Yemeğin kalitelisinin aşçının el becerisi ve kaliteli malzemeden üretilebileceğine inanıyorum. Emekli olunca uğraşmak istiyorum.
   
    Sevgili Ece Temelkuran ve Deniz Sipahi'nin geçen hafta yazılarında söz ettikleri, sizin bu hayatı bırakıp yapabileceğiniz bir "B Planı"nız var mı?
    - Zamanla yarışmak beni çok yoruyor. Seyahati seviyorum. İmkansız değil ama zamansız ve mekansız yaşamak istiyorum. Defalarca aynı yere gitmek ama sırf bunu ben istediğim için yapmak. İşte B planım.
   
    Uzman gözüyle
   
En önemliyi başarmış
    Alparslan Mater, yüksek tansiyon hastası olarak yapılabilecek en önemli şeyi başarmış. Sofrada tuzu eline almamayı. Ancak, her şeyi özenle yapmasına rağmen, öğünleri düzensiz ve özensiz. Kahvaltıyı çok daha düzenli ve evde yapmalı. (Akşamdan ıslatılmış tuzu alınmış peynir, 1 - 2 dilim kepekli ekmek, domates veya portakal) Öğle yemekleri oldukça düzenli ve sebze ağırlıklı. Akşam yemekleri temsillerden dolayı çoğu zaman atlanıyor. Evde olduğu zamanlarda ise sevdiği balık ve tavuk etini bol salata ile ekmeksiz tüketiyor.
    Öğün düzenini sağladığı sürece fazlalığı olan 7 kilodan 2 - 3 ay içinde kurtulacak. Bu arada mide şikayetlerinin de azalacağını görecek.
   
    Lezzet durağı
   
Günde 40 çeşit yemek
    Yaklaşık 4 yıl önce açılan Osmanlı Sofrası'na yan taraftaki Balık Evi de yeni katılmış. Sabahları beş çeşit çorba, kahvaltı servisi, öğle yemeği ve telefonla da sipariş verilebiliyor. Özellikle opera - bale çalışanları, çarşı esnafı, avukat ve bankacıların büyük çoğunluğu olmak üzere kalabalık bir müşteri potansiyeli var. Mekanın adına yakışır Osmanlı'ya ait ayrıntılar beklerseniz yanılırsınız. Çünkü günde 38 - 40 çeşit yemek çıkardıklarını ve bu geniş yelpazeden dolayı bu adı verdiklerini söylüyorlar. Oldukça geniş, bol masalı mekana, Osmanlı yemek çeşitleri kadar, küçük ama ismine yakışır ayrıntıları da katmasında yarar var. Ne de olsa yemeğin lezzeti kadar ortamı da çekici ve adına yakışır olmalı diyorum.
    850 Sokak No: 22/A, 3'nci Beyler, Kemeraltı/İzmir

    Tel: 484 53 35

   
    MÖNÜDEN
   
  • Et yemekleri: 3.5 milyon lira
  • Tandırlar (Hindi - piliç): 4 milyon lira
  • Kırmızı etler (Hünkar beğendi): 5 milyon lira
  • Zeytinyağlılar: 2.5 milyon lira
  • Pilav - makarna: 1.5 milyon lira
  • Tatlılar: 1.5 - 2 milyon lira

  •    
        ege@milliyet.com.tr
       





    Spor
    Ekonomi
    Rehber


    Güneş Aynacı
    Reşat Kutucular
    Deniz Sipahi
    İsmail Sivri
    Sabri Yetkin