04 Ocak 2004 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE         


Tarihi eğlence mekanı: Ada Gazinosu

    Dünden Bugüne / Sabri Yetkin

           
    Milliyet ailesi olarak, yeni yılı Ada Gazinosu'nda kutladık. "Zarif" temsilcimiz ve eşi ev sahipliği yaptı. O akşam masayı paylaştığımız arkadaşlar, şakayla, "Hoca sen artık Ada Gazinosu'nu da yazarsın" diye takıldı.
    Kültürpark'ın ve içinde bulunduğumuz mekanın tarihine ilişkin birkaç anekdot anlattım. Arkadaşların tümü, bunları yazıya dökmemi istedi.
    Ben de bu yerin tarihinin bilinmesinde yarar olacağını düşündüm.
   
    Kentin ortasındaki kara delik
    Türk Kurtuluş Savaşı'nın nihai hedeflerinden İzmir'in, 9 Eylül 1922'deki kurtuluşunun üzerinden birkaç gün geçmişti.
    İzmir büyük bir yangına sahne olmuştu. 13 - 18 Eylül 1922 tarihleri arasındaki yangın kente büyük tahribat vermişti.
    Yangın, kıyı boyunca yaklaşık 2.5 kilometre uzunluğunda ve 1 kilometre derinliğinde bir mahalli etkilemişti.
    Bu da yaklaşık 2.5 milyon metre karelik bir alanı kapsamaktaydı.
    Yangın sonrası İzmir'in koşulları çok ağırdı. Kentin tam ortasında bir kara delik oluşmuştu.
    Savaşın getirdiği ağır ekonomik sıkıntılar da olumsuzluğu pekiştirmekteydi. 1920'li ve 1930'lu yıllarda İzmir'in en önemli sorunu kentin imarıydı.
    İzmir Belediyesi, yangın yerlerinin imarını düşünerek, öncelikle büyük caddelerin yapımına hız vermişti.
    Ancak yapılan yollar, yangının izlerini silmeye yeterli olmuyordu.
    1930'lu yıllarda Behçet Uz'un Belediye Reisliği dönemi, İzmir'in yangın alanlarının temizlenmesi için yapılan çalışmalarla geçmişti.
    Bu çalışmaların en önemlisi, yangın yerinde Kültürpark adıyla bir kent parkının yapımı ve buranın, toplumun sosyal ve kültürel hayatına dahil edilmesiydi. Kültürpark, toplumun hayatında çağdaş değişimler yaratması için tasarlanmıştı.
   
    Temeli 1936'da atıldı
    Kültürpark için enkaz kaldırma çalışmalarına 1934 yılında başlanmış, temizlenen alana, 1 Ocak 1936'da temel atılmıştı.
    360 bin metrekarelik alanda müzeler, spor tesisleri, çocuk oyun alanları, havuzlar, gazinolar, paraşüt kulesi, hayvanat bahçesi gibi tesisler yer alacaktı.
    İnşaatın süratle yürütülmesi için pratik çözümler üretilmiş, yangın alanındaki çukurlar göl, tümsekler de dağ olacaktı.
   
    Molozlardan bir ada
    Konumuzu içeren Ada Gazinosu da, bu anlayışın ürünü olarak inşa edilmişti.
    1937 yılında Kültürpark'ın boş alanlarını değerlendirmek için harekete geçen İzmir Belediyesi, suni göl ve adanın inşası çalışmalarını başlattı.
    Çukur alanda gölün inşasına başlanmış ve hafriyatta çıkan molozlar da gölün ortasında yer alan tümsekte biriktirilip bir ada yaratılmıştı.
    Suni göl ve ada Kültürpark alanına değişik bir hava katmış, burası halkın ilgi odağı haline gelmişti. Kültürpark'ı ziyaret eden İzmirliler, Ege'nin 4 bir yanından gelenler gölde kano ve sandallarla gezinti yapmaktan zevk almaktaydı.
    1937 yılında göldeki ada üzerinde bir gazino inşa edilmiş ve Ada Gazinosu adıyla işletmesini Türkmenoğlu Ailesi üstlenmişti. Kültürpark'ın yeşil dokusu oluşturulurken, Ada Gazinosu'na ilişkin özel yaşanmışlıkları da vurgulamamız gerekiyor.
    Değerli dostum Erkan Serçe'nin Hüseyin Türkmenoğlu ile yaptığı söyleşide bu anıları takip edebilmekteyiz:
    "Şimdi bakın orada altı palmiye var. Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir bana, `sana bir hatıra' diye bunları dikeyim dedi.
    O zaman buralarda bahçıvan başıydı.
    Ötekilerin bir çoğu benim tarafımdan dikildi. Şimdi orada iki tane ağaç var, onlar Talat Muşkara'nın bahçesindeydi. Bir gün baktım atmışlar bunları. Turan (Talat Muşkara'nın oğlu) dedim ben şimdi araba gönderiyorum, bu iki palmiyeyi alacağım.
    Ne yapacaksın dedi, atmışsınız bunları dedim, gönderdim iki araba aldırdım. Evet o iki palmiye ve Manolya ağaçları da ondan geldi."
   
    Münir Nurettin müdavimiydi
    Ada Gazinosu İzmirlilerin sosyal yaşamında özel bir yer edinmişti. İzmir'in kalburüstü insanları, ceketli, kravatlı, şapkalı, hatta kadınlar bile şapkalı şık kıyafetleriyle, bir bayram ziyaretine gidermiş gibi bu gazinoya gelirlerdi.
    Gazinonun işletmecisi Hüseyin Türkmenoğlu'nun anıları ada gazinosunun tarihine ışık tutmakta:
    "Adada müzik yoktu. Zamanla müzik koydum, ama herkes aşağıda gölün kenarında oturmak istiyor. Ben dinlemedim, müzik yukarıda diyor.
    Bu yüzden müziği de kaldırdık. Buraya üst düzey, kalburüstü memurlar, elit tabakadan insanlar gelirdi.
    Münir Nurettin, iyi ahbabımdı rahmetli, çok gelirdi bana. Safiye Ayla gelir, 'Ada Sahillerinde' şarkısını söylerdi.
    Müzeyyen Senar, Rakım Elkutlu buranın müdavimleriydi. O dönem geçti ve bunları yitirdik."
   
    İzmir'in dünyaya açılan kapısı
    Türkiye'nin dışa açılan kapısı olan Kültürpark ve bünyesindeki işletmeler, yalnızca İzmirlilerin değil, tüm Türkiye'nin çağdaş değerleri kavramasında, yaşamasında özel bir yer üstlenmişlerdi. Ada Gazinosu da bu oyunun aktörlerinden birisiydi.
   
    ege@milliyet.com.tr
   





Spor
Ekonomi
Rehber


Güneş Aynacı
Reşat Kutucular
Deniz Sipahi
İsmail Sivri
Sabri Yetkin