09 Şubat 2004 Pazartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE         


İzmir Körfez vapurlarının 120 yılı

    Dünden Bugüne / Sabri Yetkin
       
        Yerleşim birimlerini birbirine bağlayan yollar ve ulaşım araçları uygarlık ölçütü sayılmaktadır. Kentlerin kurulmasında ve büyümelerinde ulaşımın büyük rolü olduğunu bilmekteyiz. Ulaşım sistemleri, günümüzde kent yaşantısının sağlıklı biçimde gerçekleştirilmesinde önemli bir araçtır.
    Kent içi ulaşım, yaya yolculuğundan başlayarak, hayvan gücüyle çalışan araçlara, endüstri devrimi sonrasında buharla, daha sonra elektrikle ve en sonunda petrolle işleyen araçlarla gerçekleştirilmiştir.
    İzmir, adıyla anılan güzel bir körfezin etrafına yayılmış deniz kentidir. Kentin 19. Yüzyıl'da büyümesi, kent içi ulaşım sorununu gündeme getirmişti. Atlı arabalar, omnibüsler ve sonrasında atlı tramvaylarla kent merkezinin ulaşım sorununun çözülmesi için girişimlerde bulunulmuştu.
    Ancak körfez boyundaki yerleşim birimlerinin kent merkezine bağlayan sağlıklı karayolu bağlantısının ve araçlarının bulunmayışı sorun oluşturmaktaydı. Körfez kıyılarına yerleşmiş bir kentin ulaşım sorununun çözülmesinde, deniz araçlarından yararlanılması doğal bir yaklaşımdır.
   
    İlk seferler
    Girişimciler İzmir'in bu özelliğinden yararlanma yoluna gitmiş, iç ve dış körfezi deniz ulaşım araçlarıyla kent merkezine bağlamak için çalışmışlardır. 1850'lerden sonra kent nüfusunun artması ve özellikle 1870'lerden itibaren merkez dışındaki yerleşim birimlerinin gelişmesi, ulaşım sorununu gündeme getirmişti.
    Baltazzilerden Şarl Luzanyan'a, İzmir Belediyesi'nden Uşakizade Sadık Bey'e ve Yahya Hayati Efendi'ye varıncaya kadar on dokuz ayrı girişimci körfezde vapur işletmek için Osmanlı hükümetinden imtiyaz talep etmişlerdi.
    1880'li yılların başında körfezde vapur işletme imtiyazı için büyük rekabet yaşanırken, hiçbir izin ya da imtiyaz talebinde bulunmaksızın, Rus, İngiliz ve Yunan bandıralı vapurlar iç ve dış körfezde vapur işleterek, yolcu taşımaya başlayarak, ulaşımdaki boşluğu doldurmuşlardı.
   
    İlk talep eden Baltazzi
    1875 yılında İzmir Körfezi'nde vapur işletmek için imtiyaz talebinde bulunan ilk girişimci D. Baltazzi olmuştu. Ancak bu girişimden bir sonuç çıkmamıştı. Aynı tarihlerde İzmir Belediyesi de körfezde vapur işletmek için girişimde bulunmuş, ancak bu başvuru "belediyenin yeterli sermayesi ve vapur işletme iktidarı bulunmadığı" gerekçesiyle reddedilmişti.
    Yerli yabancı bir çok girişimci Osmanlı hükümetine çok iyi koşullar önererek, İzmir Körfezi'nde vapur işletmek istemelerine rağmen, İzmir'de vapur işletme imtiyazı İzmirli tüccar Yahya Hayati Paşa'nın başkanlığını yaptığı bir gruba verilmişti.
    15 Ağustos 1883 tarihinde vapur işletme imtiyazını alan Yahya Hayati Paşa, İzmir Hamidiye Vapur Şirketi adıyla bir kumpanya kurarak, 1884 yılı Şubat ayından itibaren körfezde yolcu taşımacılığına başlamıştı.
    İzmir Hamidiye Vapur Şirketi, 50.000 lira sermayeli bir kuruluştu ve idare merkezi Birinci Kordon'daydı. Şirketin kurucuları Yahya Hayati Paşa, Balyozzade Matyos, Karabet, İsayi, İsayan, Arnabutoğlu Dimitri, Eskinazi Erdid ve Kazancızade Mehmet Efendiler'di.
    Kumpanya iç körfezde Alaybey, Karşıyaka, Osmanzade, Bostanlı, Bayraklı, Konak, Karataş, Karantina, Kokaryalı iskelelerine düzenli seferler yapacaktı. Dış körfezde ise Abdullah Ağa Çiftliği (Narlıdere), Kilizman, Urla, Karaburun ve Foçalara vapur işletecek, körfez dışında Çeşme Ilıcası, Midilli, Ayvalık, Dikili ve Kuşadası'na seferler düzenleyecekti.
    Bu dönemde vapurların yanaştığı bütün iskeleler ahşaptan inşa edilmişti.
    Şirketin çalıştırdığı vapurlar genelde küçük olmakla beraber hepsi buharlıydı ve vapurların sayısı 11 - 13 arasında değişmekteydi. Vapurların çoğu pervaneli olmakla birlikte, bazıları yandan çarklıydı.
   
    Yılda bir milyon 100 bin yolcu
    Körfez vapurları çok sağlıklı olmamakla birlikte, İzmir halkının ulaşım sorununu büyük ölçüde çözmüştü.
    Özellikle Karşıyaka ile Güzelyalı tarafında yaşayan İzmirliler vapurlardan yoğun biçimde istifade etmekteydiler. Nitekim 1915 yılına ait sayısal verilere göre; İzmir - Karşıyaka arasında günde 20 - 27 sefer yapılırken, İzmir - Kokaryalı arasında 15 - 25 sefer yapılmaktaydı. Bu dönemde, Karşıyaka hattında yılda bir milyon 100 bin kişi taşınırken, Kokaryalı hattında ise 900 bin kişi taşınmıştı. Bilet fiyatları mevkilerine göre, 20 - 50 para arasında değişirken, aylık abone ücreti 40 - 60 kuruş arasındaydı.
   
    Cumhuriyet dönemi
    1908 yılında İzmir Hamidiye Vapur Şirketi'nin yönetimi değişmiş, Belçikalı bir işletmeci grubu, şirketin hisselerine sahip olmuş ve şirketin de adını İzmir Körfezi Osmanlı Vapurları Şirketine dönüştürmüştü.
    Şirketin imtiyaz süresi 1916 yılında sona ermiş, ancak Karşıyaka ve Göztepe'de oturan halkın mağdur olmaması için Valilik şirketle geçici bir anlaşma yapmıştı.
    İşgal yıllarında İzmirli girişimcilerden Guifray, Whittal, Rees ve Paterson İzmir Körfezi'nde vapur işletmek için bir şirket kurarak, işletme iznini alırlar. İzmir'in kurtuluşunun ardından yeni yönetim, 1923 yılında İzmir Körfezi'nde Vapur İşletme imtiyazını Uşakizade Muammer Bey'e verir.
    Görüldüğü üzere, İzmir'in toplu ulaşımında deniz taşımacılığı çok önemli olmakla birlikte, sürekli sorunlar yaşamıştır.
    1925 yılından sonra körfezde taşımacılık kamu ağırlıklı İzmir Liman ve Körfez İşleri şirketine devredilmiş, sonrasında Denizcilik İşletmeleri ulaşım konusunu üzerine almış ve 1999'da İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne devrine kadar bu görevini yürütmüştür.
    Ancak karayolu ulaşımının ağırlık kazanmasıyla körfezde vapur işletmeciliği 1980'li yıllardan itibaren önemini kaybetmeye başlamış, sadece birkaç iskeleye sefer düzenlenir olmuştu.
   
    Modern ulaşımın da gözbebeği
    1999 yılında körfez vapurlarının işletimi İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne devredilmesinden sonra, deniz taşımacılığında önemli bir sıçrama sağlanmış, gerek sefer, gerekse iskele sayısında önemli artışlar gerçekleştirilerek, toplu ulaşımda deniz taşımacılığının payı önemli ölçüde artmıştır.
    Kentin coğrafi konumu ve ilk vapur işletmeciliğinden bu güne 120 yıllık deneyim, İzmir için modern ve uygar toplu ulaşım aracının körfez vapurları olduğunu gösteriyor.
   
    ege@milliyet.com.tr
   
   

EGE


Şarap dostu gurme
Savunma hataları skoru belirledi
Çoktan seçmeli hayat sorusu
Deniz Sipahi
Mektup yazmak
İzmir Körfez vapurlarının 120 yılı





Spor
Ekonomi
Rehber


Güneş Aynacı
Gürsel Kuru
Reşat Kutucular
Deniz Sipahi
İsmail Sivri
Sabri Yetkin