18 Şubat 2004 Çarşamba
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Hamaset dönemi, karikatürleşirken...

       
    Kıbrıs'la ilgili haber, yorum ve açıklamalar; "gerilim" düzeyi çok iyi ayarlanmış bir kovboy filmine döndü...
    Teksas'ın küçük bir kasabasını kasıp kavuran "kötü kovboylar çetesinin" acımasız lideriyle; kasabayı savunan, kahraman ve yaman bir silahşor olan "iyi kovboy", en sonunda kasabanın alanında teke tek karşılaşırlar; bakalım kim daha hızlı çekecek silahını?..
    İzleyiciler için, nefes kesici bir gerilim ve süspens...
    ***
    Kovboy filmlerinin de elbet senaristi, senarist yardımcıları; rejisörü, rejisör yardımcıları; dekoratörleri, dekoratör yardımcıları; ışıkçıları, ışıkçı yardımcıları; kameramanlar, kameraman yardımcıları vardır.
    Ama onların hiçbiri, filmde görünmezler.
    Filmin izleyicileri de, yürekleri heyecandan güm güm atarak, mıhlanıp kalırlar ekranlara...
    Pek kimse merak etmez filmin yapımcılarını...
    ***
    Pazartesi günkü Radikal gazetesinde Neşe Düzel, "...bakanlığı sırasında Türkiye ile Yunanistan arasında Ege sorunlarını çözmek için barış atağı başlatan eski Dışişleri bakanlarımızdan Prof. Emre Gönensay ile" Kıbrıs konusunda bir röportaj yapmış.
    İşte Prof. Emre Gönensay'ın alt başlıklara da çıkarılmış açıklamaları:
    "Ege sorunu bu yıl çözülecek. Türk - Yunan heyetleri bu anlaşmanın altyapısını iki yıldır gizlice görüşüyor. Duyumlara göre sorun yüzde 80 bitti"
    "Kıbrıs Türkü zengin, mutlu ve en ayrıcalıklı AB vatandaşı olacak"
    ***
    Besbelli ki, küresel değişimle birlikte, bu değişimlere göre politikalarını ayarlamaya başlayan bazı üst düzey senaristler; somut bir örnek hazırlıyorlar, insanların yaşam kalitesi alabildiğine düşük olan Türkiye'ye...
    Ankara'dan yapılan yardımlarla, yani efendim taşıma suyla değirmen döndürmeye benzer bir yapaylıkla; külüstür bir hayat sürmeye çalışan bir avuç Kıbrıs Türkü, AB vatandaşı olarak birden kanatlanacak...
    ***
    Pakistan'la - Hindistan arasındaki Keşmir sorunu da, usul usul çözüm yoluna girmekte...
    Soğuk Savaş'ın bitimiyle birlikte ortaya çıkmaya başlayan - moda deyimle - yeni vizyon şu; "düşmanlıklar dostluğa, silahlara harcanan paralar yatırımlara dönüşmeli."
    Yarım yüzyıl kadar önce de, genç kuşakların saf bir sloganı vardı:
    - Savaş yapma, aşk yap...
    ***
    Evrensel ekonomi, çeşitli bayraklar altında sürünüp duran milyarlarca insanın da, "yaşam kalitesi"ni yükseltmeye dönük... Piyasalar genişlemeli ki, modern teknolojinin artan ürünleri daha çok alıcı bulsun.
    İşte 21. yüzyılın güçlü uyarı anonsu:
    - Düşmanlık yerine dostluk ve ekonominin evrensel kriterleri içinde ortak bir kalkınma...
    ***
    Şimdi göreceğiz ki, bizim de gündemimize, Kıbrıs'tan sonra Erivan girmeye başlayacak...
    Derken NATO çerçevesinde Afganistan'a yeniden asker gönderme...
    Karikatürist olsam, eski bir halk "mani"sini Ankara - Washington ilişkileri için çizerdim.
    Folklorik şiirsel halk deyimi şöyle:
    Ses geliyor kuleden,
    Ses geliyor kuleden...
    O kaş, o göz değil mi,
    Beni sana kul eden?..
    ***
    Yaşlı bir yaramaz gibi, bendenizin düşündüğüm karikatür ise, Galata, yahut Beyazıt Kulesi gibi bir kule... Kulenin tepesinde Başkan Bush... Kulenin dibinde, Ankara'daki yönetici takımlar ve alt yazı olarak da, azıcık değiştirilmiş halk "mani"si:
    Ses geliyor kuleden,
    Ses geliyor kuleden...
    O dış yardım değil mi,
    Beni sana kul eden?
    ***
    Dünkü gazetelerde de, iri başlıklı bazı çarpıcı haberler vardı. Örneğin, Sabah gazetesi İstanbul'un nasıl yağmalandığını netleştiriyordu:
    "İstanbul'un uydu görüntüsü ürküttü - Son 16 yılda kentin sadece Avrupa yakasında kentleşme yüzde 116 artarken, orman alanları yüzde 12, tarım alanları yüzde 23 azaldı. Uydu görüntülerine de yansıyan manzara bilim adamlarını düşündürüyor"...
    ***
    Şu başlık da, yine dünkü Radikal'den:
    "Utanç verici bir 'başarı' - BM Kalkınma Programı'nın raporuna göre Türkiye depremlerde ölen insan sayısı açısından dünya üçüncüsü. Afet riskiyle ilgili utanç verici listede Türkiye'nin rakipleri İran ve Yemen"
    ***
    Görüyorsunuz ki, ekonomik bir altyapıdan yoksun olarak, "süper bir güç" pozörlüğüne sıvanmak, sonunda karikatürleşmeye başlıyor.
    Enseyi karartmayın. Madem ki ekonomik projektörler, abartılı bir hamaset koşullanmasının buzullarını eritmeye başladı...
    Socrates'in aklını en taktırdığı söz, Delfi tapınağının üstündeki şu deyimdi:
    "Kendi kendini tanı"...
   
    c.altan@prizma.net.tr
   
   





Taha AKYOL
Tayyip Erdoğan ve Kürtler

Çetin ALTAN
Hamaset dönemi, karikatürleşirken...

Melih AŞIK
Star komedisi....

Fikret BİLA
'60'lar gibi olmasın'

Hasan CEMAL
Rum tarafına Kıbrıs uyarısı!

Güneri CIVAOĞLU
Tüller ardında

Abbas GÜÇLÜ
Annan başka şeyler de diyor

Hurşit GÜNEŞ
Merkez daha ne kadar dayanabilir?

Nail GÜRELİ
Meteoroloji gibi hükümet olsa!

Sami KOHEN
Dünyanın sonu değil, ama...

Hasan PULUR
Belediye başkan adayları...

Meral TAMER
"6 sıfır atılsa da, hisse fiyatları sabit kalacak"

Ece TEMELKURAN
Dumuristan'dan son haberler

Yaman TÖRÜNER
Acele de akla zarar verir

Osman ULAGAY
TL'nin değer kazanması nasıl sorun yaratabilir?

Güngör URAS
Merkez'in doları toplaması kolay

M. Ali BİRAND
Denktaş, yüne tüm Kıbrıslıları kıcakladı