|


CHP ile AKP için Schröder örneği...
Almanya'da sosyal demokratlar 16 yıl boyunca muhalefette kaldılar. Her seçim yenilgisinden sonra genel başkanlarını değiştirdiler. Kendilerine iktidar yolunu açacak lider ve yenilenme arayışlarını sistemli biçimde devam ettirdiler.
SPD, 140 yıllık bir geleneğe sahip Alman Sosyal Demokrat Partisi, yıllarca süren fırtınalı bir süreçte buldu yeni lideri Gerhard Schröder'i.
Gençliğinde 'radikal'di Schröder. Sol kanattaki Genç Sosyalistler'in lideriydi. Yıllar geçtikçe olgunlaştı. Liderlik koltuğuna yükselirken SPD'yi 'merkez'e çekti. Köşelerini törpüledi. Söylemini yumuşattı.
Partisinin oy tabanını genişletmek için Yeni Merkez adını verdiği (İngiltere'de de Tony Blair Üçüncü Yol yenilenmesiyle İşçi Partisi'ni iktidara taşımıştı) programla sahneye çıktı Schröder.
Böylece, 1998'de iktidara geldi.
2002'de bir daha kazandı.
Muhafazakarlar iki kez kaybetti.
Ama şimdi zorlanıyor Başbakan Schröder. Gündem 2010 adını taşıyan yapısal reform programıyla ilgili çerçeve yasayı geçen yıl parlamentodan geçirmiş olmasına rağmen partisi direniyor.
Oysa, Alman ekonomisinin sıçrama yapabilmesi için yapısal değişime ihtiyacı var. Sosyal güvenlik sisteminde, emeklilik koşullarında, sağlık düzeninde, işçi - işveren cephesiyle sendikal anlayışta köklü reformlar şart.
İkinci Dünya Savaşı sonrası Almanya'nın gelişiminde çok olumlu katkıları olan sosyal refah devleti bugün artık ekonomik büyümede fren rolü oynuyor. Verimliliği olumsuz yönde etkiliyor.
Kısacası:
Ekonominin soğuk gerçekleri, Amerika'yla yarışta geri kalmamak için - tıpkı İngiltere, Fransa ve İtalya'da olduğu gibi - Almanya'yı da reformcu yörüngeye itiyor. Yapısal değişimleri gerçekleştirmeden verimlilik ve ekonomik büyümenin yakalanamayacağı, işsizliği yenip hayat standartlarını iyileştirmenin mümkün olamayacağı kafalara dank ediyor.
Schröder bu yüzden diyor ki:
"Siyasal kaderimi reformlara bağlıyorum. Bunun için bir 'yenilenme atağı' başlatıyorum."
Ama partisi direniyor.
İsyanları oynuyor!
Schröder yılmış değil. Reform için, yapısal değişim için genel başkanlık koltuğundan da vazgeçti. Popüler olmayan yolu reform uğruna seçmiş oldu. Koltuğuna yapışmadı, her ne pahasına olursa olsun... Başbakan olarak yapısal değişim programına devam edeceğini açıkladı.
Yanlışları elbette var Schröder'in.
Bir kere yapısal değişim programını seçildiği birinci dönemde, yani en güçlü olduğu zamanda gündeme getirmediği için hata yaptı.
İkinci yanlışına gelince:
Partisindeki kalıplaşmış bazı eski zihniyetleri değiştirmeye gereken önemi vermedi. Bir başka deyişle, partiyi değiştirmeden ülkeyi değiştirmenin pek mümkün olmayacağını göremedi
Bu yazıya gelince...
Aslında bir Schröder yazısı değil bu. CHP ve AKP için yazıldı.
CHP için mesajlar açık:
(1) Sürekli seçim kaybeden partilerde yeni lider - yeni program arayışı olmadan seçim kazanmak uzak ihtimal... (2) Partiyi değiştirmeden ülkeyi değiştirmek çok güç...
AKP için iki mesaja gelince:
(1) Yapısal reformlar Türkiye'nin gündeminden de düşmüyor. Özellikle sosyal güvenlik ve tarım kesiminde reform ve uygulamalar hala bekliyor. Devlet harcamalarında tasarrufla özelleştirmede hıza dönük hedefler vurulabilmiş değil. (2) Köklü reformlar bir iktidarın en güçlü döneminde, özellikle seçim kazanıldıktan sonraki ilk iki yılda yapılabilir.
Siz ne düşünüyorsunuz?
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|

|