07 Mart 2004 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   


Gönen Oya Pazarı'nı gördünüz mü?

   
Ünlü hikâyecimiz Ömer Seyfettin'in memleketi Gönen'de bir Oya Pazarı var, görmeye değer. Tütüncü kadınlar, oyacı olmuşlar. Sabah erken saatlerde yola düşerek pazara geliyorlar. Nereden baksan bin oyacı kadın! Ben kendimi bu işlerden anlar bilirdim, böylesini görmedim. Romanlardan, hikâyelerden fırlamış, sisin, gecenin içinden süzülmüş, masaldan çıkmış gibi duruyorlar. Oyaları, nasıl desem, çok güzel. Göz nuru dedikleri bu olsa gerek!

    BÜLENT YARDIMCI
       
    Ünlü hikâyecimiz Ömer Seyfettin, 'Ben Gönen'de doğdum' diye başlar Ant hikâyesine. Bunu 1957 - 1958 yıllarında Bursa Osmangazi Ortaokulu'nda okuduğum Türkçe ders kitabından biliyorum.
    Balıkesir'e bağlı Gönen'in kaplıcalarının, baldo pirinci ile peynirinin meşhur olduğunu ve de Gönen'de ilginç bir oya pazarı bulunduğunu da biliyordum ama yazmayı düşünmüyordum. Çünkü, sırada yazmak istediğim, bence çok daha önemli konular vardı. Ama dostum Cevdet Arınık, her aradığında 'Bizim oya pazarını ve kaplıcaları görmeli ve mutlaka yazmalısın' diye ısrar ediyordu.
    En son aradığında, 'Cevdet Bey, şimdi kış. Oya pazarında kimse olmaz. Havalar ısınsın gelirim' diye atlatmak istedim. Ama o, 'Kar yağarken bile Gönenli hanımlar oya pazarını doldurur. Belediye başkanımız da bekliyor, sen gel hele, pişman olmazsın' diye ısrar edince kalkıp gittim.
   
    İğne oyası tütünü kovmuş
    Pazartesi akşamı Gönen'in ünlü kaplıcası Yıldız Otel'de Belediye Meclis Üyesi Cevdet Arınık tatlı tatlı anlattı. Yıllar önce Gönen Ovası'nda tütün ekilirmiş. Babaannem de Bursa Fodra köyünde tütüncü idi. Oradan bilirim. Tütün işi çok zahmetlidir. Sabah gün ağarmadan tarlaya gidip tütün kırarsın. Tütün eken köylü 12 ay çalışır. Tütünün yükünü en çok kadınlar çeker.
    Fakat oya işi Gönenli kadınları tütün tarlasından kurtarmış. Oya satışından tütün kadar para gelmeye başlayınca tütüncülük bitmiş. Şimdi Gönenli kadınlar, kızlar tarlaya gitmeyip, sabah evin işini bitirince tığını, iğnesini eline alıp oya yapıyorlarmış. Cevdet Arınık, 'Bazı köylerde oya yapan erkekler bile var' diyor.
    Ertesi gün salı sabahı 08.00'de meşhur Oya Pazarı'na gidince şaşırdım. Olacak şey değil, yüzlerce kadın ellerinde işleri, müşteri bekliyorlar. Genç, yaşlı, kentli, köylü yüzlerce kadın... Bağırıp çağırmadan ayakta sessizce bekleşiyorlar.
    Ben ki, çarşı - pazar- panayır uzmanı geçinirim. Ben ki Ahmet İsvan'ın başkan olduğu yıllarda, İstanbul Belediyesi'nin Dünya Bankası'ndan kredi alabilmesi için Kadıköy Salı Pazarı, Beşiktaş Pazarı, Fatih Çarşamba Pazarı için araştırma yapmış biriyim.. Gönen Oya Pazarı gibisini ne gördüm, ne de duydum.. Bana eşlik eden Gönen Belediye Başkanı Hayati Köse ile Cevdet Arınık şaşkınlığımı farketmişler bıyık altından gülüyorlardı. 'Kaç kadın var' diye sordum, 'En az bin kadın' dediler.
    Neler yoktu neler... Başörtüsü kenarına dikilecek oyalardan nakışlı yün çoraplara, fiskos sehpa örtüsünden 12 kişilik masa örtüsüne kadar çeşit çeşit, renk renk oyalar, danteller ortalıkta uçuşuyordu. Şıkır şıkır bir şey gördüm. 'Bu nedir' diye sorduğum kadın cahilliğime gülerek cevap verdi:
    'Şakira etekliği, kızlar, düğünlerde bunu beline takarak oynar.'
   
    Hakikaten göz nuru
    Oya Pazarı'nın nasıl oluştuğunu, ortaya çıktığını kimse bilmiyor. Rivayet şöyle: 1960'lı yıllarda roman kadınları evlerden topladıkları oyaları Salı günleri açılan Gönen Pazarı'nda satmaya başlamışlar. Kaplıcalara gelen banyocular da bu oyalara müşteri olmuş. İş büyüyünce Gönenli hanımlar, yaptıkları işleri romanlara vermeyip ufak ufak pazarda kendileri satmaya başlamışlar.
    Önceleri korka korka pazara çıkan kadınlar, daha sonraları korkularını yenip pazara el koymuşlar. Böylece ortaya, dünyada benzeri olmayan dev bir oya pazarı çıkmış. Bir zamanlar çeyiz sandığına koymak için, el emeği ile göz nuru dökerek yapılan oyalar, danteller önemli bir gelir kaynağı olmuş. Kadınların iğne ve tığ oyalarını sattıkları Oya Pazarı'nın ünü ve kapsama alanı çoktan Gönen sınırlarını aşmış. Şimdi yalnız Gönen'de oturan kadınlar değil Gönen köylerinden gelen kadınlar da yaptıkları işleri bu pazarda satıyorlar.
    Oya Pazarı'nda işler o kadar büyümüş ki bu işi yapan toptancılar oluşmuş. Gönen'in oya esnafı salı günleri pazara gelen kadınlardan topladıkları oyaları dükkanlarında toptan ya da perakende olarak satıyorlar. Gönen'in ünlü kaplıcalarında tedavi olmaya gelen banyocuların desteği ile ticari bir mal olan Gönen oyaları, bugün tüm yurtta hatta yurtdışında satılıyor. Kaplıcalarda tedavi olmaya gelen Avrupalılar, kucak dolusu oya alıyorlar Yunanistan'dan, Makendonya'dan, Bulgaristan'dan gelen turistik eşya tacirleri, ülkelerinde turistlere satmak amacıyla torbalar dolusu oya alıp götürüyorlar.
   
   
Kozaklık, oya müzesi olmalı
    'Kozaklık da ne?' diye sorarsanız şöyle anlatayım. 10 - 15 yıl öncesine kadar ülkemizde güçlü bir ipek sanayii vardı. Çanakkale'den Bilecik'e kadar olan yörede yetiştirilen ipekböcekleri, koza yapmadan önce dut yaprakları ile beslenirdi. Üreticiden satın alınan ipek kozalarının fabrikada işlenene kadar saklanıp korunduğu özel depolara da 'Kozaklık' denirdi.
    Türk ipeği, Çin ipeği ile rekabet edemeyince ülkemizde ipekböceği yetiştirenler yok denecek kadar azaldı. Merkezi Bursa'da olan Kozabirlik Kooperatifi, 1944 yılında Gönen'de bir kozaklık inşa etmiş. Üç dönüm bahçe içinde üç katlı, kâgir muhteşem bir bina boş duruyor. En üst katı oya kooperatifinin idare merkezi, ikinci katı oya ve bindallı müzesi, giriş katı ve bahçesi ise oya satış yeri olarak kullanılabilir.
    Beni Gönen'de gezdiren Cevdek Arınık, "8 yıl önce belediye bu binayı satın alıyordu. Ama belediye meclisi istemedi. Şimdi istimlak etme yoluyla almaya çalışıyoruz" diye hayıflanarak anlattı.
    'Aman' dedim, "Elinizi çabuk tutun. Şu anda sapasağlam ama 3 - 5 yıl sonra çürür yazık olur. Burası mutlaka müze ve oya satış yeri olmalı. Gönen oyasına beton pazar yeri değil, böyle bir yapı yakışır."
   
   
Gönen'in eti, sütü farklıdır
    Yeşil Gönen'in baldo pirinci, eti, sütü, yoğurdu, patlıcanı, kaplıcaları meşhurdur. Gönen'de 2 bin 500 ev kaplıca suyu ile ısınır. Başka yerlerin baldo pirinci 2 milyon lira iken, İstanbul marketleri Gönen Baldo pirinci 2 milyon 100 bin liradan satarlar. Başka yerlerin eti toptan 8.5 milyon lira iken İstanbul kasapları, Gönen etine 8 milyon 700 bin lira öderler. Türkiye'nin en kaliteli sütü Gönen ve çevresindedir.
    Gönen'de irili ufaklı pek çok süt - peynir işletmesinden biri de Tek Süt. Recep Arınık'ın 1954 - 55 yıllarında kurduğu Tek Süt, bugün 100 ton /gün kapasitesiyle ulusal bir marka olmayı başarmış, okyanusu aşıp ABD pazarına girmiş.
    Krem peyniriyle Türkiye'de pazar lideri olan firmanın bugünkü yöneticisi Cevdet Arınık, ABD başarısını şöyle anlatıyor:
    "Yedi yıl önce bir ton peynirle ABD'ye deneme satışı yaptık. Peynirimiz çok beğenildi. Yedi yıl sabırla çalıştık, fuarlara katıldık, gazetelere ilanlar verdik, özel ambalajlar yaptık. Geçen yıl ihracatımız 200 tona ulaştı. Beyaz, kaşar, örgü, dil her türlü peynirimiz ABD pazarında beğeniliyor. Çünkü Türkiye'de en kaliteli süt Gönen'den çıkar. Gönen sütünden aldığımız güçle ABD pazarında büyüyeceğiz."
   
   

BUSINESS


'İstanbulspor Milan, ben Berlusconi olacağım'
Kitabı yayımlamayın, 200 milyar lira bütçemiz var...
Türkiye'nin yarını için bahse var mısınız?
Ayakkabılarımız İtalyan tasarımcılara emanet
'Fasonculuk' yapa yapa 'moda'yı öğrendiler
Hansel ve Gretel'in evinden bildiriyorum
'Kıyak anlaşma' istiyorlar
325 yıl hapsi istenen bile var
Başbakan'ın seçim gezisinde polis helikopteri kullanması etik değil
Verdiği söz için koşturuyor...
Maliye, mükellefe derece verecek
Gönen Oya Pazarı'nı gördünüz mü?
Olimpiyatların 'ağır işçileri' sorun oldu
Yeni misyonerler
Fransa hükümetinden 'şarap için' tavsiyesi
Büyük porsiyonları mönüden çıkarıyorlar
Yeni 5 sent'ler yakında piyasada
Motorola Telsim'e hissedar olabilir...
'Dua edin Tüpraş ile Petkim'i satamayayım'
İşadamları hiç bu kadar rahat olmamıştı