14 Mart 2004 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE         


İşgal yıllarında İzmir Belediyesi

    Dünden Bugüne / Sabri Yetkin
           
    Geçen haftaki yazımda; İstibdat ve Meşrutiyet dönemlerinde İzmir'de belediye seçimlerini işledim. I. Dünya Savaşı yıllarında Vali Rahmi Bey'in Evliyazade Refik Bey'i belediye reisliğine tayin etmesini yazdım.
    İzmir Belediyesi'ni valiliğin bir dairesi konumunda gören Rahmi Bey, merkeziyetçi bir anlayışla kentin imar faaliyetlerine yönelmişti. Öncelikle İzmir'in ulaşım sorununa el atarak, günümüzdeki Fevzi Paşa Bulvarı'nı açmak için girişimlerde bulunmuştu. Ardından parklar ve kent gazinosu konusuna el atmış, kent içi mezarlıkları kaldırarak umumi bahçeler ve sergi alanları açarak kenti modernleştirmeye çalışmıştı. Ancak savaş yılları bu projelerin tam anlamıyla gerçekleştirilmesini engel olmuştu. İzmir Belediyesi ise bu dönemde halkın iaşe sorunlarını çözmek için çaba harcamıştı.
   
    1918'de yönetim boşluğu
    Dünya Savaşı'nın Osmanlı Devleti'nin aleyhinde sonuçlanması, bir anlamda iktidarda bulunan İttihat ve Terakki hükümetinin de sonu demekti. Sıkı bir İttihatçı olan Vali Rahmi Bey hemen görevden alınmıştı. Rahmi Bey'in belediye reisliğine atamış olduğu Evliyazade Refik Bey de görevinden istifa etmiş, yerine vekaleten Nakibzade Cemal Bey getirilmişti.
    Mondros Mütarekesi'nin imzalandığı 30 Ekim 1918'den sonra İzmir'de ciddi bir yönetim boşluğu oluşmuştu. 1919 yılı Ocak ayında İzmir Belediye Meclisi işlemez hale gelmişti. Belediye meclisindeki 12 üyeden yarısının görev süresi dolmuştu, ayrıca üç üye de meclise devam etmediğinden meclis toplantıları yapılamamaktaydı.
   
    Türkler mi fazla, Rumlar mı?
    1919 yılında yapılacak İzmir Belediye Meclisi seçimleri çok sorunluydu. Öncelikle seçimleri etnik siyasal sorunlar etkilemekteydi. Paris Barış Konferansı sırasında yapılacak İzmir belediye seçimleri Türkler ve Rumlar açısından çok önemliydi. Özellikle Rumlar seçimi kazanarak, İzmir'de nüfus açısından fazla olduklarını ispatlayacaklardı. Böylece İzmir ve Ege Bölgesi'ni Türklerden koparmak için hazırladıkları tezlerini ispatlamış olacaklardı. İzmir'deki Türkler de bu seçime önem veriyordu. Onlar da aynı yöntemlerle İzmir'in Türkler'e ait olduğunu büyük devletlere ispatlamaya çalışıyorlardı. Ancak bu dönemde İzmir'in nüfus yapısına bakıldığında, Türk ve Rum nüfusun birbirine çok yakın olduğu görülür. 1917 yılı sayımlarına göre İzmir'de 102 bin 500 Türk yaşarken, 95 bin civarında Rum yaşamaktaydı. Nüfus birbirine bu kadar yakındı. Yunan Hükümeti de adalarda yaşayan Rumlar'ı İzmir'e göç ettirmeye çalışıyordu.
   
    Türkler ikiye bölündü
    İzmir'in nüfus yapısındaki bu sorunlar Türkler için kaygı oluştururken, kendi içlerindeki siyasal bölünmelerden dolayı kaygılar yaşamaktaydılar. İzmir'deki Türkler siyasal görüş ayrılıklarından ötürü, "Hürriyet ve İtilaf" ile İttihat ve Terakkiciler'in desteklediği "Teceddüt Fırkası" olmak üzere ikiye bölünmüşlerdi. Türkler seçime iki ayrı liste ile giriyorlardı. Öte yandan siyasetten soğumuş İzmir'deki Türk seçmenler seçime karşı son derece ilgisizdi. Bu ortamda İzmir'deki Türkçe basın, Türklerin sandığa gitmeleri için ısrarla yayın yaparken, başta Mustafa Necati olmak üzere, İzmirli gazeteciler köşe yazılarında partilerin ihtirası bırakıp birlik olmalarını öneriyordu. Basında bu tip yazılar yer alırken, seçimin başlayacağı 25 Ocak 1919 tarihinden bir gün önce İzmirli Rumlar seçimden çekilmişlerdi. Nüfus oranının birbirine yakın olmasına rağmen Rumların seçimden çekilmesi ilginç bir durum gibi gözükebilir. Geçen yazımda belirttiğim gibi, seçmen olabilmek için, mülk sahibi olmak ve yılda 50 kuruş vergi vermek gerekliydi. 1918 yılı emlak sayımı; İzmir'de Türkler'e ait 31 bin 799, Rumlar'a ait 19 bin 239 emlak olduğunu göstermekteydi. (1) Rumlar bu durumu biliyordu. Bu nedenle Adalardan taşıdıkları Rumları seçmen yapmıyorlardır. Seçim yenilgisine uğramak istememişlerdi.
    25 Ocak'ta başlayan seçimler, 3 Şubat 1919'da tamamlanmış ve seçimi Teceddüt Fırkası'nın karma listesi kazanmıştı. Vali Nurettin Paşa, en çok oy alan Hasan Paşayı 28 Şubat 1919'da atamıştı. Yeni belediye meclisinin çalışmaya başlamasıyla, belediye hizmetlerindeki aksaklıklardan dolayı sert eleştiriler yapılmaya başlamıştı.
   
    Başkan değişmedi
    Seçimlerden kısa bir süre sonra 15 Mayıs 1919'da İzmir, Yunan askeri kuvvetlerince işgal edilir. İzmir'deki Yunan Yüksek Komiserliği doğrudan doğruya kent yönetimine pek müdahale etmemiş, belediye yönetiminde değişikliğe gitmemiş ve Reis Hacı Hasan Paşa görevinde kalmıştı.
    Yunanlılar yalnız belediye binasına Yunan bayrağı asmış, beledi işleri denetlemek için de bir kişiyi görevlendirmişti. Yunan yönetimi bu şekildeki belediyecilik anlayışıyla, Müslüman - Türk halkı denetim altında tutmaya çalışmıştı. Belediye Reisi Hacı Hasan Paşa da Yunan yönetimiyle tam bir uyum içinde çalışmış, bunun için de maaşı beş kat arttırılmıştı. (2) 30 Ağustos 1922'de Büyük Taarruzun başlaması üzerine Hacı Hasan Paşa, 6 Eylül 1922'de Körfez vapurlarından birini Güzelyalı'ya yanaştırarak ailesi ve hazinesiyle birlikte Midilli'ye kaçmıştı.
    Yunan işgal yıllarında işgalcilerle işbirliği yapan Reis Hacı Hasan Paşa'nın İzmir'i terk etmesiyle, Belediye Reisliği boşalmıştı.
    10 Eylül 1922'de İzmir'deki askeri vali tarafından, İzmir'in tanınmış isimlerinden oluşan geçici bir belediye heyeti atanmıştı. Vali Vekili Abdülhalik Bey de yeni belediye meclisi seçilinceye kadar, belediye reisliğini üstlenmişti.
   
    NOT: (1) Erkan Serçe, İzmir'de Belediye, (1998)
    (2) Engin Berber, Mütareke ve İşgal Yıllarında İzmir, (1993)
   
    ege@milliyet.com.tr
   

EGE


Kokuların tadı
Yalova ile Mani'nin zihniyet tartışması
Mustafa Ceviz ve kaleci Bora
Cek cak günleri...
Doğru sponsorluklar şirketleri büyütür
Eski dostlar...
İşgal yıllarında İzmir Belediyesi





Spor
Ekonomi
Rehber


Güneş Aynacı
Çağlayan Bilgen
Gürsel Kuru
Reşat Kutucular
Deniz Sipahi
İsmail Sivri
Sabri Yetkin