Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 12 Mayıs 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Popüler Kültür      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Erdoğan'ın konuşması


Başbakan Erdoğan, YÖK tasarısıyla ilgili eleştirilere dün yanıt verdi. Başbakan'ın konuşması, YÖK tasarısını yasalaştırmakta kararlı olduğunu gösterdi.
Başbakan Erdoğan konuşmasında, YÖK Başkanı'na, üniversite rektörlerine, Genelkurmay Başkanlığı'na ve medyaya yanıt verdi.
Başbakan, uzlaşmanın mutlaka kurumlar arasında olması gerekmediğini, esas olanın "vekaleti veren milletin uzlaşması" olduğunu vurguladı. Bu sözleriyle, YÖK'le, üniversitelerle, Genelkurmay'la, medyayla uzlaşmanın önemli olmadığı mesajını verdi. Başbakan Erdoğan'ın kullandığı mantık, "En çok oyu alan partim olduğuna göre, yapacağımız düzenlemeler konusunda seçmen çoğunluğunun mutabakatı vardır" yaklaşımına dayanıyordu.
Bu, demokrasi anlayışı bakımından tartışılması gereken bir yaklaşımdır.
Demokrasi, çoğunluk tahakkümü değildir. Azınlığın haklarının da korunduğu bir rejimdir. Böyle olduğu içindir ki, iktidar denetime tabidir, güçler ayrılığı ilkesi vazgeçilmez bir ilkedir, millet adına egemenliğin kullanılması tek başına siyasi organa (hükümete) bırakılmamıştır.
Yargı ve yasama, yürütmeden (Cumhurbaşkanı ve hükümet) bağımsızdır ve onu denetlemekle görevlidir. Ayrıca işlevleri bakımından tümüyle siyasi otoritenin yönetimine bırakılmayan özerk kuruluşlar bulunması da bir diğer demokrasi önlemidir. Örneğin üniversiteler gibi...
Demokratik yönetim uzlaşma esasına dayanır. Hukuki denetime açıktır.
Böyle olduğu halde, sadece oy ve milletvekili çokluğuna dayanarak, "Milli iradeyi temsil ediyorum, her istediğimi yaparım, Meclis'in verdiği karar neyse doğru olan odur" gibi bir yaklaşım demokratik değildir. Meclis, egemenliğin kullanıldığı yetkili organlardan biridir. Aldığı kararların geçerliliği, Anayasa'ya uygunluğu halinde geçerlidir. Aksi halde iptal edilir. Bu güçler ayrılığının bir denetim mekanizmasıdır.
Bu itibarla hiç uzlaşma aramayan, diğer Anayasal organların görüşlerini, baskı gruplarının taleplerini dikkate almayan bir yaklaşımda demokrasiyi anlama sorunu var demektir.
Eğer Başbakan Erdoğan'ın dünkü konuşmasında ortaya koyduğu, egemenlik ve demokrasi anlayışı doğru olsaydı, o zaman, demokrasilerde bağımsız yargıya, yasama denetimine, özerk üniversitelere, yürütme organının etki alanı dışında tutulan diğer Anayasal organlara, sivil toplum kuruluşlarına gerek olmazdı...
En çok oyu alan, ülkeyi istediği gibi yönetirdi.
Tabii bu da demokrasi olmazdı...
Başbakan Erdoğan'ın sergilediği bu tavırdan sonra ne olur?
Anlaşılıyor ki, Başbakan, YÖK tasarısının AKP Grubu'nca Meclis'ten geçirilerek yasalaşmasını istiyor. Bu konuda kararlı. Başbakan'ı ayakta alkışlayan AKP Grubu tasarıyı kısa sürede yasalaştıracaktır. Bu aşamadan sonra Cumhurbaşkanı devreye giriyor. Cumhurbaşkanı, yasayı veto edebilir. Eğer, Başbakan dün sergilediği tutumu değiştirmezse, veto edilen yasa Meclis'ten ikinci kez aynen geçirilecektir. O zaman Cumhurbaşkanı yasayı imzalamak zorundadır. Ancak, yasayı imzalamakla birlikte Anayasa Mahkemesi'ne iptal davası açma yetkisi de bulunmaktadır.
Bu prosedür izlenirse son kararı yargı verecektir.
Hükümetin, Anayasa'nın eşitlik ilkesine uygun bir düzenleme yapıp yapmadığı o zaman anlaşılacaktır...

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Üniversite için yumuşama

Çetin ALTAN
Patlamalar, çatlamalar ve kıpkırmızı gelincikler...

Melih AŞIK
Yorumsuz yorum!

Fikret BİLA
Erdoğan'ın konuşması

Hasan CEMAL
Sağduyu!

Güneri CIVAOĞLU
Düşman / dost

Abbas GÜÇLÜ
Sorunların temelinde 'güvensizlik' yatıyor

Hurşit GÜNEŞ
İthalattaki artışın nedeni kur değil, canlı talep

Nail GÜRELİ
Kurnazlığın böylesi

Sami KOHEN
Kafkasya altüst!

Mehmet Y. YILMAZ
Belli ki Başbakan gerilmiş

Hasan PULUR
Romantik Fenerbahçeli!

Ece TEMELKURAN
En "arka bahçe": İmam hatipleştirilen liseler!

Yaman TÖRÜNER
Ne yapılmalı?

Osman ULAGAY
Dünyada 'bol para'ya vedanın sancıları

Güngör URAS
Halkın güveni sarsıldı

M. Ali BİRAND
AKP, sert yüzünü gösteriyor

© 2004 Milliyet