|
 |
|
|
Sağduyu!
Başbakan Erdoğan'ın dün partisinin Meclis Grubu'ndaki konuşması... Televizyondan dikkatle izledim. Notlar aldım.
Bir yandan YÖK ve imam hatipleri düşündüm. Öte yandan bizim gibi bir ülkede demokrasi ve demokrasi kültürü çıtasını yükseltmenin, birtakım ilkeleri özümsemenin ne kadar güç olduğunu bir kez daha fark ettim.
İçime sıkıntı bastı.
Kendi kendime sordum:
Şimdi siyaseti germenin zamanı mı diye... Bunca sorun varken, ekonominin kırılganlığı gündemdeyken, AB ile tarih konusunda kritik bir zaman diliminde yol alınırken ve iyi giden bir çok şey varken, imam hatiplerle siyasal tansiyon neden yükseltiliyor diye...
Çoğu kimse gibi aklıma takıldı:
Şimdi sırası mı diye...
Yoksa rahat mı battı diye...
Değişmeyen bir şey var:
İlle de çatışmak...
Bizim siyasette bu hiç eksik olmuyor.
Haklılık, haksızlık, doğru kimin yanında, kimin değil, bunları geçiniz. Herkes her konuda yüzde yüz mutabık olmak zorunda da değil.
Bir nokta geliyor, parlıyoruz. Farklı bir efelenme, babalanma üslubu uç veriyor.
İktidar şımarıklığı mı?
Bunun da payı var.
Başbakan Erdoğan'ı izliyorum..
İyi bir hatip.
Sesiyle oynayarak nerede, nasıl alkış koparacağını biliyor. Vurgularıyla, bakışlarıyla iyi gaza getiriyor milletvekillerini. Yüz ifadesine, mimiklerine dikkat ediyorum. Grubunda estirdiği coşkulu havadan sanki kendisi de etkileniyor.
Millet iradesi...
Tayyip Erdoğan, bakıyorum, AKP'li milletvekillerini en çok millet iradesinin üstünlüğü sözüyle ayaklandırıyor. Konuşmasının bu bölümleri ayakta coşkuyla alkışlanıyor.
İyi, güzel.
Ama bu beni aynı zamanda tedirgin ediyor. Çünkü demokraside aritmetik çoğunluk her şey demek değil.
Çoğunluğun karşısında azınlık var. İktidarın yanında muhalefet var. Millet egemenliğinin kullanılmasında başka yetkili organlar var. Yargıtay'ı, Danıştay'ı, Anayasa Mahkemesi var. Sivil toplum kuruluşları, kamuoyu var.
Evet, egemenlik kayıtsız şartsız millete aittir. Ama bunun kullanılmasında belirli kurallar geçerlidir. Millet iradesi adına bunları hiçe saymaya kalktın mı, demokrasiyi zedelemiş olursun.
Öyle değil mi?
Çoğunluk her şey demek değildir demokrasilerde...
Siyasal geçmişimizde demokratik rejimin uğradığı yol kazalarını şöyle bir düşünün. Meclis'teki aritmetik çoğunluğu her şey sanan, gerisini boşlayan siyasal anlayıştır birçok kazaya yol açan. Ya da yol kazalarında önemli payı olan...
Erdoğan'ı izliyorum televizyonda.
Bazı doğruları da dile getiriyor.
Ama söylemi de, millet iradesi ve çoğunluk anlayışı da, bazı basın diyerek medyaya dönük eleştirel tutumu ve üslubu da yanlış Tayyip Erdoğan'ın.
Hatta tedirgin edici!
Dileriz, siyasal tansiyonu yükseltmek yerine, sağduyunun freni yapılır ve tansiyon düşürülür. Geçmiş yanlışlardan ders çıkarılması temennisiyle nokta...
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|
|

|