Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 12 Mayıs 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Popüler Kültür      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Düşman / dost


Siyasi kriz sürüyor. Ancak ekonomik kriz olmadan - şükür - bu zor gün (dün) aşıldı.
Başbakan Erdoğan'ın 'Yeminli düşman' bir danışmanı olmalı ki... Yunanistan gezisinin olumlu yansımalarını arka plana itmek için tam da o takvim yaprakları ile örtüşen, bir İHL ve YÖK krizi yaratacak yasa taslağı gündeme sokuşturuldu.
Hiç yoktan bunalım üretildi.
Ve...
Başbakan Erdoğan'ın değilse bile devletin "yeminli dostu" Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, dün sabah döviz alımına geçerek, AKP grubunda yankılanan söylemler ve üniversitelerden açıklamalarla oluşabilecek yangını önledi. Piyasaların ateşini aldı.
Bu bağlamda bir olumlu kayıt düşeyim.
"Ekonomi, siyaset gerilimlerine karşı "test" edilmiş oldu."
Siyasette tansiyon tırmanışı sürerken bu "test," ekonominin direnebileceğinin göstergesi.
Olumlu...
Ama nereye kadar?
Ölçüler büsbütün aşılırsa, "siyasetin zemberekleri boşanıyor" izlenimleri verilirse, bu kez "Merkez Bankası Başkanı'nın sağduyu frenleri" de yalama olabilir.
İleri gidilmemesini dileyelim...

Hodri meydan
Demokrasilerde "hodri meydan" yoktur.
Başbakanlar, Profesör Duverger'nin deyimiyle seçilmiş krallar değildir.
Demokraside "İstemezük"çü kurumlar da, devlet icraatına fetva veren Şeyh - ül İslam - ulema da yoktur.
Öte yandan...
Demokrasiler sayısal çoğunluğa dayalı "dayatmacı" olmadığı gibi, bu rejimde hiçbir kurum, diğerine tepeden bakamaz, meydan okuyamaz.
Demokrasiler "çoğulcu" yapılardır.
Uzlaşarak, ortak noktalar, o noktaları çoğaltan ortak çizgiler, o çizgilerin çevrelediği ortak alanlar yaratılır, birlikte yaşanır.

Dersimiz Anayasa
Başbakan Erdoğan'ın konuşmasında haklı olduğu temel dayanaklar vardı. Bunlardan en önemlisi "17 aydır samimiyetle YÖK sorununa diyalogla çözüm aramakta gösterdiği özendi." Daha önce bu sütunda, sürecin kronolojisini aşama aşama sıralarken o gerçeği vurgulamıştım.
Çalışma takviminde sürekli olarak erteleme isteyen taraf "üniversite" olmuştur.
Ancak...
"Başbakan'ın gösterdiği özeni, çalışma arkadaşlarının da gösterdiği" kuşkuludur. Üniversite ve bakanlıktan 3'er kişinin YÖK Başkanı Teziç başkanlığında çalışmalarının hiçbir şekilde dışarıya sızmaması için Teziç ile "centilmen anlaşması" yaptığı halde, Milli Eğitim Bakanı ayrı bir çalışma grubu kurarak ve gizli kalması gerekenleri onlarla paylaşarak güven bunalımına neden olmuş mudur?
YÖK'le hükümet arasında ortak çalışma süreci Bakan Çelik'in "ahde vefa göstermediği" yani "sözünü tutmadığı" gerekçesiyle kesilmiş midir?
Daha sonrasında hiçbir kurumu temsil etmeyen 8 rektörle görüşmeleri sürdürmek ve son gece de sadece 2 rektörle konuşarak bir taslağı, "rektörlerle üzerinde anlaşılmış metindir" diye komisyona sunmak "güven artırıcı " tavır mıdır?
Kaldı ki...
O iki rektör de sonra "aldatıldık" iddiasında bulunmuşlardır.
Yani taslağın arkasında, 77 rektörden 1'i bile yoktur.
Asıl önemlisi... 77 rektörün tamamı destek verseydi bile, bu, üniversitenin - resmen - görüşü sayılmazdı ki...
Yetki, Anayasa ve yasa gereği YÖK'ündür.
Öte yandan...
Eğer aceleci davranılmasaydı Erdoğan ile Teziç arasında diyaloğun sürdürülmesi için kurulan "kanal" işlerlik kazanmak üzereydi.
Bir şey daha...
Egemenliğin kayıtsız şartsız sahibi millettir. Ama onu millet adına kullanmaya tek yetkili Yasama Meclisi ve Hükümet değildir.
Üstelik, AKP Yasama'da muhalefeti aşacak çoğunlukta olsa bile "Yürütme," sadece Hükümet değildir. Cumhurbaşkanını da kapsar.
"3. güç," başta Anayasa Mahkemesi olmak üzere "Yargı Erki"dir.
Merkez Bankası ve YÖK ise, Hükümet emrinde olmayan bağımsız kurumlardır.
Medya, "4. kuvvet" olarak algılanır.
Ve...
Sadece TBMM'deki oy çoğunluğuna dayanarak hükümet etmek "çoğunlukçuluk", tüm güçlerin uzlaşımı ise "çoğulcu demokrasidir."


g.civaoglu@milliyet.com.tr









Taha AKYOL
Üniversite için yumuşama

Çetin ALTAN
Patlamalar, çatlamalar ve kıpkırmızı gelincikler...

Melih AŞIK
Yorumsuz yorum!

Fikret BİLA
Erdoğan'ın konuşması

Hasan CEMAL
Sağduyu!

Güneri CIVAOĞLU
Düşman / dost

Abbas GÜÇLÜ
Sorunların temelinde 'güvensizlik' yatıyor

Hurşit GÜNEŞ
İthalattaki artışın nedeni kur değil, canlı talep

Nail GÜRELİ
Kurnazlığın böylesi

Sami KOHEN
Kafkasya altüst!

Mehmet Y. YILMAZ
Belli ki Başbakan gerilmiş

Hasan PULUR
Romantik Fenerbahçeli!

Ece TEMELKURAN
En "arka bahçe": İmam hatipleştirilen liseler!

Yaman TÖRÜNER
Ne yapılmalı?

Osman ULAGAY
Dünyada 'bol para'ya vedanın sancıları

Güngör URAS
Halkın güveni sarsıldı

M. Ali BİRAND
AKP, sert yüzünü gösteriyor

© 2004 Milliyet