Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 12 Mayıs 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Popüler Kültür      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
En "arka bahçe": İmam hatipleştirilen liseler!


Öncelikle şunu söylemek isterim: Siyasetin söz ve samimiyetsizlik arenasında "politika harcı" olarak kullanılan imam hatipli çocuklar, üzerine kolayca cümle kurulacak, homojen, birbirinin aynı birimlerden oluşan bir "kitle" değildir. Her birinin kişiliği, değerleri ve renkleri vardır. Politik birer gösterge olarak, beğenenlerin de, beğenmeyenlerin de "parmakla gösterdiği" o çocuklar belki de bu kadar gösterilmek, bu kadar "işaret" haline getirilmek istemiyordur. Bütün bu tartışmaların sonunda belki bu tasarı yasalaşacak, belki de hiçbir şey olmayacak. Ama, tıpkı türban üzerinden yapılan politikalar gibi sonunda meselenin asıl özneleri, bir dahaki tartışmaya kadar unutulacak. Mühim olan imam hatipli gençlerin -onların sorgulayıcı zekâsı yoktur sanıyor kimileri ama var, çünkü hepsi genç insanlardır- bu durumun farkına varması, mühim olan genç insanların gönüllerinin incinmemesidir.

Muhafazakârlaşma
Birçokları, AKP'nin tasarısı yasalaşınca "İmam hatipliler her yere girecek" diye korkuyor. O korkanlar sanki, o korkulan kesimin zaten o her yere çoktan girmiş olduğunu sanki bilmiyormuş gibi yapıyor. Türkiye muhafazakârlaşıyor, muhafazakârlaştı; bu nasıl bilmiyormuş gibi yapılabiliyor. Bu yüzden mesele, imam hatiplilere ne olacağı değil. Onlar işin işaret edilebilen, üzerlerinde kimi göstergeler (türban gibi) taşıdıkları için göze görünen, parmakla gösterilebildiği için kolay ayıklanan kısmı. Mesele, bütün liselerin, Türkiye'deki bütün eğitim sisteminin ve eğitim hayatının muhafazakârlaşmış, dini tutuculukla hercümerç olmuş olması. Türkiye'de ayrıcalıklı kolejler hariç bütün "düz" (?) liselerde yıllardır MHP'li, RP'li, FP'li ve nihayet AKP'li kadrolar, yani aşırı milliyetçi- aşırı sağcı kadrolar yönetime gelmiyor mu? Türkiye'deki bütün öğretmen odalarında yıllardır gitgide daha çok "badem bıyık", "sarkık bıyık" büyümüyor mu? Mesele İslam meselesi değil, gençler bu ülkede her gün biraz daha mankafalı hassasiyetlerle çevrelenip soru sormaları, düşünmeleri engellenen, aptallaştırılmaya çalışılan bir kitle haline gelmiyor mu? Yatılı düz liselerde her gün biraz daha fazla mescit inşa edilmiyor mu?
Oradaki kızlar başlarını örtmedikleri için onlar daha az muhafazakâr bir hayata mahkûm edilmiyor mu sanıyorsunuz? Acaba bu sabah kaç lisenin girişinde onbaşı kılıklı müdür muavinleri oğlanların saç kesimleriyle kızların etek boylarını kontrol etti?

Fen'in Allah'ı yok mu?
Benim de mezunu olduğum anadolu liseleri, onların bir üst gömlek devamı olan fen liseleri sanıyor musunuz ki "dogmatizmden arındırılmış" hür beyinler yetiştiriyor? Siz kaç fen lisesi öğrencisinin her yaz, "haşemalı yaz kamplarına" götürüldüğünü, gittiğini, oralarda nasıl "erkek güruhu" olarak İslami eğitim aldığını biliyor musunuz? Ya da yatılı fen liselerinde bilhassa erkek öğrencilere bazı din öğretmenlerinin nasıl "derin eğitim" verdiğini? Bilim öğretirken bilimin ne kadar çaresiz olduğunu ve nihayet arıların Allah sayesinde bal yaptığını anlatan fen liselerinden söz ediyorum. Üniversite sınavında din dersi sorusu sorulan bir ülkenin aklıselim kişilerinin şimdi "Ama sınırı aştılar" demesini, bu aniden gelişen hassasiyeti, bu yüzden ancak bir yere kadar anlayabiliyorum. Ama hassas dengeler toplumunda imam hatip liselerinde okuyan çocukları bütün hassasiyetler arasına kıstırıp canlarını yakmayı hâlâ hiç anlamıyorum.
Kız ve erkek öğrencilerin yan yana oturmasının bile yasaklandığı bir okul insanlık onuruna aykırıdır; ortadan kaldırılmalıdır. Ama bütün ülke hızla muhafazakârlaşırken imam hatipleri günah keçisi ilan etmek olsa olsa kötü bir şakadır.

ecetem@hotmail.com








Taha AKYOL
Üniversite için yumuşama

Çetin ALTAN
Patlamalar, çatlamalar ve kıpkırmızı gelincikler...

Melih AŞIK
Yorumsuz yorum!

Fikret BİLA
Erdoğan'ın konuşması

Hasan CEMAL
Sağduyu!

Güneri CIVAOĞLU
Düşman / dost

Abbas GÜÇLÜ
Sorunların temelinde 'güvensizlik' yatıyor

Hurşit GÜNEŞ
İthalattaki artışın nedeni kur değil, canlı talep

Nail GÜRELİ
Kurnazlığın böylesi

Sami KOHEN
Kafkasya altüst!

Mehmet Y. YILMAZ
Belli ki Başbakan gerilmiş

Hasan PULUR
Romantik Fenerbahçeli!

Ece TEMELKURAN
En "arka bahçe": İmam hatipleştirilen liseler!

Yaman TÖRÜNER
Ne yapılmalı?

Osman ULAGAY
Dünyada 'bol para'ya vedanın sancıları

Güngör URAS
Halkın güveni sarsıldı

M. Ali BİRAND
AKP, sert yüzünü gösteriyor

© 2004 Milliyet