
|
|
|
 |
|
|
Hayat şövalyesi
Acil tıp doktoru Ülkümen Rodoplu... Dünya çapında bir isim.. İşi yaşam kurtarmak
Pazartesi Sohbeti / Sirel Ekşi
Çocukluğumu zenginleştiren unutulmaz masal kitaplarından birinde bir grup şövalye ölümsüzlüğü aramaya çıkıyordu. Aralarından sadece biri öldürmek yerine diğer canlılara saygı göstermeyi ve yaşam kurtarmayı seçmişti. Sonuçta yaratan, ona kurtardığı her canlının yaşam süresi kadar ömür bahşetmiş ve şövalye, diğerlerinin aksine can alarak değil yaşam vererek ölümsüzlüğü bulmuştu.
Eğer kurtarılan her yaşam, kurtaranının yaşam süresine ekleniyorsa; bizleri "ilkyardım" ve "acil tıp" kavramlarıyla tanıştıran, ilkyardım gönüllülerinin sayısının artması için yoğun çaba gösteren ve bu alanda önemli işler başaran Dr. Ülkümen Rodoplu, masaldaki şövalye gibi çoktan ölümsüzlüğü bulmuş olmalı. Türkiye Acil Tıp Derneği'nin 8 yıllık başkanı Dr. Rodoplu Pazartesi Sohbetimizin konuğu. Bu alandaki çalışmalarıyla dünya çapında isim yapan, Avrupa Acil Tıp Birliği Genel Sekreterliği'ne aday gösterilen Dr. Rodoplu ile ilkyardımı konuştuk.
İlk yardımı nasıl tanımlayabiliriz?
Yaşamı tehlikeye düşüren herhangi bir durumda, sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar, kaza geçiren veya acil hastalığı olan kişiye olay yerindeki malzemelerden yararlanarak yapılan ilaçsız uygulamalara ilkyardım denir. Toplumun tüm bireyleri, özel bir eğitimden geçtikten sonra ilkyardım uygulamalarını yapabilir.
Önemi nedir? Nasıl yapılmalıdır?
İlkyardımda asıl amaç, hastalık veya kaza sonucunda insanın daha kötüleşmesine engel olmaktır. Amaç tedavi etmek değil, durumun geri dönülmez biçimde kötüleşmesine engel olmaktır. Bu nedenle yapılacak işler ilaç veya tıbbi araçlar gerektiren girişimler değildir. Herkesin yapabileceği basit uygulamalardır. Her ne sebeple olursa olsun yaşamını yitirmiş, yani nefes alıp vermeyen ve kalbi çalışmayan bir kişi bu duruma en fazla 5 dakika dayanabilir. Bu süreden sonra beyin ölümü başlar ve hasta dünyanın en gelişmiş merkezine ulaştırılsa bile yapılabilecek fazla bir şey kalmamıştır. Hasta nakil olanaklarının en çok geliştiği ülkelerde bile olay yerine ambulansın ulaşabilmesi için en az 7-8 dakika geçmektedir. Sağlık sistemini hastanın veya kaza geçirenin yanına ulaştırmak elbette çok önemlidir. Ancak bundan daha önemli olan ambulanstan önce oradan geçmekte olan insanlar arasından ilkyardım uygulamalarını bilen birkaç kişinin bulunabilmesidir. Acil tıp sisteminin en önemli halkası olan bu konuda eğitimlerin standartlarının belirlenmesi ve özellikle okullarda bu konuda düzenlenen programların bilimsel gerçekler ışığında ele alınması çok önemlidir.
Türkiye Acil Tıp Derneği'ni tanıyalım...
Türkiye'de, acil tıp sistemi içinde yer alan konularda - ilkyardım, hastane öncesi acil yardım, acil servis, acil tıp uzmanlığı, afet organizasyonu- projeler üretmek ve bu sistemin gelişmesine destek olmak amacıyla 1995 yılında kuruldu. Sadece hekim, hemşire, paramediklerin değil, aynı zamanda ilkyardım gönüllülerinin, yani sokaktaki vatandaşın da üye olabileceği dernek olarak kuruldu ve gelişti.
Sizi bu alana yönlendiren ne oldu?
Gerek tıp gerekse uzmanlık eğitimim sırasında acil servis çalışmalarına, afet tıbbına merak duydum. Hastalara acil serviste hizmet sunabilmenin mutluluğu bambaşkadır. Burada zamana karşı yarışırsınız. Yapacağınız basit bir girişimle hastanız kurtulabilir.
Bu alanda katettiğiniz yolu ve son başarınızı anlatır mısınız?
Acil tıp ve afet tıbbı konusunda gerek Türkiye'de, gerekse tüm dünyada belli bir yere ulaştığıma inanıyorum. 8 yıllık başkanlığım süresince ekip olarak çok büyük başarılara imza attık. Son olarak da geçtiğimiz günlerde Avrupa Acil Tıp Birliği - European Society of Emergency Medicine'in şimdiki genel sekreteri olan Prof. Dr. Della Corte tarafından genel sekreterliğe aday gösterildim. Çalışma süresi dolduğu için beni aday göstermesi çok büyük bir onur oldu.
Bu görevinizin yararları neler olabilir?
Seçildiğim takdirde gerek ülkemiz gerekse Avrupa acil tıbbı için çalışmalarım devam edecek. Avrupa Acil Tıp Birliği - The European Society For Emergency Medicine, 25 Mayıs 1994'te kuruldu. Avrupa Acil Tıp Birliği, hastane öncesi acil bakım ve hastane acil servisinde çalışan hekimlerin üye olduğu bilimsel bir Avrupa Forumu'dur. Birliğin amacı Avrupa'da acil tıbbın gelişmesine öncülük etmek, Avrupa sınırlarında acil tıbbın kurulmasını, eğitimin ve araştırmanın geliştirilmesini sağlamak; toplantılar, kurslar, araştırma ve yayınlar yardımı ile acil tıp konusundaki bilgilerin yayılmasını sağlamak; Avrupa'da acil tıp alanında bilgi sistemleri ve bilgi bankası geliştirmeyi teşvik etmek; acil tıp alanında ulusal derneklerin kurulmasını sağlamak; acil tıp alanında uluslararası işbirliğini geliştirmek.
İlkyardım konusunda sizce yapılan en yaygın yanlış nedir?
Son yıllarda özellikle Marmara depremi sonrası ilkyardım konusunda büyük gelişmeler kaydedildi. Yine de yeterli bulmuyorum. Okullarda zorunlu eğitim olana kadar yapılanlar sadece anlık başarılar olacaktır. Konunun popülerliği iyi. Ancak kulaktan dolma bilgilerle ilkyardım gönüllüsü olunamaz. En büyük hata, olay yerine kısa zamanda profesyonel yardım çağırmamamız.
Tüm hekimler ilkyardım yapabilir mi?
Bazı tıp fakültelerinde gerek acil tıp alanında gerekse ilkyardım konularında eğitim veriliyor. Ancak standart bir program yok. Dolayısıyla acil ile hiç ilgisi olmayan bir hekim yıllar sonra bu uygulamaları unutabilir.
Kimlerin bu eğitimi alması gereklidir?
Toplumda her kesimin bu eğitimi alması gerekir. Yılda bir tekrarlanmalıdır. Zira bilgiler yıl sonunda yüzde 70 unutulmaktadır.
Ev kazaları çok sık rastlanan kazalardan. Örneğin yeni doğmuş bebeği bekleyen tehlikeler nelerdir? Anne ne yapabilir?
Bebekler ellerine geçirdikleri her cismi ağızlarına götürür. Bazen bu maddeler boğazlarına kaçabilir ve boğulmasına neden olabilir. Böyle bir durumda yapılacak ilk işlem, bebeğin başını yere doğru çevirip sırtına - iki kürek kemiği arasına elimizin ayası ile vurmaktır. Yardım gelene kadar geçen zamanda yapılacak bu işlem sayesinde bebek, büyük olasılıkla ciddi bir sorunla karşılaşmadan düzelecektir.
|
|
|

|
|