Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 17 Haziran 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Üçüncü sermaye transferi operasyonu


Yılmaz Karakoyunlu der ki, "Salkım Hanım'ın Taneleri romanında servet transferi ile sermaye transferinin farklılığını öne çıkarmaya ve Türkiye'deki ilk sermaye transferi operasyonu olan Varlık Vergisi'ni anlatmaya çalıştım. Ama bizim aydınlarımız, bunun yerine Salkım Hanım'a tecavüz eden kayınpederinin rütbesini tartışmayı tercih etti."
Sayın okuyucularım, 'servet' ile 'sermaye' farklı şeylerdir. Servet, kişisel varlıktır. Sermaye, ekonomik varlıktır. Servet, miras yoluyla başkalarına geçer. Kumar yoluyla başkalarına geçer. Hırsızlık yoluyla başkalarına geçer... Sermaye kaybedilebilir. Yok olabilir. El değiştirebilir. Buna karşılık, sermaye ancak "devlet zoruyla" el değiştirir.
Cumhuriyet döneminde sermayenin devlet zoruyla ilk el değiştirmesi "Varlık Vergisi"yle gerçekleşti. Daha sonra "6 - 7 Eylül olayları" ve bu olayları izleyen dönemdeki zorunlu göçlerle sermaye el değiştirdi.
Şimdi Cumhuriyet dönemindeki üçüncü "sermaye transferi" olaylarını izliyoruz. Banka hortumcusu diye adlandırılanların ekonomik varlıklarına devlet önce el koydu. Sonra onları satıyor.
Burada sermayenin "devlet zoruyla ve devlet tarafından" el değiştirme operasyonu gündeme geliyor. O sermayenin oluşumuna emeği geçmemiş bazı kişi ve kurumların, oluşumu zaman ve emek isteyen hazır bir sermayeye (ekonomik varlığa) sahip olmaları fırsatı ortaya çıkıyor.
Bu son sermaye transferi olayında devleti suçlama imkanı yok. Bu son sermaye transferi olayının bundan öncekilerden farkı var. Bundan önceki olaylarda sermaye sahipleri "gafil avlanmıştı". Sermaye sahiplerinde suç bulmak zordu.
Bu son olaylarda kanuna karşı bir hareket söz konusu. Kanunlara dayalı olarak sermayeye el konuluyor. Fakat, devletin el koyduğu ve başkalarına satmak istediği sermaye, "kırıntı sermaye"... Çünkü, bu son olaylarda devletin el koyduğu bankaların ve bağlı işletmelerin hakim ortakları devlet el koymadan önce sermayeyi servete dönüştürdü. Hortumlama denilen şey, ekonomik varlıkların, şahsi varlık haline getirilmesiyle gerçekleştirildi. Devletin el koyduğu sermaye, (servete dönüştürülen sermayeden arta kalan) "kırıntı sermaye".
Ama "kırıntı sermaye" de olsa, ortada bir sermaye transferi var. Belli ekonomik varlıklar bir elden öbür ele geçecek. Bazı kişi ve kurumlar, belli ekonomik varlıklara sahip olurken, bu varlıkları ortaya çıkaranlar (sorumlu ve suçlu olsalar da) bunları kaybetmenin üzüntüsünü yaşayacak. Ekonomide uzun bir gayret sonucu ve uzun bir sürede ortaya çıkan belli isimler yok olurken, hiç bilinmeyen isimler öne çıkacak. Ekonomide çok önemli değişimler ve gelişmeler oluyor. Olan bitenin farkında olalım.

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İslam Konferansı'nda Türkiye

Çetin ALTAN
Ölümler, çağrışımlar, Necip Fazıl ve denizler...

Melih AŞIK
Ya basın nerede?

Fikret BİLA
AKP'nin bakışı

Hasan CEMAL
Bir daha eski film mi?

Yılmaz ÇETİNER
İstanbullunun otobüs çilesi!

Güneri CIVAOĞLU
Koca kulu

Can DÜNDAR
Eyvan

Hurşit GÜNEŞ
Sadece iyiler genç ölür

Doğan HEPER
Amerika kimden yana?

Hasan PULUR
Meğer Avrupalı olmak ne kolaymış...

Derya SAZAK
Piriştina sevgisi

Meral TAMER
İmam hatipli kızlar kariyer peşinde

Güngör URAS
Üçüncü sermaye transferi operasyonu

Serpil YILMAZ
Denizcilik sektöründe ilk halka açılma

M. Ali BİRAND
DEHAP da, biz de tiyatro oynuyoruz

© 2004 Milliyet