Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 22 Haziran 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
ABD, KERKÜK SINAVINDA

ABD Dışişleri Bakanlığı, Kürt sorununu ve Kerkük'teki muhtemel gelişmelere Türk hükümeti ile TSK'nın verebileceği tepkileri Türkiye uzmanlarıyla birlikte masaya yatırdı


ABD, son günlerde, Irak'taki muhtemel gelişmeler karşısında Türkiye'nin verebileceği tepkileri saptamaya çalışıyor. Örneğin, Kerkük'ün Kürt etnik federasyonu içinde kalmasına Türkiye ne der? Nasıl tepki verir? Hükümetin tavrı ne olur? Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tepkisi ne olur? Medya, iş dünyası nasıl bir tutum alır? ABD-Türkiye ilişkileri ne hale gelir?
Washington, bu sorulara yanıt arıyor. Türkiye uzmanlarına muhtemel senaryolar karşısında Türkiye'nin muhtemel davranış tahminlerini soruyor, tartıştırıyor. Raporlar istiyor.
Bu amaçla ABD Dışişleri Bakanlığı'nda yapılan toplantıların sonuncusu 28 Mayıs günü gerçekleşti. Toplantıya ilişkin basına bazı haberler yansıdıysa da içeriği hakkında detaylı bilgi alınamamıştı. Katılımcılar ve görüşleri ABD'li uzmanların Türkiye'yi nasıl gördüklerini ortaya koyuyor. Bu toplantının tutanağını birlikte okuyalım:
Konu: Türkiye'nin Irak'ın geleceği konusundaki muhtemel politikaları.
Yer: ABD Dışişleri Bakanlığı.
Tarih: 28 Mayıs 2004
Katılımcılar : Henri Barkey (Eski ABD Dışişleri Bakanlığı uzmanı-Leight Üniversitesi), Steven Cook (Dış İlişkiler Uzmanı- Türk-Mısır-Cezayir ordularını karşılaştıran tez çalışması var), Alan Makovsky (ABD Kongresi'nde uzman), Judith S. Yaphe (ABD Milli Savunma Akademisi Öğretim Üyesi), Hakan Yavuz (Utah Üniversitesi Öğretim Üyesi) ile yaklaşık 20 kadar üst düzey dinleyici katıldı, not alındı ve sorular soruldu.
Toplantının kimlik bilgileri böyle....
Katılan uzmanların görüş ve değerlendirmelerine gelince... Şöyle özetlenebilir:

Dış ilişkiler Uzmanı Steven Cook:
'TSK tepki gösterir'
Türk-Mısır ve Cezayir ordularını karşılaştıran bir tezi de bulunan Cook, toplantıda Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ilişkin görüşlerini aktarıyor. TSK'nın Türk milliyetçiliğinin kalesi olduğunu, Kürt milliyetçiliğine ise şiddetle karşı durduğunu vurguluyor. Cook, Kerkük'ün Kürt eyaleti içinde kalması konusunda, şöyle diyor:
"TSK büyük tepki gösterecektir. Ama bu tepki askerin ABD'ye olan güvensizliğini iyice derinleştirebilir. Kısaca eğer ABD açıkça Kürtlerin yanında yer almaya devam ederse TSK'nın ABD'ye olan güvenini tamamen yok edebiliriz. Bence bu konuda çok açık davranılmamalıdır. Ama, Kerkük'ün Kürt etnik federasyonu içinde kalmasını asker önleyecek durumda da değil. Askeri bir operasyon seçenek dışı."

Utah Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hakan Yavuz:
'AKP kınamakla yetinir'
Utah Üniversitesi öğretim üyelerinden olan ve AKP uzmanı olarak tanınan Hakan Yavuz, toplantıda "İslamcı grupların genelde bir Kürt sorunu, derdi yok" dedikten sonra, şu değerlendirmeyi yapıyor:
"İslami hareket şu an TSK'nın sistem içindeki gücünün azaltılması peşindedir. Bu amaç İslamcıları en büyük Avrupacı yapmıştır. Genelde İslamcı hareketlerin, özelde ise AKP'nin bir Türk milliyetçiliği eksenli düşünme tarzı veya strateji geliştirme çabası ve geleneği yoktur. Bunu Türkmenler konusundaki tavırlarından görüyoruz. İslamcılar ve AKP'nin Irak'taki gelişmeleri Türkiye'nin iç politikası çerçevesinde ele aldıklarını İslamcı basının tavırlarından görüyoruz. Kerkük'ün Kürt eyaleti içinde bırakılmasına ne AKP'den ne İslamcılardan tepki gelir. Sadece kınamakla sınırlı kalır."
"Türkiye'de geçen seçimde en çok güçlenen partiler milliyetçi partiler. Bu partiler Irak'ta Kürtlere verilen ödünleri hem hükümete hem de ABD'ye karşı kullanabilir ve duygusal olan Türk halkı mobilize edilebilir. Kürtlere verilecek her ödün Amerikan karşıtlığına dönüşebilir ve bunun uzun vadede sonuçları hiç hoş olmaz. Yani halk Kürtlerin ABD tarafından bilinçli şekilde kışkırtıldığını hissediyor ve birçok yazar da bunu yazıyor. ABD Türk kamuoyunu 4.5 milyon Kürt için kaybetmeye hazır mı? Bu sorunun cevabını sürekli akılda tutmamız lazım."

Eski Dışişleri Uzmanı Henri Barkey:
'AKP federasyona karşı değil'
Leight Üniversitesi'nden, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın eski danışmanı Barkey'nin toplantıdaki değerlendirmesi ise şöyle: "Bence PKK ateşkese son vererek saldırılara başladığında TSK'nın hareket alanı iyice sınırlanır ve hükümet asker karşısında inisiyatifini kaybedebilir de. Cengiz Çandar ve İlnur Çevik'e göre AKP Hükümeti Kürt federasyonuna aslen karşı değil. Askerin ve MGK'nın zorlamasıyla Kürt etnik federasyonuna karşı olduğunu söylüyor. Ben Dışişleri Bakanı ile Washington'da görüştüm, Bakan bana, 'Kürtlerin haklarına AKP ve hükümet olarak karşı değiliz. Zaten bir de facto devlet var ve biz bununla şu ana kadar iyi ilişkiler içindeyiz. Türkiye'yi işin içine katmadıkça oradaki gelişmeler onların işi' dedi. Kerkük'ün, Kürtlere verilmesine AKP büyük tepki göstermez. Göstereceği tepki askerin ve milliyetçi grupların tepkisini azaltmak içindir. Kürtler Irak'taki gelişmeleri Türklerden daha iyi takip ediyor. Kuzey Irak ile Diyarbakır arasındaki gidiş gelişler çok yoğun. Türkiye'deki Kürtler Irak'taki Kürtlerin bağımsızlığını destekliyor ve bu desteği AKP içinde de devam ettiriyorlar."

ABD Milli Savunma Akademisi Öğretim Üyesi Judith Yaphe:
'Artık tek Türkiye yok, farklı sesler var'
ABD Milli Savunma Akademisi Öğretim Üyesi Yaphe ise, şu yorumu yapıyor:
"Cengiz Çandar'a göre, Türkmen Cephesi askerin bir birimi ve hükümet bu durumdan rahatsız. Kısacası Türkmen konusu askerle hükümet arasında bir mücadele gösterim yeri. Türkiye, tehlike algılaması konusunda artık homojen değil; dahası sistemin stratejik düşünme mekanizması zayıf ve gittikçe parçalanıyor. Hem Başbakan hem Dışişleri Bakanı geleneksel bürokrasi yerine danışmanlarıyla işi götürmeye çalışıyorlar. Bence Cüneyd Zapsu bugün Kürt konusunda en güçlü kişi. Zaman gazetesinde çıkan mülakatında açıkça Kürt kimliğine ve Kürt milliyetçiliğine olan sempatisini ortaya koyuyor. Yani Kürt meselesine bakışta stratejik birlik artık yok. Bu dağınıklık hem iyi hem kötü. İyi, çünkü farklı sesler, farklı algılamalar söz konusu; kötü, çünkü, bizler, Türkiye dediğimizde bu konuda ne düşünüyor konusuna açık ve net cevap alamıyoruz. Artık tek Türkiye yok. İşte bugünkü toplantı onun yansıması. Hükümetin Irak konusundaki kırmızı çizgileri birer birer yok oldu. Ne hükümetten ne askerden tepki geldi. Kamuoyu ise başka sorulara kilitlenmiş. Asıl mesele şu: Suriye'deki ayaklanma Türk askerini derin şekilde düşünmeye zorladı. Şam'daki isyanın benzeri Türkiye'de çıkarsa bunu kontrol edebilir mi? Hele Avrupa'dan tarih beklediği bir dönemde Türkiye böyle bir durumla karşılaşmak istemiyor."

ABD sonuca vardı bile
ABD, Kürt sorunu ve Kerkük konusunda muhtemel gelişmeleri ve Türkiye'de hükümet ve askerin verebileceği tepkileri bu beyin fırtınasında masaya yatırmış görünüyor. Uzmanların vardıkları sonuç ise Türkiye'nin, Kerkük'ün Kürtlere bırakılması halinde fazla tepki göstermeyeceği yönünde.
ABD'li uzmanların beklentisi böyle ama Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, daha dün, Kerkük'le ilgili Türkiye'nin hassasiyetini kamuoyuna yineledi. Ankara nasıl bir karara sahip bilinmiyor ama ABD'nin konuyu önceden ele alıp sonuca vardığı anlaşılıyor.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
DEHAP'lı Kürtlere açık mektup

Melih AŞIK
Satranç uğruna...

Fikret BİLA
ABD, KERKÜK SINAVINDA

Hasan CEMAL
Baykal'ın CHP'siyle Derviş!

Güneri CIVAOĞLU
İyi / kötü polis

Can DÜNDAR
Çetin Altan

Abbas GÜÇLÜ
ÖSS, puanlar ve tercihler (1)

Hurşit GÜNEŞ
ABD ekonomisi ne alemde? (2)

Sami KOHEN
NATO'nun yeni rolü ne olacak?

Mehmet Y. YILMAZ
Türkiye için bu yaz çok sıcak geçecek

Derya SAZAK
Anayasa, DEHAP, Kürtler

Meral TAMER
NATO'ya karşı hem yerli, hem küresel tepki

Güngör URAS
Verimlilik artıyor

M. Ali BİRAND
Müzakereler 2005'te başlıyor

© 2004 Milliyet