Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 24 Haziran 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Rock müziğe Roman yorumu

Dolapdere Big Gang grubu birçok şarkıyı Roman usulü çalıyor. Şimdi de Mozart ya da Beethoven'ın eserlerini kendi tarzlarında yorumlayacaklar


Tom Jones'dan Queen'e, Sting'den The Doors'a kadar birçok ünlü grup ve müzisyenin kulaklarımızda yer etmiş şarkılarının günün birinde Dolapdereli altı genç tarafından kanun, darbuka, klarnetle çalınacağını tahmin eder miydiniz? Gerçekten de "Twist&Shout", "You Don't Fool Me", "Sex Bomb" gibi birçok ünlü şarkıyı Dolapdere Big Gang neredeyse oyun havası kıvamında yorumluyor.
Grubu oluşturan İsmet Uraş, Samet Uraş, Ceyhun Darıcı, Semih Bekem, Volkan Kırıkkulak ve Şükrü Tırkış bugüne dek Seda Sayan, İbrahim Tatlıses, Bülent Ersoy, Kibariye gibi ünlü şarkıcıların arkasında çalmış. Rock şarkılarını Roman havasıyla yorumlama fikri ise grubun eski menajeri Önder Ulugür'e ait. Ulugür ve grup üyesi Bekem askerde aynı orkestrada çalıyor ve bu fikrin temelleri orada atılıyor. Bekem daha sonra çocukluk arkadaşlarına bu teklifi götürüyor ve hepsi sanatçılarla çalma işini bir süreliğine askıya almaya karar vererek kabul ediyorlar.

Şarkıları seyirci söylüyor
Sonra sıra şarkıları değiştirmeye geliyor. Ama bu işin en zor kısımlarından biri çünkü ortaya çıkıyor ki; hiçbiri şarkılarını çalacakları isimleri dinlememiş. Bulabildikleri albümleri alıp evlerinde dinliyorlar. Bu arada bu müziğe çok uzak ve aynı zamanda müzisyen olan babaları da onlara deli, rock müziğe de gürültü gözüyle bakıyor. Üç günde repertuvar oluşturarak sahneye çıkmaya hazır hale geliyorlar. Her biri daha önce defalarca sahnede bulunmalarına rağmen o gece başka bir heyecan basıyor. Dediklerine göre grup olarak ilk konserleri beklenenin üzerinde ilgi görüyor ve arkasından özel ilgi üzerine üç konser daha veriyorlar. Ünleri alıp başını gidiyor ve daha önce Bulutsuzluk Özlemi, Teoman, Şebnem Ferah gibi rock'çıların çıktığı Çubuklu Hayal Kahvesi kapılarını bu sefer de Roman rock'çılara açıyor.
Grubun bir diğer özelliği de solistinin bulunmaması. Onlar şarkıları dinleyicilerin söylemesini istiyor. Bir de artık popüler olmak... Çünkü bir solist olduğu zaman yine geride kalacaklar.
Şu ana kadar birçok festivalden, üniversite şenliklerinden teklif aldılar ama hiçbiri para vermiyor diye kabul etmediler. Bu arada yeni fikirler üretmeye devam ediyorlar. Şimdi sırada 1970 ve 80'lerin şarkılarının Roman versiyonlarını yapmak var. Bir de Mozart ya da Beethoven'ın eserleriyle göbek attırmak. Hayalleri ise "Müzikal olarak en rahat uyarlayabildiğimiz şarkılar onunki" dedikleri Sting'in arkasında çalmak.



PAZAR
"Şarkıcılık egomu doyuruyor"
"Babamın işyerine giderdik, sekreterine 'yok' dedirtirdi"
Beşi bir romanda!
Bütün hayatı bedeninde çizili
60 yıllık Hello artık Türkiye'de
"Amcam hayatta olsaydı kitaplarında tinerci çocukları mutlaka kurtarırdı"
Rock müziğe Roman yorumu
Beyrut: Acıya inat yaşam
Yazın açık yiyeceklerden uzak durun
Babanızla "lezzetli" bir gün
Hedef "Eti Form erkekleri"
Rakılar artık hologramlı
Halk ihtilali oldu
Şaman adam Ray Charles
İskorpit ziyafeti
Büyük başkan öldü, İzmir sağ olsun
Bir de babasını sevmeyen çocuklar var
Köprüde ameliyat yapılan kent
Karne öyküleri





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
Yalvaç Ural
© 2004 Milliyet