Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 19 Temmuz 2004 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Liberalizm ve muhafazakârlık


LİBERAL Düşünce adlı akademik derginin yeni sayısı, "Muhafazakârlık Özel Sayısı" olarak yayımlandı. (www.liberte.com.tr)
Alt başlıkta, muhafazakârlığı hem açıklayan hem sorgulayan bir soru yer alıyor:
"Bilinenin huzuru, bilinmeyenin korkusu mu?"
İnsanoğlunun "bilinenin huzuru"na ihtiyacı yok mu? Bu, muhafazakâr felsefenin en temel dayanağıdır.
Ama insanoğlu "bilinmeyenin korkusu"nu aşamazsa, gelişme nasıl olacak? Bu da liberallerle sosyalistlerin muhafazakârlığa yönelttiği eleştiridir.
Dergideki ön önemli yazı, 20. yüzyılın en büyük birkaç düşünüründen biri olan liberal Hayek'in "Neden Muhafazakâr Değilim?" konulu klasikleşmiş makalesidir. Hayek bu makalede muhafazakârlığı hem eleştirir hem 'geçerli' yönlerini belirtir.
Liberal Hayek'e karşı muhafazakâr Sam Roggeven'in "Neden Liberal Değilim?" adlı makalesini dergide okuyabilirsiniz.
* * *
TÜRKİYE'DE liberalizmi ilk defa felsefi ve akademik düzeyde ele alan ve savunan Liberal Düşünce Topluluğu'nun dergisinde muhafazakârlık hem destekleniyor hem eleştiriliyor. Çünkü liberalizmle muhafazakârlık birbiriyle hem akraba hem çatışmalı iki felsefedir.
Hayek, Tocqueville, Hume gibi birçok filozof vardır ki kimine göre liberal, kimine göre muhafazakârdır.
Dergide, tercüme yazılardan başka, Mustafa Erdoğan, Ömer Çaha, Bekir Berat Özipek, Murat Yılmaz gibi çok sayıda akademisyenin yazıları var.
AKP ve Türk merkez sağı hakkında yazıların yer aldığı dergideki makalelerden biri de "Kemalist Devrimden Muhafazakâr Kemalizme" başlığını taşıyor.
İlyas Söğütlü'nün günümüzdeki YÖK sorunlarının köklerine ışık tutan araştırması ise "Darülfünundan Üniversiteye: Cumhuriyet Türkiyesi'nde İlk Üniversite Reformu; 1933" başlığını taşıyor.
Büyük bir profesör kıyımı yapan 1933 reformunun bir amacı, Batılı anlamda üniversite kurmak ise de "ideolojik kaygıların bilimsel ve teknik kaygılardan daha ağır bastığı" da bir gerçektir. (Sf. 121 vd.)
* * *
BUNDAN başka bir de "Muhafazakâr Düşünce" adıyla yine akademisyenlerin yazdığı yeni bir dergi yayımlanmaya başlandı. (www.muhafazakar.com)
Bu dergiyi ayrı bir yazı konusu yapacağım.
Dikkat çekici olan, 1980'lerden itibaren siyasi kültürümüzde, "liberal" ve "muhafazakâr" kavramlarının daha bir konuşulur hale gelmesidir.
Artık birçok aydın ve akademisyen bu iki felsefeyi inceliyor, tartışıyor, hatta savunuyor.
Türkiye'nin tek fikirli 'resmiyet'in dar ufuklarını yararak siyasi felsefe zenginliğine yönelmesi, gecikmiş de olsa sevindirici bir gelişmedir. Yükselmekte olan 'girişimci orta sınıf' artık siyasi ve fikri çoğulculuğunu da üretiyor.
Resmi ideolojinin muhafızı YÖK'e rağmen, akademik camiada bile bu çeşitlenme görülüyor.
Solda artık İdris Küçükömer, Mehmet Ali Aybar, Kemal Tahir, Turan Güneş çapında orijinal ve 'sivil' düşünürlerin pek azalması ise kaygı vericidir. Soldaki boşluğu devlet ideolojisinin devlet cihazlarını kullanarak doldurmaya kalkması hem sol düşünceyi kısırlaştırıyor, hem fikri zenginleşmeye zarar veriyor.
—————————
NOT: Yıllık iznim sebebiyle bir süre için size veda ediyorum.

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Liberalizm ve muhafazakârlık

Çetin ALTAN
Kokpit

Yasemin CONGAR
Aynadaki halimiz

Faik ÖZTRAK
Beklenenden iyilerin bedeli

Derya SAZAK
Çakıcı olayı

Ece TEMELKURAN
İlkelliğin zaferi

Yaman TÖRÜNER
Şükrü Sina bir çıkış yolu olabilir

Osman ULAGAY
Enerji haritasına bak, dünyayı anla

Güngör URAS
140 GWh elektriğin sadece 23 GWh'sı linyitten


© 2004 Milliyet