|
 |
|
|
Kredi kartı bilgileri ne işe yarar?
Bankaların bol keseden kredi kartı dağıtmalarının zapt-u rapta alınması gerektiğini belirten Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener ve BDDK Başkanı Tevfik Bilgin'e son itiraz, Kamu Bankaları Ortak Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Sayın'dan geldi.
Sayın, Hürriyet'ten Çiğdem Toker'e hafta içinde verdiği demeçte "Karta sınır koymayın biz her şeyi görüyoruz" demiş ve eklemiş:
"Kredi kartları konusunda zorlamaya, dayatmaya karşıyız. Bankalar, kredi kartları konusunda kendilerini denetleyebilecek birikim ve tecrübeye sahiptir. Teknoloji bu kadar ilerlemişken, risk yönetimi bu kadar gelişmişken bir banka kime, hangi limitte, kaç kart verebileceğini rahatlıkla bilebilecek güçtedir."
Zeki Sayın ne diyor?
Sayın bu sözleriyle, kredi kartlarında devlet müdahalesine daha önce karşı çıkan bankacılar korosunun safında yer alıyor. Doğaldır. Bu durumda bizim de Sayın'dan önemli bir ricamız var. Eğer yeni Bankalar Yasası'nda devletin müdahalesini istemiyorsa, bankacıları harekete geçirsin. Daha fazla pazar payı için kredi kartı müşterisinin sırtına binmek yerine, bir an önce sektör içi disiplini sağlasınlar. Bankalar Birliği olarak devletin müdahalesini beklemeden sektör içi düzenlemeye gitsinler.
Sayın "Teknoloji bu kadar ilerlemişken, bir banka kime, hangi limitte, kaç kart vereceğini rahatlıkla bilebilecek güçtedir" demiş. Bankaların kredi kartı müşterileriyle ilgili bilgilere anında ulaşabildiklerinden kimsenin kuşkusu yok. Zaten 26 bankanın üye olduğu Kredi Kayıt Bürosu (KKB) Genel Müdürü Gürsel Kubilay da, geçenlerde çok açık ve net olarak bunu söyledi:
Kredi Kayıt Bürosu
"Kredi Kayıt Bürosu'nda tam 12 milyon kart sahibinin yaptığı her işlem tek tek tutuluyor. Yani nasıl bir kart ödeyicisisiniz, borcunuzu taksitlendiriyor musunuz? Yoksa 2-3 aydır ödemelerinizi aksatıyor musunuz? Bunu öğrenmek banka için sadece birkaç saniyelik iş. Üstelik 12 milyon kişi için bir skoring, yani reyting programı da var. Bankalar da buna bakarak limit artırıyor, ya da kart başvurusunu kabul ediyor.
Bir kişinin kredi kartı başvurusu, banka tarafından sisteme girildiğinde, o kişinin diğer bankalardaki kart işlemleri de anında görülebiliyor. Tam 36 ay geriye gidilebiliyor. Son 5 yıl içinde kapanmış olan hesaplar bile görülebiliyor. Tüm bunlar bir iki saniyelik bir iş."
Limiti kim belirliyor?
Burada kritik soru, müşteri bilgilerine anında ulaşılabildiği halde, nasıl oluyor da aylık geliri 450 milyon olan bir vatandaşa 3 milyar lira limitli birkaç kart verilebiliyor? Bankalar arasında bir iç denetim mekanizması neden kurulamıyor?
Zeki Sayın bu sorunun yanıtını verebiliyorsa mesele yok. Ama bu sorunun yanıtı hâlâ, "Bankaların ne kadar risk alacakları, kendi bilecekleri iş"se, o zaman devletin bir biçimde müdahalesi mutlaka gereklidir. Hatta geç bile kalınmakta olduğu söylenebilir. Zira arkalarını güçlü hukuk bürolarına dayamış olan bankalarımız, mutlaka ne kadar risk alacaklarını gayet iyi biliyorlardır. Ama her kredi kartı müşterisi için aynı şey söylenemez. Devletin koruyucu şemsiyesine, düzenleyici olarak ihtiyaç vardır.
Kaldı ki geçmişte örnekleri çok görüldü: Bankalarımız ancak ekonomide istikrar olduğu sürece risklerini yönetebiliyorlar. İstikrar bozulunca bankaların riski, sistemik risk olarak tüm toplumun sırtına biniyor! Faturayı hayatında hiç kredi kartı almamış vatandaş bile ödüyor.
Müşteri sırları
Bu arada yıllardır Amerika ve Londra'da yaşayan okurum Umut Esmer'in ise Kredi Kayıt Bürosu'nda toplanan müşteri bilgileriyle ilgili haklı bir sorusu var: "KKB'deki reyting sistemi iyi hoş da, acaba kredi kartı müşterileri bu bilgilere ulaşabiliyorlar mı? Mesela Amerika'da da bankalar bu bilgileri kullanır, ama müşterilerin de bu bilgiye erişimi vardır."
Esmer'in sorusunun yanıtı elbette olumsuz. Nedenini KKB Genel Müdürü Kubilay şöyle açıkladı:
"Mevcut Bankalar Kanunu'nun 22/9 sayılı maddesine göre bankalar müşteri sırlarını ancak KKB türü bir şirket aracılığıyla birbirleriyle paylaşabiliyorlar. Biz kanunen bunun dışında bir hizmet veremiyoruz. Halka kendi skorlarını satabilir veya sunabilir duruma gelmemiz için yeni bir hukuki düzenleme gerek."
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|

|