Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 30 Eylül 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Ucuz beylik plaklar ve Irak'a giden şoförler...


TÜRK'e Türk propagandası yapma dönemi, galiba artık miadını doldurdu; baksanıza İngiltere'nin, 11 ülke arasında Türkiye'ye de ihraç ettiği kanlarda, "deli dana virüsünün bulunabileceği" konusunda yaptığı uyarılara, o zamanki sorumluların pek de kulak asmadığı, enine boyuna didiklenip, ekranlara taşınıyor.
Vaktiyle bu tür konuları kurcalamak kimin haddine düşmüştü; Askeri Ceza Kanunu'nun 171. maddesi uyarınca, "Milli menfaatlere aykırı hareketten" askeri mahkemelerde sürüm sürüm sürünür giderdin. Bazen ellerine kelepçe de vurulurdu.
Ama Ankara'yı öven hamasi manzumeler yazdın mı, sırtın yere gelmezdi.
Sonra o manzumeler okul çocuklarına da ezberletilir; olayların artısı eksisiyle, "analitik bir düşünce süzgeci"nden geçirilmesi, daha minicik yaşlarda dibinden sünnet edilirdi.
***
Gerçi bugün de, hac farizasına hazırlananlar arasında, zenginlik kaynakları pek de saydam olmayanların; "hacı"lık sıfatını kazanmakla, ne kadar "sevapkar" sayılacakları konusu, yine gündem dışı ama; hiç değilse denizlerle akar suları nasıl boka çevirdiğimiz ve "çevre kirliliği" yarışında, şampiyonluğu kimseye kaptırmamak için nasıl yırtındığımız, hamasi nutukların kefeni altına tekmelenmiyor.
***
1 yaşına kadar çocuk ölümlerinde dünya birincisi de olduğumuzu anımsayıp, enseyi karartmayın...
Karartmayın; çünkü artık 21. yüzyılın, gerektiğinde bol bol ucuz asker sağlayabileceği bir insan deposuna gereksinmesi kalmıyor. Savaşlar karlı olmaktan çıkıyor. Her kurşunla birileri öldüğünde; silah ve kurşun imalatçısı para kazansa da; cep telefonu, bilgisayar, araba alacak genç bir müşteri de ölmüş oluyor. Silah üreticisi para kazanmaya çalışırken; modern teknolojinin üreticileri, piyasa kaybediyor.
Militarizm döneminden, yoksulluğun azaltılması dönemine geçilişin çağı olacaktır 21. yüzyıl...
Bu kesin böyle olacaktır ve Türkiye'yi de 20 - 25 yıla kadar sarmalayacaktır.
***
Türkiye'nin bir köylü toplumu olarak bırakılması; kasıtlı mıydı, değil miydi? O da, yeterince gündeme gelmiş bir konu değil işte. Bir gün tartışılmaya başlanır o da, elbet...
Kuyunun içinden kuyu yeterince görünmez. Türkiye'nin içinden de, Türkiye yeterince görünmüyor.
"Kışla" parfümlü siyasetle, "Cami" parfümlü siyaset arasında, dış merkezlerin de yelpazeleriyle uçuşup durmak; ne global sermayenin yatırımlarına bir ortam sağlayabiliyor, ne de 300 bin üniversite diplomasına bir piyasa açabiliyor.
Ha üniversite mezunu olmuşsun, ha mesleksiz bir gariban; beyinsel ve gövdesel enerjini, belirli bir üretim ve servis kesiminde somuta dönüştürerek, hayatını kazanma olanağın yok ki, yok...
***
Dünkü Cumhuriyet gazetesinin, ilk sayfasının tepesinde verdiği haber şöyleydi:
"Irak'la ölümüne ticarete hükümet seyirci kalıyor - Musul'da 1 Türk şoför daha öldürüldü"
Şimdiye dek öldürülmüş şoför sayısı 13; 10 şoför de hala rehin tutuluyormuş...
Hani ne oldu o hamasi nutuklar, demeçler, şiirler? İnsanın yüreği karıncalanıyor Irak'a giden şoförlerin, nasıl vahşi bir cellatlıkla burun buruna geldiklerini ve 40 km uzunluğundaki kamyon kuyruklarında günlerce nasıl beklediklerini gördükçe...
***
Sade hamasi manzumeler yazılmaz ya; Irak'a giden şoförler için de bir şeyler çiziştirilebilir:

Upuzun tankerlerle, koskoca kamyonların
Hayatını yollarda tüketen şoförleri;
Onlar için ne dün var, ne bugün, ne de yarın,
Yollar uzayıp gider, dönerken bile geri.

Hele Irak yolları bir bela serüveni;
Kimi vurulur yolda, kimi tutsak alınır.
Sadece evdekiler, onların düşüneni;
"Bir Türk cihana bedel", şoförse dışındadır.
***
Petrolün varili de 50 doları aştı. İster istemez yeni enerji kaynakları usul usul sokulacak piyasaya. İsveç'le Almanya, benzin yerine hidrojenle giden araba üretimine başladılar bile...
Japonya da, dilediğin rüyayı görme olanağı sağlayan elektronik bir aygıt yapmayı başardı.
***
İnsanlar diledikleri rüyayı görme olanağına kavuştuktan sonra, acaba Türkiye'de durum ne olur?
Bir hayli fütürist, ama eğlenceli bir konu...
Ne demiş Yahya Kemal:
"İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar"

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
Atatürk ve 'mucize'
ANKARA'NIN Haymana ilçesine bağlı Ataköy adlı...
Çetin ALTAN
Ucuz beylik plaklar ve Irak'a giden şoförler...
TÜRK'e Türk propagandası yapma dönemi, galiba...
Melih AŞIK
Ken Bigley ve...
Irak'ta kaçırılan Ken Bigley adlı İngiliz müh...
Fikret BİLA
Kira...
Memur sendikalarıyla hükümet arasındaki görüş...
Hasan CEMAL
Cinsel köle!
Ankara'da dün uluslararası bir sempozyum başl...
Yılmaz ÇETİNER
Deli dana, 34 yıldır politika sözcüğümüzde var!
Bir de deli dana çıktı başımıza. TV ekranları...
Güneri CIVAOĞLU
Fırsat penceresi
Brüksel'deki Avrupa Siyasi Etütler Merkezi ar...
Can DÜNDAR
Ve gladyatörler arenada...
New York'ta saat sabahın 6'sı...
Hurşit GÜNEŞ
Marka mı, şirket mi önemli?
Rekabet Kurulu Başkanı Mustafa Parlak hafta b...
Doğan HEPER
Temizlik imandan ama...
KISA bir süre önce balıkçıların uyması gereke...
Hasan PULUR
Yazı / Tura Tura / Yazı...
FİLM bitip ışıklar aydınlamaya başlayınca, ar...
Derya SAZAK
Bakandan Yatağan sözü
Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe aradı, AKP'n...
Meral TAMER
Türkiye Brüksel'den şahane görünüyor
Meğer biz neymişiz de haberimiz yokmuş! Daha ...
Güngör URAS
Muğla Üniversitesi Sıtkı Koçman'ın katkısıyla büyüyor
Bodrum Haber Ajansı'nın Muğla Üniversitesi'ni...
Serpil YILMAZ
Tarım dosyasını kim açacak?
Muhalefet dolaşmaya ağırlık verdi. CHP lideri...
M. Ali BİRAND
FB'nin Manchester faciası...
Fenerbahçe'nin Manchester United faciası için...

© 2004 Milliyet