12:2013 Ekim 2004 / Çarşamba 


Metin Kaplan, tutuklandı

      Almanya'dan sınırdışı edilen Metin Kaplan'ın gıyabi tutukluluğu, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nce vicahiye çevrildi.
      Kaplan, Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne getirildikten sonra İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin duruşma salonuna alındı.
      Burada Kaplan'a, İstanbul, Erzurum ve Adana DGM'de açılan ve birleştirilen 13 ayrı davanın iddianameleri okundu.
     
     AYAĞA KALKMADI

      Duruşmadaki kimlik tespiti sırasında evli ve 3 çocuk babası olduğunu belirten Kaplan, eğitim durumunun sorulması üzerine ''üniversiteyi terk ettiğini'' söyledi.
      Sabıkası olmadığını kaydeden Kaplan, ''Türkiye'de adresi bulunmadığı'' gerekçesiyle mahkemeye Almanya'daki adresini verdi.
      Mahkeme Heyeti Başkanı Metin Çetinbaş, Kaplan hakkında kaldırılan İstanbul, Adana ve Erzurum DGM'de açılan toplam 13 ayrı davanın, kaldırılan İstanbul 6 No'lu DGM'de birleştirildiğini hatırlattı.
      Birleştirme kararları okunurken ayakta duran Metin Kaplan'ın ardından oturması üzerine Başkan Çetinbaş, Kaplan'dan ayağa kalkmasını istedi.
      ''Rahatsızım ayakta duramıyorum. Oturduğum yerde dinlerim'' diyen Kaplan, oturmayı sürdürdü.
      Mahkeme Heyeti Başkanı Çetinbaş, Kaplan ve avukatı Tuna'ya verdiği iddianameleri okudu.
     
     KAPLAN'A HAKLARI HATIRLATILDI

      Çetinbaş'ın ''iddianameleri yeni aldığı için savunmasını hazırlaması amacıyla kendisine 7 gün süre verilebileceği ya da susma hakkını kullanabileceğini'' belirtmesi üzerine Kaplan, ''ifade vermeyeceğini, susma hakkını kullanacağını'' söyledi.
      Araya giren Kaplan'ın avukatı Hüsnü Tuna, ''müvekkiliyle görüşemediği için savunma hazırlayamadıklarını'' ifade ederek, ''bu konuda süre verilmesini istediğini'' kaydetti.
      Duruşmada, ara karar okunurken ayağa kalkması istenen Kaplan, oturmaya devam ederek ''ayağa kalkmayacağını'' bildirdi.
      Başkan Çetinbaş'ın ''Kalkmayacak kadar rahatsız mısın?'' şeklindeki sorusu üzerine Kaplan, ''ayağa kalkmak istemediğini'' söyledi.
      Duruşmada uyulması gereken kuralları hatırlatan Başkan Çetinbaş, Kaplan'a ''kurallara uymadığında duruşmalardan uzaklaştırılacağını, daha sonraki duruşmalara alınmayacağını, savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağını'' vurgulayarak, ''Bunların sonucuna hazır mısın?'' dedi.
      Kaplan'ın oturmaya devam etmesi üzerine de Çetinbaş, durumu sanığa atfen ''Mahkemede ayağa kalkmak istemiyorum'' şeklinde tutanağa geçirmek istedi.
      Bu sırada araya giren avukat Tuna, ''sanığın davranışında bir maksat olmadığını'' savundu.
      Bunun üzerine Heyet Başkanı Çetinbaş'ın ''ayağa kalkmamasının nedenini'' sorduğu Kaplan, ''Rahatsızım. 24 saattir uyumuyorum, hiç yemek yemedim. Başka bir maksadım yok'' dedi. Kaplan'ın bu sözleri, tutanağa geçirildi.
      Daha sonra Metin Kaplan hakkındaki gıyabi tutuklama kararını vicahiye çeviren mahkeme heyeti, duruşmayı erteledi.
      İşlemlerinin tamamlanmasının ardından polis aracıyla Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'nden alınan Kaplan, Bayrampaşa Cezaevi'ne konuldu.
     

      •  Almanya: Metin Kaplan konusunda Türkiye'den güvence aldık...
     
     SARIĞINI ÇIKARDI

      Dün gece cübbe ve sarığıyla Atatürk Havalimanı'na getirilen Metin Kaplan'ın, bugün hakim karşısına çıkarılırken ceket-pantolon ve kravatsız bir gömlek giydiği, sarığının da çıkarıldığı dikkati çekti.
      Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne getirilişi sırasında basın mensuplarının ''Bir şey söyleyecek misiniz?'' diye sorduğu Kaplan, ''Dün akşam selam verdim. Niye görmediniz? Mahkeme'ye söyleyeceğim'' karşılığını verdi.
     
     CEZAEVİNE GÖTÜRÜLDÜ

      Kaplan, hakkındaki gıyabi tutuklama kararının vicahiye çevrilmesinin ardından Bayrampaşa Cezaevi'ne götürüldü.
      İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada hakkındaki gıyabi tutuklama kararı vicahiye çevrilen Metin Kaplan, polis memurları nezaretinde bir polis aracıyla Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'nden Bayrampaşa Cezaevi'ne gönderildi.
      Bu arada Metin Kaplan'ın, duruşma salonundan çıkarken basın mensuplarına, ''İlginize teşekkür ederim'' dediği duyuldu.
     
     ALMAN MAHKEMESİ KARARINI 2005'E KADAR VERECEK

      Alman Federal İdare Mahkemesi'nin, Türkiye'ye gönderilen İslami Cemiyet ve Cemaatleri Birliği (İCCB) yöneticisi Metin Kaplan'ın, sınır dışı edilmemesi için daha önce açtığı temyiz davasında aralık başında karar alması bekleniyor.
      Leipzig kentinde bulunan mahkemenin bir sözcüsü, bu kararın aralık başında alınmasının beklendiğini, ancak son gelişmelerden sonra karar tarihinin değiştirilebileceğini belirtti.
      Sözcü, şu ana kadar Kaplan'dan güncel bir şikayet dilekçesinin de kendilerine ulaşmadığını kaydetti.
     
     KAPLAN HAKKINDAKİ SUÇLAMALAR...

      Metin Kaplan hakkında, ''Anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs etmek'' suçundan 1999 yılında kaldırılan İstanbul 6 No'lu DGM'de açılan davanın iddianamesinde, İpsala Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giren bir araçta yapılan aramada Anadolu Federe İslam Devleti'nin propagandasını yapan kasetler, bazı doküman ile Kaplan'ın fotoğrafının ele geçirildiği belirtiliyor.
      ''Adana eski Müftüsü Cemalettin Kaplan tarafından kurulan örgütün amacının Anayasal düzeni yıkarak yerine şeriata dayalı bir İslam devleti kurmak olduğu'' kaydedilen iddianamede, Cemalettin Kaplan'ın 1995 yılındaki ölümünden sonra yerine oğlu Metin Kaplan'ın sözde halife olarak getirildiği'' anlatılıyor.
      Kaplan ile ilgili yine kaldırılan İstanbul DGM'de açılan başka bir davanın iddianamesinde de, ''Almanya'da kurulan örgütün propagandasının Türkiye'deki bazı kamu kurumlarına mektup gönderilerek yapıldığı ve bu mektuplarda 'ülkedeki bütün olumsuzlukların arkasında laik düzenin yattığının' anlatıldığı'' ifade ediliyor.
      İddianamede, ''söz konusu örgütün finansmanının yurtdışındaki mensuplardan toplanan paralar, fitre ve zekat adıyla toplanan paralar ile kaset ve kitaplardan ele edilen gelirlerle sağlandığı'' vurgulanıyor.
      Başka bir iddianamede de, ''28 Şubat sürecinde yaşananların örgüt tarafından Müslümanlara baskı olarak görülüp cihat çağrısında bulunulduğu, Ayasofya camiinde hicri yılbaşı kutlayarak cihat hareketlerine başlama kararı alındığı'' belirtiliyor.
      İddianamede, ''Anıtkabir'e yönelik bir uçakla saldırı planlandığı, 29 Ekim 1998'de de Fatih Camii'nin işgal edilmesi için hazırlık yapılarak bahçeye çeşitli silahlar gömüldüğü'' kaydediliyor.
      ''Bu eylemlerin talimatını Metin Kaplan'ın verdiği'' anlatılan iddianamede, Kaplan'ın ''Anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye teşebbüs etmek'' suçundan cezalandırılması isteniyor.
      Kaplan hakkında kaldırılan Adana ve Erzurum DGM'de açılan 10 ayrı davanın iddianamelerinde de, benzer suçlamalara yer veriliyor.
      ''Kurulacak şeriat devletinin hükümet merkezi olarak İstanbul'un ilan edildiği'' belirtilen iddianamelerde, ''bir gazete kupüründe de dönemin DGM Cumhuriyet Savcısı Nuh Mete Yüksel'in ölüm fermanın verildiği'' bildiriliyor.
      Hakkında hazırlanan 13 ayrı iddianamede, Metin Kaplan'ın, ''Anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye teşebbüs etmek'', ''Anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye teşebbüse fer'i iştirak'', ''Yasadışı örgüte üye olmak'' ve ''halkı kanunlara uymamaya tahrik etmek'' suçlarından cezalandırılması öngörülüyor.
     
     26 BİN EURO'YA MALOLDU

      İslami Cemiyet ve Cemaatleri Birliği (İCCB) yöneticisi Metin Kaplan'ın Türkiye'ye gönderilmesinin 26 bin euro'ya mal olduğu bildirildi.
      Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti İçişleri Bakanlığı'nın bir sözcüsü, bu maliyetin büyük bir bölümünü eyalet hükümetinin üstlendiğini, Federal Sınır Muhafaza Dairesi'nin (BGS), Kaplan'la gönderilen 3 polis için 1000 euro ödediğini bildirdi.
      Sözcü, bu maliyetin karşılığını Kaplan'dan almaya çalışacaklarını kaydetti.
      Köln polisinin bir sözcüsü de Kaplan'ın sınır dışı edilmesinden dolayı yandaşlarının herhangi bir gösteri yapmadıklarını ve sakin davrandıklarını açıkladı.
     
     3 YANDAŞI ALMANYA'DA SORGULANIYOR

      Bu arada, Almanya'da dün sınır dışı edilen Metin Kaplan'ın 3 yandaşı hakkında soruşturma başlatıldı.
      Köln polisi, Kaplan'ın dün tutuklanması sırasında polise direnen bu kişiler hakkında soruşturma başlatıldığını bildirdi.
      Gözaltına alınan kişilerin, kimlik tespiti yapıldıktan sonra serbest bırakıldığı belirtildi.
      Köln İdare Mahkemesi'nin bir sözcüsü de Kaplan'ın, sınır dışı edilmeden önce mahkemeye bir şikayet dilekçesi faksladığını, ancak dilekçenin karar açıklandıktan sonra geç saatte kendilerine ulaştığını açıkladı.
      Sözcü, ''Ancak zaten dilekçenin mahkeme kararını erteleyici etkisi olamazdı'' dedi.
     

      •  Çiçek: Kaplan, Suçluların İadesi Avrupa Sözleşmesi'ne göre getirildi
      •  Metin Kaplan'ın Türkiye'ye iadesi Almanya'da yankı buldu
      •  Erdoğan, Metin Kaplan hakkında değerlendirme yapmak için erken dedi
     





© 2004 Milliyet