Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 15 Ekim 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Geyikler ve adamlar


Günlerdir manşetlerde sırıtan, sırıtkan bir adam görünüyor. Sırıttıkça çoğalıyor, çoğaldıkça sırıtıyor. Polisler kollarından tutarken, devletin "pençesi" boynundayken belli ki kendini "evinde" gibi hissediyor!
Sonra hikayeler söylenmeye başlıyor hakkında adamın. Dehşet ve korkuyla çevrelenmiş hikayeler. Bu hikayeler gazetelerden insanlara, insanlardan diğerlerine geçiyor. Anlatıldıkça çoğalıyor, çoğaldıkça hikayeler, resimler daha da fena sırıtıyor.
Böylece artık muktedirin yeni bir gaddarlık etmesine gerek kalmıyor; hikayeler onun yerine sokaktaki sisten askerleri olarak insanları sindiriyor. Sokaklardaki herkes, "mafya" denen muktedirin hikayelerini anlatırken sırıtkan adamlar yeniden ve yeniden doğuyor.

Mafyayı taklidimdir!
Erkekler, dışarıdaki hayatta "geyikleri avlamak" gibi bir rol sahibi olduklarından bin yıllardır, iktidarla, güçle, avcılar ve geyiklerle daha yüz yüzedir. Bu yüzden geyiği avlayana yakın durmayı bellemişlerdir. Giderek geyikleri avlayanlar gibi giyinmeye, öyle konuşmaya, onlar gibi davranmaya başlarlar. Özal döneminde erkeklerin giderek aynı biçime doğru evrildiğini hatırlıyor musunuz? Altın kravat düğmeleriyle bütün erkekler ANAP'lı gibi giyinmeye çalışıyordu. Muhtemelen bu hep böyleydi; Menderes zamanında Menderes gibi, Tayyip Erdoğan zamanında onun gibi, Hitler zamanında keza. Geyiğe kim yakınsa, kim en büyük silaha (!) sahipse onun gibi göründü erkekler. Bin yıldır bu böyle...
Şimdi de işte gözaltına alınırken sırıtanlar en büyük iktidar. Artık en büyük geyiği o sırıtkanlar avlıyorlar. Bunu gören erkekler ne yapıyorlar? Önce saçlarını o sırıtkanlar gibi kestirip sonra saçlarından dibe, daha içeride onlar gibi düşünüyorlar. Çünkü büyük geyikler avlamak için sırıtkanlar gibi olmak gerektiğini biliyorlar... Etlerine işlemiş bir refleks bu, kendilerine engel olamıyorlar!

Kadının etten bilgisi
Kadınların da bir içgüdüsü var tabii. Onlar da büyük geyikleri avlayan erkeklerden gebe kalmak istiyorlar. Artık camdan binalarda yaşayıp uçaklara binsek de, diş macunlarımız olsa da çift fuloridli, o etten bilgi idare edebiliyor kadınları. Onlar da bu kez o adamlara doğru bakmaya başlıyorlar. Eve en büyük et parçasını getirecek adamları seçiyorlar. Sırıtkanlar böylece döllüyor kadınları, çoğaltıyorlar çocuklarını...
O manşetler gördüğünüz adamlar, sırıttıkça daha büyük geyikleri avlayacaklar. Geyiklere sahip oldukça kadınlara da sahip olacaklar, çoğalacaklar... Bu, etin bilgisi çünkü.
İnsan beyninin içinde, beynin dibinde bir sürüngen beyni vardır. Şiirsel değil, bilimseldir söylediğim. Beslenmek, üremek, hayatta kalmak için gereken faaliyetleri bu sürüngen beyni yürütür. Bir de onu çevreleyen ve doğru ile yanlışı, güzel ile çirkini ayırt etmeye yarayan bir başka beyni vardır insanın; beynin insan kısmı. Vicdan, aşk, haksızlığa duyulan öfke, adalet hep orada oluşur. İnsanlık tarihi bu iki beyin arasındaki savaştır. En büyük geyiği avlamaya çalışmak sürüngenlikle, avdan uzak durmak insanlıkla ilgili bir seçimdir. Geyikleri avlayan sırıtkanlardan döl almamak da öyle...
Ama manşetler, şimdi, geyikleri ve insanlığı avlayan, sonra da sırıtan, sırıtıp duranların elinde. İnsan beyni manşetlerden anons edilen avcı hikayeleriyle sindirilmekte...

ecetem@hotmail.com








Taha AKYOL
Ramazan, İslam ve çağımız
TİBYAN Tefsiri 18. yüzyılda Ayintabi Mehmet E...
Çetin ALTAN
"Ramazan geldi hoş geldi, baklava tepsisi boş geldi"
RAMAZAN'ın ilk günü... Vaktiyle dönemlerinin ...
Melih AŞIK
AŞTİ'yi şikâyet...
Ersin Tufan Yalvaç, Ankara Otobüs Terminali'n...
Fikret BİLA
Çoğunluk azınlık
Türkiye Cumhuriyeti çoğunluk - azınlık hesabı...
Hasan CEMAL
Kemalizm deyince!
Kemalizm... Atatürkçülük... Atatürkçü düşünce...
Güneri CIVAOĞLU
Zana'nın koşusu
Leyla Zana'nın Avrupa Parlamentosu'ndaki konu...
Abbas GÜÇLÜ
KKTC üniversiteleri (2)
Türkiye gibi KKTC'de de eğitim yatırımları ak...
Hurşit GÜNEŞ
2005 hedefleri daha makul
Gerçekleşmeyi görmeden ne plan yapılabilir, n...
Sami KOHEN
Bu nasıl demokrasi?
AFGANİSTAN'da başkanlık için ilk kez seçimler...
Meliha OKUR
Gary Steven Browning bilmecesi
Kim bu adam? Adı: Gary Steven Browning. Kuze...
Faik ÖZTRAK
2005 dış ticaret tahminleri
Çarşamba günü 2005 yılı programının makroekon...
Hasan PULUR
Ölüm tarlasından yaşam tarlasına...
BİR zamanlar "Kilis"le "kaçakçılık" özdeşleşm...
Derya SAZAK
Günay'ı ihraç
CHP'li Ertuğrul Günay'ın Ankara İl Disiplin K...
Meral TAMER
KİT'leri bırak, çetelerden kurtulmaya bak
Sedat Peker'in tutuklanma - salıverilme - yen...
Ece TEMELKURAN
Geyikler ve adamlar
Günlerdir manşetlerde sırıtan, sırıtkan bir a...
Güngör URAS
Bugün 'Ramazan ayı' başlıyor
Ramazan ayı "Arabi/Hicri" takvimindeki 12 ayı...
M. Ali BİRAND
KÜRT VE ALEVİLERE AZINLIK GÖZÜYLE BAKTIK
AB ilerleme raporu ilk çıktığı gün doğru dür...

© 2004 Milliyet