|
Diplomaların piyasası Türkiye'de ne kadar?
İNSANI bayıltan 3 - 5 beylik plaktan bir tanesi de, kuşaktan kuşağa yüz yıldır ağızlardan düşmeyen ve her yamuklukla kepazeliğin nedenini, "eğitim eksikliğine" bağlayan tatava...
Bini aşkın ekmek fırınının sağlıklı bir üretimden yoksun olduğu mu çıktı ortaya; gerekçe hazır:
- Eğitim eksikliği...
Küçükçekmece Gölü'nün yeşil bir bataklığa dönüşmüşlüğü mü geldi gündeme; yine aynı gerekçe:
- Eğitim eksikliği...
Japonya'da 2 kişiye 1 gazete düşerken, Türkiye'de 20 kişiye mi 1 gazete düşüyor; gerekçe hep aynı:
- Eğitim eksikliği...
***
Şu sırada dünya üniversitelerinde, büyük paralar karşılığı okuyan Türk gençlerinin toplam sayısını bendeniz bilmiyorum.
Diyelim bir Harvard, bir Oxford, bir Heidelberg mezunu olarak döndüler Türkiye'ye; diplomalarını hangi piyasalarda ne kadar değerlendirebilecekler?
***
İç piyasada uluslararası düzeyde diplomaların yeterince değerlendirilememesi, bir "eğitim eksikliği" sorunu değil; bir yatırım eksikliği sorunu...
Aynı diploma sahipleri, Türkiye dışındaki piyasalarda acaba nasıl değerlendiriliyorlar?
Bunları inceleyip, iç piyasadaki durumla kıyaslamadan, etek dolusu para dökerek bir genci Harvard'da okutmanın amacı ve anlamı ne?
Sadece:
- Bizim çocuk Harvard mezunu, diye övünmek ve kendi branşıyla ilgisi bulunmayan bir alanda; örneğin bir okyanus uzmanıyken, tekstil endüstrisinde zor bela bulduğu bir iş karşılığı, kazandığı para da yetmeyince; kendisine destek olmayı sürdürmek mi?
Böylesi bir tutarsızlığın da nedeni, "eğitim eksikliği" mi?
***
Beylik plakları döndüre döndüre 2004 yılının sonunda gelinen yer; bayram tatillerinde trafik kazalarında ölenlerin sayısının 123'ten, 110'a, yahut 90'a düşmüş olması...
Andre Malraux'nun ünlü bir sözünü çağrıştıran çeşit çeşit ölümler...
"Bir hayat hiçbir şeydir, ama hiçbir şey de bir hayat değildir"...
Bizim atasözleri arasında bunun karşılığı; "ateş düştüğü yeri yakar".
Ya Irak'ta sürekli öldürülen şoför sayısı?..
***
Neden atletizm, futbol kadar; neden terzilik, yahut aşçılık, politika kadar; neden orkestra şefliği, yap - satçılık kadar ilgi çekmiyor?
Bunun da nedeni yine eğitim eksikliği mi; yoksa rant oranı çok daha yüksek olan kesimlerin ve o kesimlerle bütünleşmenin sağladığı "psiko - sosyolojik" bir kimlik billurlaşmasıyla, bir umut kapısı hayalinin daha çok mu ilgi çekmesi?
***
Türkiye'deki 450 bin erkek erkeğe kahvesinin sorunlara bulduğu kökten çözüm ise 2 tanedir:
1- Önce ahlakı düzeltmek gerek...
2- Sallandır 2 kişiyi, bak her şey nasıl düzelir...
Tarih bilincinden, hukuk bilincinden, ekonomik bilinçten yoksunluğun bir projeksiyonudur erkek erkeğe kahvelerinin kuşaktan kuşağa ileri sürdüğü o 2 çözüm...
***
Önce "ahlak"ın tanımlamasını yapmak gerekir. Kendi yaşamınla ilgili davranış, tutum ve uygulamalarının kimseye açıklayamadığın bölümü, açıklayabildiklerinden çok daha büyük ve yoğunsa; saydam ve objektif bir tutarlılığın rotasından hiç kaymadığın, yani "ahlaklı" olduğun söylenebilir mi?
Ve ayrıca da, ya ahlaksızlığın getirisi; saydam ve objektif bir tutarlılığın rotasını yeğlemişlerinkinden çok daha büyükse; kim neden ahlaklı olsun ki?
***
Son 200 yıl içinde de, az mı idam cezası uygulandı buralarda?..
Uygulandı da ne oldu; yolsuzluklar mı önlendi, rüşvetler mi, kapkaççılık mı, örgütlü suç çeteleri mi?
Temelde ekonomik tümörlerden uç veren toplumsal belalar; bir asayiş sorunu olarak değerlendirildiğinde, belaların belalarla valsi sürüp gider.
***
20 yıllık bir çalkantı döneminden geçilse de; en sonunda Türkiye de, küreselleşme sürecinin saydamlığı içinde, evrensel bir "yaşam kalitesi"nin albenili bir vitrini olacak...
O zamana kadar diplomalı gençler de, iç piyasalarda bir geçim kapısı aramak yerine; dünya piyasalarında aranan bir nitelik göstermeye yöneldiklerinde, ne şiş yanar, ne kebap...
Hayattan yararlanma tepinmelerine oranla, hayatı hak etme tutkusunun primi, ola ki çok daha göz kamaştırıcı...
Borç harç içinde havalı bir tatilci görüntüsüne ilmiklenmişlerle; Kolombiyalı Botero'nun, yahut Bill Gates'in yaşamlarını karşılaştırın bir de...
***
20. yüzyılın getirdiği en büyük artı, "var olanların" varlığının; "varlıklı olmaya" çalışanlarınkini çok aştığı...
Ne yazık ki üniversite diplomaları, çözümlemeye yetmiyor bu değişik şifreyi...
***
Boş verin, enseyi karartmayın. 21. yüzyılın dalgaları, genç kuşaklara da er geç öğretecek uzayda kulaç atmasını...
c.altan@prizma.net.tr
|
|