Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 08 Aralık 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Erkeklerin Kadın Albümü


Yağmur yağınca siyah beyaz oluyor kadınlar. Asfaltlara dökülüp kendi filmlerinin başrolünü oynuyorlar. Her kadın, şerefine bir roman yazılacak kadar güzel değildir belki. Ama her kadın, hayatını roman gibi yaşayacak kadar güzeldir muhakkak. Yağmurlar kadınlara bunu hatırlatırlar.
Sabahları kadınlar muhakkak rüyalarıyla yürür, kalabalıklarla karşılaşıncaya kadar rüyalarıyla konuşurlar. Neden kadınlar daha çok rüya görür sizce? Bence daha uyanık uykular uyurlar. Bence kadınlar kendilerini gördükleri rüyalarda, geceleri uykuda sağaltırlar. Hayaletler ve imler, simgeler ve yüzler... Uyanık bir dilin anlatamayacağı şeyleri anlatır kadınlara akılları geceleri. Kadınlar bu yüzden çok rüya görüp, sabahları mutlaka rüyalarını anlatırlar. Yağmurlu sabahlarda rüyalar ta öğlene kadar taze kalır, öğlene kadar kadınların yakasını bırakmazlar. Işığın buluttaki uykusu boyunca sürer bu rahiyalı, rehavetli haller.
* * *
Yağmurlarda kadınlara dokunmayınız. Yağmurlarda kadınların bir manolya hali vardır. Ele geçirilmiş, ellenmiş şiirler nasıl çürürse öyle olur kadınlar. Dokununca solan manolyalar gibi bir bakıma, bir bakıma eski, ince camdan, renkli likör kadehleri. Yağmurlarda kadınlara uzaktan bakınız. Uzaktan seviniz kadınları yağmurlar başladı mı. Nasılsa bakışın da bir ağırlığı vardır. Müsterih olunuz, kadınlar omuzlarında, boyunlarında ve bileklerinde bakışlarınızın o tüy ağırlığını hissedebilirler.
Saçları biraz dağılacaktır muhakkak. Yanakları yelden biraz kızaracak, parmakları soğuktan biraz incelecektir. Muhakkak yüzükleri, kış gelince, parmaklarına biraz bol gelecektir. Bu yağmurlu havaları kadınların bir parça olsun Sibirya zümrüdünü andırır. İlk bakışta siyahîdir Sibirya zümrüdü; ışığa tutunca yeşil, derin bir yeşil olduğu anlaşılır. Hangi ışığa tutulmasını gerektiğini de zümrütten anlayan adamlar bilecektir muhakkak. Onun nereden bilineceği ise henüz bilinmemektedir.
* * *
Bu kış muhtemelen çıt pıt kapanan küçük cüzdanları olacak bu kadınların. Çantalarının içine ellerine sokup, parmaklarının uçlarındaki duyargalarla o küçük cüzdanları arayacaklardır. Sonra iki parmaklarıyla açıp cüzdanı para bırakacaklardır masaya, kahve fincanının kenarına. Sonra biraz pozlarının hakkını vererek giyeceklerdir mantolarını. Bir cafe'nin kapısını açıp, rüzgâr yüzlerine vurunca gözlerini kırpıştıracaklardır. Kapatıp iki yakalarını boyunlarında, gömüp ağızlarını yakaların yuvasına ağır adımlarla sokağın ötesinde kaybolacaklardır gözden. Anları kalacaktır bu kadınların sizde. Buğulanmış bir taksinin camında dalmış gözleri, yürürken geriye dönüp kızarmış burunlarıyla gülümseyişleri, yağmur başlayınca başlarını önüne eğip su birikintilerine böle böle koşmaları, ellerini kazak kolları içinde çocuk gibi kaybetmeleri, eteklerinden çıkan bir iplik ucuyla uzun uzun oynamaları ve onları, bunları, şunları. Aklınızda tutacaksınız kadınların yağmurlu pozlarını...
Bu kış da böyle olacak. Tanımadığınız birçok kadından aklınızda birçok fotoğraf kalacak. Her adamın aklında bir fotoğraf arşivi yok mudur? Her erkeğin kafasında tanınmayan binlerce kadının binlerce pozu...
Yağmurlar başladığına göre yeniden, yeni fotoğraflar eklemek için açılacak erkek aklının arşivi.

ecetem@hotmail.com








Taha AKYOL
Avrupa ve siyasi ahlak
AVRUPA Birliği Türkiye'nin önüne yeni zorlukl...
Çetin ALTAN
Duygusal bir kaseden içilen "zaman"ın tadı...
CUMARTESİ günkü Sabah'ta Ali Kırca; bendeniz ...
Melih AŞIK
Sarıgül garantisi
Gazeteci arkadaşımız Barış Yarkadaş'ın "Hepsi...
Fikret BİLA
Acil durum...
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet A...
Hasan CEMAL
Tarihi ahmaklık!
Bilgi Üniversitesi'nde, Kürşat Bumin'in dünkü...
Güneri CIVAOĞLU
Damlalıkla zehir
AB Kurucu Anlaşması'nın 49. maddesi, "sadece ...
Can DÜNDAR
Kavgalı iki eski dost gibi...
Delikanlı, arkadaşını eve götürmüş.
Abbas GÜÇLÜ
Kariyer planlaması
Gençlerin en önemli sorunlarından biri de kar...
Hurşit GÜNEŞ
Bonoya stopaj mı gelmeli, beyanname mi?
Son günlerde en çok tartışılan konulardan bir...
Nail GÜRELİ
Kütahya'da pahalıya gelen ucuzluk
Yalnız Kütahya'da değil, her yerde böyledir; ...
Sami KOHEN
Rusya'ya sıcak, Batı'ya soğuk...
RUSYA Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ankara...
Hasan PULUR
"17 Aralık"a kadar Avrupa yok!
İNSAN kendi yazısına sansür koyar mı?
Meral TAMER
Emekliliği tabana yayabilmek
Bir yanda Prof. Çağlar Keyder ve Prof. Ayşe B...
Ece TEMELKURAN
Erkeklerin Kadın Albümü
Yağmur yağınca siyah beyaz oluyor kadınlar. A...
Yaman TÖRÜNER
Rekabet Kurumu Roche'u akladı
İsviçreli Roche dünyanın en büyük ilaç şirket...
Osman ULAGAY
Ekonomide fren mi, gaz mı, yavaşlama mı?
Türkiye ekonomisinin 2004 yılını parlak bir b...
Güngör URAS
Kamu bankalarını bono besliyor
İki kamu bankamızda (Ziraat ve Halk bankaları...
M. Ali BİRAND
Brüksel'de Türkiye alkışlandı...
Yıllardan beri Avrupa Parlamentosuna gidip ge...

© 2004 Milliyet