Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 15 Aralık 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Devlet de yenildi, Özhan Bey de!


Ali Sami Yen'deki Galatasaray - Fenerbahçe derbisi, tüyler ürperten manzaralarla başladı.
Cihat Aktaş'ın ölümünden sonra futbol alemi ile devletin üst üste toplantılar yaparak aldıkları kararların çöpe atıldığına, ciddiye alınmadığına, uygulanmadığına tanık olduk.
Hakem ve futbolcular sahada yerini almış, Cem Papila alınan kararlara uyarak tribünlere bakıyor, merdivenlerin insanlarla dolu olduğuna karar veriyor ve talimatın gereğini yerine getirip maçı başlatmıyor...
Anonslar, anonslar...
Merdivenleri boşaltma çağrıları...
Hayır herkes sağır... Kimse duymuyor. Kapalı tribün üst katında hiç kimse umursamıyor. Merdivenlere yığılanlar kıpırdamıyorlar.
Resmen bir restleşme bu...
Bedava biletle içeri buyur edilip yığılan insanlar kulübü de, federasyonu da, polisi de yok sayıyorlar. Kendi istedikleri biçimde kendi varlıklarını ibreti alem için ortaya koyuyorlar...
Vali Bey yok... Maça gelmemiş... Ama devlet orada... Devletin emniyet müdürü orada... Devletin polisi orada... Devletin oradaki polisi de yapılan anonsları umursamıyor.

Teslimiyet
Spor alanlarında şiddeti önleme yasası çıkardı bu devlet, göstermelik uygulamaların ötesine geçemedi.
Futbolda tribün terörünün önlenmesi için acil toplantılar yapıldı, hiç kimseye, hiçbir gruba bedava bilet verilmeyeceği, tribünlerde biletsiz kalabalıkların oluşturulmayacağı açıklandı, merdivenlerin boşaltılacağı ve boşaltılmadığı takdirde maçın başlamayacağı karar altına alındı, bizzat federasyon başkanı tarafından çiğnendi.
Yüksel Okçuoğlu'nun başkan Bıçakcı'nın işaretiyle maçı başlatması, devletin o biletsiz kalabalığa teslim oluşu demekti.
Öyle oldu... Devlet teslim oldu.
Galatasaray Başkanı - fair play ödüllü - Özhan Canaydın, kılı kıpırdamadan izledi olanları... Bıçakcı iyi niyet ortamında maçı başlattığını açıkladı...
Teslimiyet, bir yığın mazeretle süslendi....
İlkeler, kurallar ve kararlar dibinden delindi.
Bu samimiyetsizlik ortamında Aziz Yıldırım itiraz etmekte, isyan etmekte sonuna kadar haklı. "Uygulamayacağınız kararları almayın. Bundan sonra da uygulayamayacaksınız" biçimindeki öfkesine tümüyle katılıyorum.

Tebrikler !
Yine de ona büyük bir sorumluluk düşüyor.
Kendi taraftarlarını da karşısına alarak bedava bilet uygulamasını en radikal biçimde ortadan kaldıran kararlılığını asla bozmasın... Şükrü Saracoğlu stadında bedava bilet alarak, o biletlerin bir kısmını satıp rant sağlayarak yerleşmiş grupları dışarıda bıraksın. Parayı bastıran, bedelini ödeyen seyretsin artık futbolu.
Bakın iyi bir örnek var... Ali Sami Yen'deki Fenerbahçe seyircisi, Biletix'ten tek tek parasını ödeyerek biletini aldı, hiç hır - gür çıkmadı. Vandalizm uygulanmadı. Tahribat, kırıp dökme yoktu... Neden ? Çünkü o çocuklar gerçek futbolseverlerdi... Gerçek taraftarlardı... Bedelini ödediler, maçı seyrettiler, ve efendi gibi evlerine döndüler. Bedava bilet, otobüs organizasyonuyla kitlesel bir örgüt olmadıkları için maçı maç olarak izlediler, hepsi bu!
Ali Sami Yen'de lideri deviren Galatasaray'ı futbolu için alkışlarla övebilir, takdir ederiz...
Ama Galatasaray saha dışındaki ev sahipliği sınavlarının tümünden çakmıştır.
Siz de kaybettiniz Özhan Bey...
Tebrikler(!)

Adam ol Sabri!

Derbi'den sonra yazdığımı yine tekrarlayayım... Sabri Sarıoğlu sadece Galatasaray'ın değil, sahadaki tüm oyuncuların en iyisiydi...
Cihan'la yardımlaşarak sağ kanadı kapatmasını, karşılarında oynayan Tuncay'ı oyundan düşürmelerini hayranlıkla izledim. Topla buluştuğu zaman adam eksiltmeleri, gollük ortalar yapması, içeri girip üst üste tehlikeli şutlar atması beni adeta büyüledi...
Bravo Sabri... Belçika'ya yenildikleri Ümit maçında Türk futbolunun gerçek bir lider kazanmakta olduğunu görmüştüm... Sabri - takımdaki başarısı ve kıdemi arttıkça - genç ve usta bir lider olarak Türk futboluna uzun yıllar hizmet edecekti.
Doğal olarak bunlar benim oyun sırasındaki gözlemlerim.
Gözle gördüğümün dışında da bazı gerçekler var...

Ağzın güzelleşsin
Üzülerek öğrendim ki Sabri Sarıoğlu, kendisinden kıdemli, yaşça büyük, 80 - 90 kez milli formayı giymiş Fenerbahçeli ağabeylerine ağıza alınmayacak küfürler ediyormuş... Ağzından çıkan küfürleri tekrarlayamıyorlarmış karşısındaki futbolcular...
Futbolda yıldız olmak Tanrı vergisi, emek, çalışma ve şans işidir... Bunu biliyorum. Sabri'de hepsi var. O şimdiden bir yıldız...
Ama ayakları kadar ağzını da güzelleştirmeli Sabri... Adam olmalı. Adam olmak o kadar zor değil. Önündeki iyi örneklere bakarsa, ağzını ve davranışlarını düzeltebilir.
Elbette Sabri'yi böyle çirkin davranışlara iten ortam da önemli. Fatih Terim'den Hagi'ye kadar - tüm başarılarına rağmen - öfkeli, kibirli, agresif davranan ve sırası geldiğinde karşısındakini aşağılayan öylesine ters örnekler var ki!..

Hangi Alex kazandı!

Fenerbahçe - Manchester United karşılaşması, Tuncay'ın parmak ısırtan becerilerle attığı üç muhteşem golle futbol tarihimize parlak bir sayfa olarak yazıldı.
Elbette maçın Şampiyonlar Ligi ya da UEFA açısından hiçbir önemi yoktu, ama yine de büyük bir başarıydı...
Alex de Souza ve arkadaşları seyirciye gönüllerince izleyecekleri bir maç armağan ettiler, kazandılar.
Aslında öteki Alex de (Ferguson) kazandı o gece...
Hiçbiri süperstar olmayan - çoğu ikinci sınıf - adamları yıllardan beri toplayıp birinci sınıf takımlar kuruyor Manchester United'da! Futbolcularının önemli bir bölümü sıradanlığı aşıp süperstarlık mertebesine erişiyor...
Göreceğiz, o gece Şükrü Saracoğlu'na çıkan gençlerin önümüzdeki yıl hangi çizgilere yükseleceğine hep birlikte tanık olacağız...

agokce@milliyet.com.tr




SPOR
Yaşam, futboldan daha önemlidir
Aksu noktayı koydu
Başkanın emridir!
Hagi lider arıyor
Nikahsız Yattara
Vakıf sildi, süpürdü: 3-0
Haber turu...
Devlet de yenildi, Özhan Bey de!
At yarışları
Kartal zirveyi sevdi: 93-74
Orlando'yu güneş çarptı!





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Atilla GÖKÇE
Devlet de yenildi, Özhan Bey de!
Ali Sami Yen'deki Galatasaray - Fenerbahçe de...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 İstatisliklerle lig
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2004 Milliyet