Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 30 Aralık 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bir dünya masalı (2)


Dünden devam...
Şimdi 100 bin yıl süren buzul çağının ardından 10 bin yıllık "ılıman ara" sürecindeyiz. Yarısını da aştık.
İkinci 100 bin yıllık buzul çağı yaklaşıyor. Anlatayım... Dünya iki kez kıyamet yaşadı, 213 milyon yıl önce muhteşem bir dönem başladı. Jurassic dönemi... Dinozorları ile 213 milyon yıl sonra Spielberg'e 100 milyonlarca dolar kazandıracak süreçti bu... Çeşit çeşit böcekler, çiçekli bitkiler, modern memeliler ortaya çıkarken, yüz binlerce senede bir görülen bir darbe daha geldi.

2. göktaşı Meksika'yı vurdu
10 kilometre çapında olduğu sanılan bir asteroid, şimdiki Meksika'nın Yucatan Körfezi dolaylarına çarptı. Tarifi olanaksız çarpma, buharlaşan kayalar, şok dalgalarıyla dünyanın diğer tarafında harekete geçen volkanlar, havalanan toz ve kil tabakasıyla kaplanıveren atmosfer, kararan - soğuyan dünya...
Sonuç: Güzelim dinozorların sonu...
Günümüze 66 milyon yıl kala memeliler, çeşit çeşit bitkiler, ilk atlar, Moby Dick'in ataları, film değil, yaşam sahnesindeydiler.
Oligocene, Miocene, Pliocene dönemleri birbirini takip etti. Kimler geldi, kimler geçti; ne memeliler, ne primatlar, ne hominidisler, ne homohabilisler... Ve gelindi 1 milyon 800 bin yıl öncesine, dördüncü jeolojik devre...
Dünyanın Güneş'e göre astronomik pozisyonunun değişmesiyle korkunç bir buzul çağı dönemi başlamıştı. Buzullar, Avrupa'nın, Asya'nın ve Kuzey Amerika'nın büyük bir kısmını kaplamıştı. Yıllık sıcaklık ortalamaları sıfır derecenin çok altlarındaydı. Ara sıra ılık dönemler de olmuyor değildi; ama buzul dönemleri 100 bin yıl sürüyorsa, ılık dönemler sadece 10 bin yılcık sürüyordu.
Pleistocene döneminde artık ilkel insan da ortaya çıkmıştı. Henüz modern değildi. Daha Kazıklı Voyvoda'lara, toplama kampları fırınlarında yakmalara, kimyasal - biyolojik ve nükleer silahlara on binlerce yıl vardı.
Günümüze 10 bin yıl kala, son buzul dönemi bitip ılık Holocene başladığında, yeryüzü asteroidden beter bir belayla, insanın evrimleşmişi ile tanıştı: Homosapiens.

Ve işte medeniyet
Ve medeniyet başladı. Gerisini biliyorsunuz. İki buzul dönemi arasındaki 10 bin yıllık kısacık ılık dönemin sonlarındayız. Havalar gene sapıtmaya, buzullar gene oynamaya başladı. 100 bin yıllık buzul çağına, yok oluşa yaklaşıyoruz.
Ömrünüz, şu anda "küresel ısınma var" diye dövünürken, ardından mutlaka gelecek uzun buzul çağını görmeye, şu bir derecelik ısınmanın kıymetini anlamaya, ondan korkmamaya yetmez.
Belki şu anda bunaltan hayat pahalılığından, dönüp duran dolaplardan, aslında milyarlarca yıldır yaşamaya uygun yegâne minicik, mikroskobik koşullarda ve zaman dilimciğinde olduğumuzu yani bu müthiş şansı anlamaya da yetmez.
Kıtalar yükselmeye, hareket etmeye, dünyanın dikey aksı, Güneş'in etrafındaki yörüngesini değiştirmeye devam edecek. Kaçınılmaz olarak ekinoks - yani güneş ışınlarının ekvatora dik olarak geldiği, gece ile gündüzün eşit olduğu tarihler yine değişecek, Fikret Kızılok'un ölümü artık bir ekinoks gecesine denk gelmeyecek.
İçinde bulunduğumuz ılık dönemden on misli daha uzun sürecek bir buzul çağı daha mutlaka gelecek.
Belki Hasan Dağı patlayacak, belki yıldızlı bir gecede komşunun bahçesine üzerine Küçük Prensi'yle bir asteroid düşüverecek.
Dinozorlara bile yar olmamış yeryüzünde, bizim de neslimiz tükenip gidiverecek, fosillerimiz bulunacak kuruttuğumuz nehir yataklarında, Mars çiçeği tarlalarında.
.....
Merhaba sizlere
Bir gün duracak dünyamızdan
Bugün de çarpan yüreklere
Doğan güneşe, yıldızlı gecelere
Şu minicik zaman diliminde
Hâlâ gönderebilirken
Sevgiler hepinize...
.....
Not: Bu yazı Eylül 2003'te bu köşede yayımlandı.
Kaynak: Düş Hekimi. Dr. Yalçın Ergir, Çınar Yayınları, 2002.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Osmanlı ve Bizans
TARİHE bakışımız da değişiyor, daha doğrusu z...
Çetin ALTAN
Geceleri yüz binlerce pencere ışığı...
GECELERİ Boğaz köprülerinden geçerken; dağlar...
Melih AŞIK
Şartlar şurtlar...
İstanbul Barosu Başkanı Kazım Kolcuoğlu, dün ...
Fikret BİLA
KKTC ve Talat
Başbakan Mehmet Ali Talat, "KKTC'nin bağımsız...
Hasan CEMAL
Hem Azeri, hem Kürt hem Türk olmak!
Bir kez daha gördüm, milliyetçilik eleştirisi...
Güneri CIVAOĞLU
Bir dünya masalı (2)
Dünden devam...
Can DÜNDAR
Mutsuz üvey evlat: Aydın
Hülya Avşar, Şengül Balıksırtı'na "Hiç mutlu ...
Hurşit GÜNEŞ
İşsiz babası Tayyip!
2001 yılında çok ciddi bir mali krizle karşı ...
Doğan HEPER
Önce imaj, sonra yine imaj
TV'de Cafe Plaza'yı izliyorum.
Sami KOHEN
Turistler olmasaydı?
MERAK ediyoruz, acaba Güney Asya'daki tsunami...
Derya SAZAK
Kıyamet sonrası
Güney Asya'daki deprem ve tsunami felaketinin...
Meral TAMER
Teşekkürler 2004! Türkiye'nin önünü açtın
Ne yıldı ama!
Yaman TÖRÜNER
Yaşasın Yeni Türk Lirası
1 Ocak günü Yeni Türk Lirası (YTL) piyasada. ...
Güngör URAS
Dolar kaybettirse de halkımız vazgeçmiyor
Halkımızın bankalardaki "döviz hesaplarındaki...
M. Ali BİRAND
Türkiye şanslı bir ülke...
Dikkat edecek olursanız, bulunduğumuz bölgede...

© 2004 Milliyet