Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 14 Ocak 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Tahsin Paşa Yalısı'nın emektarı batık patronlardan yıldı...

Yunus Akça, 77 yaşında bir bahçıvan. Dile kolay tam çeyrek asır ünlü Tahsin Paşa Yalısı'nda çalıştı. Yalıda yaşayan Ilıcak Ailesi'ne 15 yıl, Erol Aksoy'a ise 10 yıl hizmet verdi. Son patronu Erol Aksoy'un devlete olan borcu nedeniyle yalı satılınca Akça da işsiz kaldı. Kendisine iş bulunması için TMSF'nin peşine düştü. Bir başka 'batık patron' Uzanlar'a ait bir cep sinemasına yerleştirildi. Yakında burası da satılacak. Akça'nın nerede çalışacağı meçhul. Tek isteği, 'dürüst' bir patron...

KADİFE ŞAHİN

Toprakla uğraşan herkes gibi sakin ve huzurlu biri Yunus Akça. 77 yaşındaki bahçıvan, bu yaşında başına gelenlere isyan etmemeyi de topraktan öğrenmiş belli ki... Bizi ona götüren sebep, devletin başına sayısız yük bırakan batık banka patronlarından birinin bahçıvanı olması.
İktisat Bankası'nı batıran Erol Aksoy'un Kemal Ilıcak'tan satın aldığı Tahsin Bey Yalısı'nın açık artırma sonucu satılması Ilıcaklar'dan bu yana yalının bahçıvanlığını yapan Akça'nın işsiz kalmasına sebep oldu.
Yalı satılınca ortada kalan 77 yaşındaki emekli bahçıvan, önce şansını yalının yeni sahipleri Suzan Sabancı Dinçer ve eşi Haluk Dinçer'den haber bekleyerek denedi. Suzan Hanım için "Çok cana yakın, güleç yüzlü bir hanımdı" diyen Akça, yalının yeni sahiplerinden haber çıkmayınca, bizzat konuşmaya karar veriyor. Haluk Bey kendisini kabul ediyor. Ancak kendi bahçıvanları olduğu için teşekkür ediyor.

TMSF'ye başvurdu
"Ben çalışmak zorundayım çünkü İstanbul'da çalışmadan geçinmek zor" diyen Akça, pes etmeyip durumunu Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na iletti. 24 yıldır bahçıvanlık yapan Akça'ya uygun bir iş arandı. Yine TMSF'nin başka bir batık banka patronundan yönetimini devraldığı İstanbulspor'un çimlerine bakması uygun görüldü.
Ancak, her ne olmuşsa Akça, İstanbulspor'da işe başlayamadı. Şimdi, yine bir batık patronu olan Uzanlar'dan devlete geçen ve ilerde satışa çıkarılacak olan cep sinemasında çalışıyor.
Sinema satılınca Akça, yine işsiz kalır mı yoksa TMSF kendisine yine uygun bir iş arar mı belli değil. Ancak belli olan bir şey var, o da "Beynimde çalışmamak diye bir şey yok. Ya ben işin önünde biteceğim ya da iş bitecek" diyen Akça'nın öyle kolay kolay işsizliğe boyun eğmeyeceği.
İşsizliği aklından bile geçirmeyen Akça, bahçıvanlığa Tahsin Bey Yalısı'nın Erol Aksoy'dan önceki sahipleri Kemal ve Nazlı Ilıcak'ın yanında çalışmaya başlayarak öğrenmiş.

15 yıl Ilıcaklar'la çalıştı
"15 yıl Ilıcaklar ile birlikte çalıştım. Bahçıvanlığı onların bahçıvanı Hamido'dan öğrendim" diyor Akça.
'Hamido' ismi bize ister istemez Kemal Sunal'ın filmlerindeki 'ağa' karakterlerini hatırlattı. Gerçek yaşamda da bu tür lakapların olabileceği düşüncesinden uzak bir merakla, Hamido'nun bahçıvanın gerçek adı olup olmadığını sorduk.
Meğer Hamido, gerçek adı Keleş Mutlu olan Malatyalı bir Kürt'müş. Akça bahçıvanlığı şimdi de Ilıcaklar'ın bahçıvanlığını yapan Hamido'dan öğrenmiş.
Hamido'dan memnun olan Akça, Ilıcaklar yalıyı Erol Aksoy'a satınca onlarla gitmiş ama Akça yalının bahçıvanlığını yapmaya devam etmiş.

'Göre göre alıştık'
Akça'yla sohbette sözü biraz da yalının sahiplerine getiriyoruz. Her iki ailenin de kendisine çok iyi davrandıklarını söylüyor. Ama Kemal Ilıcak'ın Erol Aksoy'dan daha sıcak olduğunu da anlatıyor.
'Peki', diyorum 'Bankanın batmasından sonra yalıya devlet tarafından el konulmasına üzülmedin mi? Bankalarını kötü kullanan patronların bankaları batırmalarına kızmadın mı? Bunca zararın devletin üstüne kalmasına isyan etmedin mi?' Yanıtı, toplumdaki genel tavrı özetler nitelikte.
"İnsan göre göre alışıyor."
Peki, ya adalet? Adalet yerini bulacak mı?
Bu soruya verdiği yanıt da TMSF Başkanı Ahmet Ertürk'ün toplumun ahlaki bozulma ile birlikte banka batışlarını hak ettiği yönündeki sözlerini destekliyor: "Onu ben bilmem. Allah'ın işine karışılmaz."

'Ailesi yalıya 24 yıl gelmemiş'
Akça'nın yalıya olan sevgisi sahiplerine duyduğu sevgiden daha fazla. Yalıyı çok sevdiğini, evi gibi gördüğünü söylüyor. İstanbul'un karmaşası içinde günde altı kez otobüs değiştirerek işine giden Akça, en çok da yalının denize sıfır olmasından hoşlanıyor.
"İstanbul içinde hiç öyle düzenli bir yer yok. Denize sıfır. Kıyıya oturdun mu bütün derdini unutursun."
Tahsin Bey Yalısı'nda 24 yıl çalışan Akça'nın ailesinden hiç kimse kendisini ziyarete gelmemiş. Eşi bile nasıl bir yerde çalıştığını görmemiş. 'Neden?' diyorum, yanıtı büyük şehirlerde birarada yaşayan farklı dünyaların birleşmezliğini vurguluyor.

'Ilıcak babam gibiydi'
Akça'nın buruk bahçıvanlık öyküsü, 77 yıllık yaşamının kırıklıklarını da içeriyor. Sinop'un Gerze ilçesinde doğan Akça, okuma yazma bilmiyor. Askerde de öğrenme şansı olmamış. Subaylara yemek pişirdiği için öyle bir şansı yakalayamamış. Kardeşlerini, ailesini sorduğumuzda kardeşlerinden birinin öğretmen olduğunu öğreniyoruz. Akça, buna rağmen okuma yazma öğrenememiş. Şans saydığı tek şey Ilıcaklar'ın yanında çalışması olmuş. Kemal Ilıcak için "O benim babam gibiydi. Öldüğünde ağladım" diyor. Ilıcak Ailesi'nin kendisine sigorta yaptığını ve onlarla çalıştığı dönemde emekli olduğunu anlatıyor.


BUSINESS
 Tekstil kotalarının kalkması umuttu, kâbusa dönüştü
 Editörden
 PerakendeniN Ritmİ
 Tahsin Paşa Yalısı'nın emektarı batık patronlardan yıldı...
 Egzost sesi bile özel geliştirilmiş
 Profesyoneller için cüzdan ve vicdan sorunu
 Gizli, saklı, evinin altı!
 2005 yılında beyana tabi olan ve olmayan gelirler
 Medya planlama ajansları reklamcılığa soyunuyor
 Mecburen tavşancı oldu
 Domatesin kilosu altından pahalıymış!
 'Yüzbinlerce araç trafikten men edilebilir'
 Bu filmin sonunu görmemiştik
 Ülker'de teknoloji birinci lige çıkıyor
 Arden Saat'i İsviçre'de üretip Avrupa'ya satacak
 Mutfakta işadamı var
 Bu bara gelen içmeden 'güzelleşiyor'!





© 2004 Milliyet