|
Okullarımız reklam panosu o - la - maz!
Fransız hükümeti, sağlıklı bir genç nesil için okul kantinlerinde şekerli meşrubat ve abur - cuburu yasaklarken, bizimkilerin şu yaptığına bakın!
Bir bu eksikti. Daha doğrusu şöyle diyeyim: İlk ve orta öğretim kurumlarımızın tek eksiği reklam panolarıydı!
Milli Eğitim Bakanlığı Erkek Teknik Öğretim Müdürü Hüseyin Acır sağolsun, okullarımızın bu eksiğini(!) gidermek üzere Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü'ne (MEGM) başvurmuş ve...
Aslında okullara ait bina ve tesislerin dış cephelerine, çatılarına ve bahçe duvarlarına reklam alınması yasayla yasaklanmış. Ama Acır'ın başvurusu üzerine derhal bir yan yol bulunmuş. Yasada "okul müdürlükleri reklam alamaz" deniyor, ama "okul aile birlikleri reklam alamaz" diye bir ibare yok!
Milli Eğitim Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı işi şöyle tatlıya bağlamışlar: Okul binalarının dış cepheleri, çatıları ve bahçe duvarları, okul aile birlikleri tarafından kiraya verilebilir. Devamı bendenizden: Elde edilen gelir, aile birlikleriyle okul müdürlükleri arasında kırışılır! Pardon yanlış oldu. Tabii ki "okulun ve öğrencilerin acil ihtiyaçları için harcanır..." Amaç budur, ama sonucun ne olacağı da malumdur!
Başbakanlığa reklam
Karara şiddetle itiraz eden Eğitim - Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer'in gayet yerinde bir önerisi var: "Okulların yerine Milli Eğitim Bakanlığı, Başbakanlık ve Maliye Bakanlığı'nın duvarlarına reklam alınsın!"
Evet, neden olmasın? Dünyada başbakanlık ve bakanlık binalarının dış cephelerine reklam alan ilk ülke olma şerefine nail oluruz herhalde!
Çocukları reklam aracı olarak kullanmanın suç olduğunu hatırlatan Dinçer'e göre bu karar, "piyasa mantığının eğitime egemen kılınması anlayışının nerelere vardığını göstermesi açısından çok tehlikeli bir yaklaşım. AKP hükümetinin tüccar zihniyetini de gayet net biçimde gözler önüne seriyor."
Fransız öğrenciler
Okulların yarı yıl tatilinden kar tatiline geçiş yaptığı karlara gömülmüş İstanbulumuzda TV kanalları arasında dolaşırken, önceki hafta yine karlar altındaki Davos'ta Fransa Sağlık Bakanı Philippe Douste - Blazy'ın şu sözlerini içim sızlayarak hatırladım:
"Bugün artık sağlığın geldiği nokta, hastalıkların tedavisi değil, insanların en sağlıklı şekilde yaşayabilmelerini sağlamaktır. Hükümetlere de bu yönde görev ve sorumluluk düşmektedir. Örneğin biz, çocuklar arasında obesitenin arttığını dikkate alarak, okul kantinlerinde ve otomatlarda; yüksek oranda şeker içeren kola ve benzeri şekerli meşrubatla, çikolata ve cips gibi şekerli - yağlı - tuzlu abur cuburun satışını yasakladık."
TV'de reklama sınır
"Bakanlığımızca hazırlanan ve Meclis'te kabul edilerek yılbaşından itibaren yürürlüğe giren yasa, okul kantinlerinde yasakladığımız yiyeceklerin televizyon reklamları için de kısıtlayıcı önlemler getirmiş bulunuyor. Mesela bu tür reklamları veren firma, her reklam spotu için TV kanalına ödediği paranın % 1.5'u kadar bir ödemeyi de Sağlık Bakanlığı'na yapmak zorunda. Ayrıca şekerli meşrubat, cips gibi abur cubur reklamlarını yayınlayan her TV kanalı, reklam spotuna eşdeğer süre ve eşdeğer zaman diliminde sağlık araçları ve yöntemleriyle ilgili bilgilendirici yayın yapmak zorunda."
Alkol ve sigara gibi
Fransa'da bu yasanın yürürlüğe girdiği sıralarda, şekerleme ve şekerli içecek paketlerinin üzerine, alkol ve sigarada olduğu gibi "sağlığa zararlı" ibaresi koyulması da planlanıyordu. Acaba onun sonucu ne oldu?
Okul duvarlarına reklam almak gibi tüccar zihniyetli cin fikirler yerine, sağlıklı genç nesiller yetiştirmek üzere reklamlara sınırlama getirmeye ne dersiniz sayın bakanlar?
Bu soruların muhatabı, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'dır. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan da yanıt gelirse sevinirim.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|