Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 10 Şubat 2005 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Köktendinciliğin ilacı AB üyeliği


Genelkurmay Başkanı Org. Özkök ile , Fransız Meclis Başkanı arasındaki görüşmede köktendinci akımların da gündeme geldiği anlaşılıyor.
Aynı konuya birkaç defa değinmiştim.
Dünya'daki son gelişmeler, özellikle 11 Eylül olaylarından sonraki dönemi göz önüne alın. İslamcılığın Uluslararası camiada nasıl tepki gördüğünü hesaba katın ve ardından da Türkiye'deki gelişmelere bakın. İşte böyle bir ortamda, Türkiye Avrupa ile müzakerelere oturuyor. Müzakerelere oturmak demek, üzerimize Tam Üyelik kadar büyük bir yükün veya sorumluluğun alınması demektir. Müzakerelerde, ne gerekçeyle olursa olsun, bir kesinti ile karşılaşılmasının, siyasi ve ekonomik etkileri son derece sert şekilde hissedilecektir.
Demek istediğim, Türkiye, AB ile müzakere masasına oturduktan sonra, kolay kolay kalkamayacaktır. İşin zor yanı, Avrupada Türkiye müzakerelerini geciktirmek için bahane arayanların çok olmasıdır. Yani Türkiye görüşmeleri kesme, "bırakın giderim haa.." türünden sert çıkışlar yapma lüksüne de sahip değildir. Müzakerelerin kesilmesi, ülkenin ekonomisine büyük zararlar getireceği için, Türkiye bundan böyle, Avrupa ile iyi geçinmek zorundadır.
Dönüşü olmayan bir yola girilmiştir.
İşte böyle bir ortamda, köktendinci hareketleri bir yana bırakın, hükümetin türban konusu başta olmak üzere, kuşku yaratacak adımlar atması dahi imkansızdır. Atıldığı anda, tepki öncelikle Brüksel'den gelecektir.Unutmamak gerekir ki, Türkiye özellikle dini hareketler açısından gözetim altındadır.

* * *

İLK DEFA BİR RUM LİDER ANKARA' DA...
Kıbrıs Rum Bölgesinin muhalefet lideri Nikos Anastasiadis Türkiye'de bir dizi görüşme yapmak üzere Ankara'ya geldi.
Şimdiye kadar böyle bir ziyaret olmadı. Türkiye bugüne kadar, hiçbir Rum lideri resmen Ankara'ya davet etmedi. Başbakan düzeyinde, basının önünde görüşme yapmadı. Bu durum, Türkiye'nin yeni bir yaklaşıma girdiğinin en belirgin işaretidir.
Tahmin edebileceğiniz gibi, Anastasiyadis'in bu ziyareti Rum yönetiminde eleştirilere neden oluyor. Bazı çevreler tarafından ihanete kadar götürülen suçlamalarla karşı karşıya kaldı.
Eminim hatırlayacaksınız, M.Ali Talat bir dönem, Güney Kıbrıs siyasi liderleriyle temaslar yapmış, hatta hükümet yetkilileriyle görüşmüş ve bizim tarafımızdan "vatan haini" damgası yemişti. Zaman geçtikçe, Talat'ın bu temasları yapmasının çok doğal olduğunu kabul etmiştik. Eminim, Kıbrıs Rumları da ilerde anlayacaklardır.
Biz bu temasların çok önemli olduğuna inananlardanız.
Avrupa ile müzakerelere başlayacak olan Türkiye'nin artık tutumunu esnekleştirmesi ve diyalog kurmak isteyenlerle çekinmeden konuşulması, son derece yerindedir.
Anastasiyadis, diyalog kurulabilecek kişilerin başında gelmektedir. Bir çözüm bulunabilmesi için hangi noktalara dikkat edilmesi gerektiği konusunda Türkiye'ye önemli ipuçları verebilecektir.
Türkiye artık Kıbrıs konusunda yeni bir tutum saptamalıdır. Referandum öncesinde kalınmaması ve kalıcı bir çözüm için yeni adımlar atılması bu ülkenin çıkarınadır.
Erdoğan, Kıbrıs konusunda bugüne kadar kimsenin göstermediği cesareti göstermiş bir lider olarak, bundan sonra da gelişmelere farklı bakmalıdır.
Kıbrıs artık Avrupa ile ilişkilerde engel değildir. Eğer biz hatalı adımlar atarsak yine eskiye dönülür ve yine engel durumuna girer. Ancak Türkiye akılcı adımlar atarsa, Kıbrıs sorun olmaz.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Çetin ALTAN
Apoletle sarığın politik sambaları...
SIRTINI "Kışla" parfümlü politikaya dayayarak...
Melih AŞIK
Hatalı paslar...
Birinci gün... Almanya'nın ciddi Die Welt gaz...
Fikret BİLA
Sezer de görüşünü koruyor
Başbakan Erdoğan'ın, Alman Welt am Sonntag ga...
Hasan CEMAL
Türban, şeriat, bölücü derken!
Bazı konular var ki Türkiye'yi geriyor. Huzur...
Yılmaz ÇETİNER
Liderleri tahrik eden yağcılar!
ÜLKELERİNİ yöneten liderler içeride veya dışa...
Güneri CIVAOĞLU
Cerrah/Guiliani
İstanbul, "New York'laşıyor" Ne güzel değil m...
Can DÜNDAR
Sam Amca'nın imaj çalışması
Amerikan Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, Irak...
Hurşit GÜNEŞ
Ya ABD'de bütçe açığı daralmazsa?
Parite yeniden dolar lehine gelişiyor. Bu gel...
Doğan HEPER
Kim vurduya gitmek!..
Geçen gün TV'de Ceviz Kabuğu programında Orge...
Sami KOHEN
"Condi" gönül alıyor...
ABD'nin Irak işgalinden sonra, o dönemde Ulus...
Mehmet Y. YILMAZ
Kamuoyunun güveni böyle zedeleniyor
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "türban" üze...
Hasan PULUR
Hakem ve ilaç...
TURHAN Selçuk'un yıllar önce yaptığı bir kari...
Derya SAZAK
Türban ve iktidar
Başbakan Erdoğan'ın Almanya'da pazar günleri ...
Meral TAMER
Tatlıses'in kasedi eşittir Roche'un ilacı!
Uluslararası dev ilaç üreticilerinin Türkiye'...
Yaman TÖRÜNER
New York'ta karla mücadele
Karla mücadele meteorolojinin güvenilirliği v...
Güngör URAS
Yabancılar 'Sabancı' hisselerini kapıştı
Demir Sabancı'nın İMKB'de satışa çıkardığı hi...
Serpil YILMAZ
KKTC'ye ilk resmi uçuş ABD'den
Amerika, KKTC'ye yönelik izolasyonu, 17 Şubat...
M. Ali BİRAND
Köktendinciliğin ilacı AB üyeliği
Genelkurmay Başkanı Org. Özkök ile , Fransız ...

© 2005 Milliyet