Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 11 Şubat 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Dünyaca ünlü astrolog Susan Miller
"Dişçim bile ağzım pamuklarla doluyken burcunu anlattırıyor"

"Tanımadığım insanlar yolumu kesip geleceklerini soruyor. Kapıcım bana her gün Aslan burcunu anlattırıyor" diyen Susan Miller, Türkiye'nin astrolojik haritasına da baktı. Miller'a göre Türkiye ekim ayından itibaren tarihinin en iyi dönemlerinden birine girecek

YAPRAK ARAS

Amerikalı ünlü astrolog Susan Miller'ın www.astrologyzone.com sitesini her ay 6 milyon kişi ziyaret ediyor. Ve bu 6 milyon kişi her ay 15 milyon burç yorumu okuyor. Ülkemizde de hatırı sayılır bir okuyucu kitlesine sahip olan Miller'ın "Burcunuz ve 2005"i de Türkiye'de yılbaşından beri en çok satan kitapların başında geliyor.
Halen New York'ta yaşayan Miller, sol bacağında az rastlanan bir hastalıkla doğmuş ve çocukluğu hastaneyle ev arasında geçmiş. Yaşıtları gibi
okula gidemeyen Miller, bu zamanı annesiyle astroloji çalışarak geçirmiş. Yaşadığı her acı deneyimden ve zorluklardan ders çıkarmayı öğrendiğini söyleyen Miller "Bu hastalık olmasaydı şimdiki sempati ve empatimle yazamazdım. Okuyucularımı anlıyorum. Belki de başarımın sırrı bu" diyor.
Susan Miller'ın kendi burcu da oldukça merak edilen bir konu. Miller, yazmamam şartıyla bu "sırrını" benimle paylaşmakla kalmadı, ricamı kırmayarak Türkiye'nin yıldız haritasına da baktı. Türkiye'den arandığı için çok heyecanlanan Miller'la New York'ta bir yemek için de sözleştik.
Miller'la, çok ciddi bir ameliyat geçirdikten sonra yeni taburcu olan annesinin evinden konuştum. Miller bildiği her şeyi kendisine öğreten 85 yaşındaki annesi için okuyucularının dualarını eksik etmemelerini özellikle rica etti...

Astrolojiyle ilgilenmeye nasıl başladınız?
Sol bacağımda iç kanamaya neden olan bir hastalıkla doğdum. Sürekli sancı krizlerim oluyordu ve neredeyse bacağımı kaybedecektim. 14 yaşındayken bir ameliyat geçirdim ve ardından dizden aşağısı felç oldu. Sürekli dua etmeye başladım. Doktorlar yaşım küçük olduğu için tekrar yürüyebileceğimi düşünüyordu ama ben çok ümitsizdim. Derken bir gün bir burç dergisine "Bir daha yürüyebilecek miyim?" diye bir mektup yazdım. Onlar da mektubumu dergide yayınladılar ve yürüyebileceğimi söylediler. Nasıl olur da bu kadar emin olabilirler diye çok merak edip annemden bana astroloji öğretmesini istedim. Annem 1940'larda çok ünlü bir astroloji okulundan 6 yıl eğitim almış. İlk başta beni eğitmeyi "Bu çocuk oyuncağı değil" diyerek kabul etmedi. Sonradan, 12 yıl boyunca başkalarının haritalarına bakmamam şartıyla öğretti. Astroloji ciddiyet gerektiren bir iş.

"Kader diye bir şey yoktur. Hayatınızı kendiniz seçersiniz"
Astrolojiyi herkes bu kadar ciddiye almıyor ama...
Medya bazen astrolojiyi fala dönüştürebiliyor. "Yarın ne olacak?", "Seçimleri kim kazanacak?" gibi. Ama astroloji çok zengindir, karmaşıktır, matematikseldir. Evren de matematiğe dayalıdır. İnsanların hayatı tek paragrafa indirgenemez. Ayrıca şunu da unutmayın ki, kader diye bir şey yoktur. Yaşadığınız hayatı kendiniz seçersiniz. Her gün birtakım seçimler yaparız. Bazen seçim yaptığımızın farkına bile varmayız. Bazen karar vermemek bile büyük bir karardır. Çünkü o zaman başkası sizin yerinize bir karar verecek demektir.

Bir astroloğun dünyaca tanınmasını ve bu kadar başarılı olmasını nasıl yorumluyorsunuz?
Okuyucularımı hep arkadaşlarım olarak gördüm ve onları hayal kırıklığına uğratmamaya çalıştım. İnsanlar siteye sadece bir tek şey, örneğin sadece sağlıklarını öğrenmek için geliyor olabilirler. Bu yüzden olabildiğince doğru ve kapsamlı bilgiler veriyorum. Dikkat edilmesi gereken özel günleri belirtiyorum. Bir de eski astrologların öğretilerini takip ediyorum. Yani işi kitabına göre yapıyorum.

Sokakta sizi tanıyıp burcunu soran oluyor mu?
Her zaman. Dişçim bile ağzım pamuklarla doluyken bana burcunu anlattırıyor. Bazen zor oluyor tabii. Önemli bir soruları olunca cevaplıyorum ama kapıcım bile gelip bana "Aslan burcunu anlat" diyor.

"Astroloji tahmin yapamaz, trendleri gösterir" sözünüzle ne demek istiyorsunuz?
Uçağa binmek gibi. Size yol rahat mı geçecek, arıza olacak mı söyleyebilirim. Eğer zorlanırsanız sizin co-pilotunuz olur, yardım ederim. Ama iş sizde bitiyor. Örneğin bu yıl
İkizler burcunun aşk hayatı mükemmel olacak. Ama evde otururlarsa bu zor. Gezmenizi söylediğim zaman şansınızı artırmak için dışarıda olmalısınız. Bana yardım edin biraz!

Astrolojiye daha çok kadınlar mı meraklı?
Kadın ve erkek okuyucularımın sayısı eşit. Geleceği bilme isteği insanın doğasında var. Eski zamanlarda sadece kralın ve devlet adamlarının parası astrologlara yetermiş. Çünkü o zamanların astrologları ünlü matematikçilermiş. Kadınlar astrolojiden faydalanamazmış çünkü çalışıp para kazanan erkeklermiş. Erkekler benden çok çeşitli cevaplar istiyor. İşlerinde, evliliklerindeki bütün olumlu yanları sıralamamı ve eğer engelleri varsa ne gibi seçenekleri olduğunu bilmek istiyorlar. Yani kayayı havaya mı uçurayım, köprü kurup üzerinden mi geçeyim, kayayı gömeyim mi, çevresinden mi dolanayım gibi.

"Astroloğunuz Hakan Kırkoğlu ile bir konferansta tanıştım. Ortadoğu ile ilgili konuşmasından çok etkilendim"

"Türkiye 12 yıl sürecek bir Rönesans'a giriyor"
Hiç Türkiye'ye geldiniz mi?
Ne yazık ki gelemedim, herkes oraya gelince hayatımın değişeceğini ve Türkiye'yi çok seveceğimi söylüyor. Ayasofya'yı tarih dersimde okumuştum, çok güzel bir yapı. Türk kahvesini ve bazı Türk yemeklerini biliyorum.

Türkiye'nin haritasına bakarsanız önümüzü nasıl görüyorsunuz?
Türkiye 2004 Ekim'inde bir tutulma yaşamış; kasım, aralık gibi önemli bir değişiklik olmuş. Bu konuyla ilgili 24 Nisan civarında önemli haberler alacaksınız. Ve Türkiye, gelecek yıl ekim ayından itibaren tarihinin en iyi dönemlerinden birine girecek. 12 yıllık yepyeni ve mükemmel bir evreye giriyorsunuz. Eskiyi kapatıyorsunuz. Yaratıcılık artacak, işler artacak ve sanat alanında da çok hareket görüyorum. Rönesans gibi. Sadece ekonomik değil. Biliyor musunuz, benim haritama göre dünyada en şanslı olduğum yer de Türkiye!

"Tarotu hiç sevmem, fallara inanmam; matematiksel değiller"
Niçin sürekli kendi ailenizden ve özel hayatınızdan örnekler veriyorsunuz?
Okuyucularıma gerçekçi görünmek istiyorum. Ben de eti kemiği olan bir insanım ve hayatımı "arkadaşlarımla" paylaşmaktan zevk alıyorum. Bir de hiçbir zaman okuyucularıma kendim yapamayacağım bir şeyi yapmalarını söyleyemem. Bu işte hep beraberiz.

Çok para kazanıyor musunuz?
Hayır. Sitemdeki yazılarım için ücret almıyorum. Sitenin gideri çok ve bu yüzden kitaplarımı alanlara minnettarım. Böylece web sitemden bedava yararlanılabiliyor. İhtiyacı olan ve parası olmayan insanlardan bunu asla esirgemem. Bunu para için yaptığımı sananlar var ama maneviyat benim için daha önemli.

Tarot ve diğer fallar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Tarot sevenleri üzmek istemem ama yanına bile yaklaşmıyorum. Fallara inanmam.. Çünkü hiçbiri matematiksel değil.


PAZAR
"Siyasette herhangi bir hedefim yok"
Temel'e ilk kez doğum günü partisi düzenleniyor
"Dişçim bile ağzım pamuklarla doluyken burcunu anlattırıyor"
"Girilmemiş bölgelere deli cesaretiyle giriyoruz"
"İstanbul'dan etkilenerek bir şarkı yaptım"
F.Bahçe'nin imza fotoğrafları onun laptopundan dağılıyor
Meme protezinde hassas noktalar
6 bin erkek saçlarını ona borçlu
Klostrofobik hastalara kolaylık
Kalbe giden yol
Bir yemeğe 15 baharat
Turizme büyük darbe
"Mimari, bir tür erkek kulübü gibi"
Üç yeni dergi
İyiçi toğdun Teeemel!
Ritz Lokantası'nda saray mutfağı
Latife Uşaklıgil Hanım'ın mektupları
Mutlu aile biblosu kırılmadan...
Düşler dünyasında yeni yolculuklar
Sarmısaklı bir sentez





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
YASEMİN ÇONGAR

© 2005 Milliyet