Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 15 Mart 2005 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Araplar, Amerika ve Türkiye


AMERİKAN Büyükelçisi Eric Edelman, Türk-Amerikan dostluğuna inanan bir diplomat. Fakat Ankara'da Edelman'ın üslubunun "özensiz" olduğu düşünülüyor.
Son örnek: Cumhurbaşkanı Sezer'in Suriye'ye planlanmış bir gezisi var. Amerika, Suriye üzerindeki baskısını artırmak için, bu gezinin iptalini arzu ediyor. Gazeteciler konuyu sorduğunda Edelman "Türkiye, Suriye konusunda uluslararası camianın içinde olmalı..." diyor!
Bana da "Uluslararası camiadan dışlanırsınız" imasıyla, aba altından sopa gösteren bir üslup gibi geldi. Buna Türkçede "kaşımak" denir.
Edelman, Irak konusunda ABD ile çatışan Fransa'nın bile Suriye'nin Lübnan'dan çekilmesi için ABD'yi desteklediğini, aynı yönde Güvenlik Konseyi'nin 1559 sayılı kararının bulunduğunu hatırlatıyor.
Bunlar gerçek, ama üslup yanlış.
* * *
TÜRKİYE elbette Suriye'nin Lübnan'dan çekilmesini istiyor. Dışişleri Bakanlığı bir hafta önce pazartesi günü bir bildiriyle bunu açıkladı. Evet, Dışişleri gecikmiştir, bu bildiri Beşar Esad'ın Suriye parlamentosundaki konuşmasından sonra değil, önce yayımlanmalıydı.
Ama Türkiye'nin yaptığı 'bildiri'den ibaret değil.
Basına yansımadı... Bildiri yayımlandığı gün, Suriye Büyükelçisi Halid Raad, bizzat Dışişleri Bakanı Gül tarafından bakanlığa çağrıldı. Gül, "kuvvetli bir dille", Suriye Büyükelçisi'ne "Lübnan'dan süratle çekilin, BM kararlarına uyun" dedi.
Daha önemlisi; yine basına yansımadı, ben de dün araştırma yaparken öğrendim: Başbakan Tayyip Erdoğan, 23 Aralık'ta Şam'a Beşar Esad'a aynen şunları söylemiş:
- Lübnan'dan çekilin, BM'nin 1550 sayılı kararına uyun... Ortadoğu'da reform sürecinin sağlıklı gelişmesi için, ülkeler arasında ve uluslararası toplumda rahatsızlıklar yaratan bu tür sorunların hızla bitirilmesi lazım...
Ve dahası, ABD bunları biliyor!
* * *
TIME dergisinde George Baghdadi'nin Beşar Esad'la yaptığı röportaj... Devlet Başkanı Beşar Esad'ın Ortadoğu konularında "Yapacağız" deyip de, birkaç saat sonra 'Suriye devleti'nin "Yanlış anlaşıldı, öyle değil, şöyle" diye resmi açıklamalar yaptığı olayları sıralıyor! Ve şu sonuca varıyor:
"Başkan Esad, Baasçı devlet örgütüne tam hâkim değil!"
ABD'li diplomat Holbrooke da Time dergisine dayanarak CNN'de "Late Edition" programında aynı şeyleri söyledi.
Ben de Ankara'dan şunları dinliyorum:
- Ortadoğu kritik bir geçiş sürecinde... Reformist faktörlerin akıllıca desteklenmesi lazım...
Ne demek bu? Beşar Esad, Baasçı bürokrasiye diyebilmeli ki:
- Bakın Türkiye bizim dostumuz. O da bizim Lübnan'dan çekilmemizin elzem olduğunu söylüyor...
* * *
TÜRKİYE Batılı bir demokrasidir ve Ortadoğu'da değişim sürecinde "içeriden" bir rol oynama imkânına sahiptir.
Elbette BM, NATO, ABD ve Avrupa Türkiye için fevkalade önemli; beraber hareket etmek Türkiye'nin stratejik çıkarlarının da gereği...
Böyle bir Türkiye Batı ile beraber olup "dışarıdan biri" olarak Ortadoğu ülkelerini sıkıştırmalı mı? Yoksa aynı barış, istikrar ve reform siyasetini Türkiye "içeriden", yani Ortadoğu ile dostane ilişkilere sahip bir ülke olarak mı desteklemeli?
Nüanslar, ince ayarlar her zaman tartışılabilir ama bana da bu ikinci formül daha yararlı geliyor. Unutmayalım, Türkiye İslam dünyasına "reform, demokratikleşme, barış" mesajlarını o kibirli "Neo-Con"lardan önce vermeye başlamıştı.
Arap dünyasında demokrasi ve değişim dinamikleri güçleniyor ama Baasçı yapılanma gibi militan birikime sahip statükocu kurumlaşmalar azdırılmadan, kışkırtılmadan, akıllıca yürütülmeli bu süreç. Bunda Türkiye'nin rolü hayatidir.
Türkiye'nin komşularıyla sağlam ilişkiler geliştirerek çevresinde bir güvenlik kuşağı oluşturmaya da ihtiyacı vardır. ABD ve AB bunları görmeli.

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Araplar, Amerika ve Türkiye
AMERİKAN Büyükelçisi Eric Edelman, Türk-Ameri...
Melih AŞIK
İnsancıl çözüm
İstanbul Asmalımescit'te sanatçıların uğrak y...
Fikret BİLA
Telefon dinleme
Yeni yasaların yürürlüğe girecek olması neden...
Hasan CEMAL
O kafa!
"Ağzımızla kuş tutsak, bizi Avrupa Birliği'ne...
Güneri CIVAOĞLU
CHP kartı kayıp
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, CHP için "olumlu" ...
Can DÜNDAR
Zamanda tekne yolculuğu
Pazar günü Urla limanında bir teknenin ambarı...
Abbas GÜÇLÜ
Elbette mesleki eğitim ama...
Temel eğitimden sonra en önemli eğitim kademe...
Hurşit GÜNEŞ
Amerika'da bile aileler cinsel ayrımcı
Kadınlar gününde polisin yanlış tutumu bizi d...
Sami KOHEN
Türkiye'ye güven sarsıldı
Washington'da Türkiye'nin imajı ve kredibilit...
Mehmet Y. YILMAZ
Ceza tehdidi altında, özgür basın olamaz!
Yeni Türk Ceza Kanunu 1 Nisan'da yürürlüğe gi...
Erdoğan SAĞLAM
Ödenen kiralar, kira gelirinden mahsup edilebiliyor
Gerçek kişiler, bir takvim yılı içinde elde e...
Derya SAZAK
Suriye mesajı
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Eric Edelman, Burs...
Meral TAMER
Sağlık turizminde umut ve risk
14 Mart Tıp Bayramı'nın bende çok özel bir an...
Güngör URAS
İzmir'in Kemeraltı uyanıyor
İzmir'deyim. CHP'den sevilen Konak Belediye B...
Serpil YILMAZ
"Erdoğan orta sınıf siyaseti güdüyor"
Başbakan neden bu kadar öfkeli? Patronlar Kul...
M. Ali BİRAND
Dayağa tepkinin nedenlerine bakmalıyız
Kimseler çıkıp, "Polisin kadınları dövmesi, A...

© 2005 Milliyet