Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 15 Mart 2005 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Erdoğan orta sınıf siyaseti güdüyor"


Başbakan neden bu kadar öfkeli? Patronlar Kulübü TÜSİAD'ın polis şiddetine karşı siyasi sorumluluk beklentisine "Sorumluluk alanları içinde kalsınlar" türünden çıkışlar göstermesi ne anlama geliyor?
Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Haysiyet Divanı ve Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) Yönetim Kurulu Başkanı Can Paker'e bu soruları yönelttim.
Paker, "AB hedefine bakarım, yoldan sapma görmüyorum, Türkiye AB yolu üzerinde engel oluşturmamaya kararlı" diyor.
Paker devam ediyor:
"AKP seçimlerde siyasi geleceğini AB'de gördü ve bütün gücüyle buraya yüklendi. Seçmene ise yolsuzluklar ve yoksulluğun üzerine gidileceğini vaat etti. Bunları bir araya getirdiğinizde orta sınıf siyaseti güdüldüğünü söyleyebiliriz. Üreten de, tüketen de, AB'den talepleri olan da, orta sınıftır ve Başbakan bu merkezi kaybetmiyor."
Paker, TESEV'in son kamuoyu araştırmalarında yolsuzluğun ilk sıralardaki yerinin 14'üncü sıraya düştüğünü, yoksulluğun/işsizliğin halen birinci sırada olduğunu da hatırlatıyor.
İşsizliğe çözüm getirmenin hemen mümkün olmadığını da belirten Paker, "AKP seçmeninin başörtüsü, gelir dağılımı taleplerini hâlâ tatmin edemedi, bu nedenle çapraz baskılar altında" saptamasını yapıyor.
"TÜSİAD, sivil toplum olarak, her şeyi ölçmek durumunda değil, kendi görüşlerini açıklıyor" diyen Paker, Başbakan'ın üslubunu ise "tarz" olarak yorumluyor; üzerinde durmuyor.
Paker, Diyanet ile ilgili bir araştırmasından yola çıkarak, "orta sınıf siyaseti" tezini güçlendiriyor.
"Diyanet kalksın diyen yoktu, ancak özerkleşsin, kadınlara daha çok hizmet etsin diyenler çoğunluktaydı. Kadın hakları, bireysel özgürlüklerin genişlemesi, devlet baskısından kurtulma orta sınıf talebidir. Orta sınıf siyasi güç kazanıyor."

Kendince bir yorum
TÜSİAD içinde gezinmeye devam ediyorum, adını vermeyeceğim ama bilin ki, görüşleri kurum içinde değer taşıyor...
"Başbakan'ın sözlerini çok sert bulmadım, kendince bir yorum getirdi. TÜSİAD'ın yalnızca ekonomi ile ilgilenmediği açık" diye söze başladı.
Erdoğan'ın TOBB toplantısında "Eleştirinizi kamuoyu önünde yapmayın, gelin bize söyleyin" demesi, sivil toplum - iktidar ilişkilerine bakışını yansıtıyor.
TÜSİAD bu yaklaşımı esas alır mı?
Sanmıyorum. Kamuoyu önünde çıt çıkarmayan bir TÜSİAD, her ne kadar kapalı kapılar ardında sesini yükseltse de güvenilirliğini yitirir.
Bir başka TÜSİAD üyesi ile daha konuşuyorum, kendisi aynı zamanda bir sivil toplumun başkanı da. İlginç olan, birbiri ile ilişkili olmasalar da Paker ile aynı siyasi yorumları yapıyor olmaları. Bakın neler diyor:
"İhracat yapanlara bakın, kayıt dışı çalışanlar. AKP, her alanda ilkokul mezunlarının standartlarını yükselterek topluma katıyorlar. Siyasette, ekonomide onlar var. Ticaret odaları seçimlerine asılıyorlar, ne yapacakları önem taşımıyor, oraya gelmek istiyorlar. Siyasette sığlık hakim oluyor. Ekonomide göreceli iyileşmeye baktığımızda görmemiz gerekir ki, ilkokul düzeyinin yukarı çıkması, ülkeye de katkı sağlıyor."
Fırtınadan sonraki sessizlikte aslında kayda girmemiz gereken bir incelik var. O da TÜSİAD açıklamasında polis şiddetine yönelik eleştiri dile getirilirken, Avrupa Birliği'nden hiç söz edilmemesi ve bu meselenin tamamen bir iç demoktratikleşme talebi olduğunun vurgulanması.
Başbakan'ın da kayda girmesi gereken işte tam bu nokta: Teknik anlamda popülizm yaparken, toplumun içselleştirdiği talepleri de görmek.

syilmaz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Araplar, Amerika ve Türkiye
AMERİKAN Büyükelçisi Eric Edelman, Türk-Ameri...
Melih AŞIK
İnsancıl çözüm
İstanbul Asmalımescit'te sanatçıların uğrak y...
Fikret BİLA
Telefon dinleme
Yeni yasaların yürürlüğe girecek olması neden...
Hasan CEMAL
O kafa!
"Ağzımızla kuş tutsak, bizi Avrupa Birliği'ne...
Güneri CIVAOĞLU
CHP kartı kayıp
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, CHP için "olumlu" ...
Can DÜNDAR
Zamanda tekne yolculuğu
Pazar günü Urla limanında bir teknenin ambarı...
Abbas GÜÇLÜ
Elbette mesleki eğitim ama...
Temel eğitimden sonra en önemli eğitim kademe...
Hurşit GÜNEŞ
Amerika'da bile aileler cinsel ayrımcı
Kadınlar gününde polisin yanlış tutumu bizi d...
Sami KOHEN
Türkiye'ye güven sarsıldı
Washington'da Türkiye'nin imajı ve kredibilit...
Mehmet Y. YILMAZ
Ceza tehdidi altında, özgür basın olamaz!
Yeni Türk Ceza Kanunu 1 Nisan'da yürürlüğe gi...
Erdoğan SAĞLAM
Ödenen kiralar, kira gelirinden mahsup edilebiliyor
Gerçek kişiler, bir takvim yılı içinde elde e...
Derya SAZAK
Suriye mesajı
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Eric Edelman, Burs...
Meral TAMER
Sağlık turizminde umut ve risk
14 Mart Tıp Bayramı'nın bende çok özel bir an...
Güngör URAS
İzmir'in Kemeraltı uyanıyor
İzmir'deyim. CHP'den sevilen Konak Belediye B...
Serpil YILMAZ
"Erdoğan orta sınıf siyaseti güdüyor"
Başbakan neden bu kadar öfkeli? Patronlar Kul...
M. Ali BİRAND
Dayağa tepkinin nedenlerine bakmalıyız
Kimseler çıkıp, "Polisin kadınları dövmesi, A...

© 2005 Milliyet