Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 01 Nisan 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Türkiye % 9.9, nüfus % 1.4, kişi başı gelir % 22.4 büyüdü


2004 yılında Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH - Bir yılda bu ülkede üretilen mal ve hizmetlerin parasal değeri) yüzde 8.9 arttı. Buna dış alemden gelen ve dış aleme giden gelirin netinin eklenmesiyle ortaya çıkan Gayri Safi Milli Hasıla'mızın (GSMH - Bu ülke ekonomisinin iç ve dış alemde yarattığı toplam gelirin) ise, yüzde 9.9 oranında arttığı görüldü.
Devlet İstatistik Enstitüsü, 2003 yılında 3.412 dolar olan kişi başı milli gelirin 2004 yılında yüzde 22.7 oranında büyüdüğünü ve 4.172 dolara ulaştığını açıkladı.
Ülkemizin milli geliri yüzde 9.9 oranında büyür ve bu büyümeyi paylaşan insanların sayısı (nüfus) aynı yıl yüzde 1.4 oranında artarken, normal olarak kişi başı milli gelirdeki artış rakamının yüzde 8.5'in altında olması gerekir. Ama 2004 yılında Türk lirası kıymetlendiği, döviz fiyatı gerilediği için kişi başı gelirin üretimdeki ve gelirdeki artış oranının nerede ise 3 katı üzerine çıktığı görüldü.

Rekor büyüme
Biz 1966 yılından bu yana GSMH'de yüzde 9.9 oranında büyüme gerçekleştirememiştik. Biz 1999 yılından bu yana GSYİH'de yüzde 8.9 oranında büyüme gerçekleştirememiştik. 2004 yılındaki büyüme, sanayi kesimindeki yüzde 9.2, ticaret kesimindeki yüzde 12.8, ulaştırma kesimindeki yüzde 6.8, ithalat vergilerinde yüzde 26.2 büyümeden kaynaklandı.
2004 yılında ekonomideki büyüme, (1) Üst gelir gruplarının ertelenmiş tüketimlerinin etkisinde yılın ilk yarısında patlayan dayanıklı tüketim malı talebinin sonucu olarak sanayide görülen yatırım ve üretim artışından, (2) Ucuz dövizin etkisinde patlayan ithalattan, (3) Üretim, yatırım ve ithalat artışının etkisinde ticaret ve ulaştırma sektörlerinde ortaya çıkan canlanmadan etkilendi.

Yavaşlama başladı
2004 yılında üçer aylık dönemler itibariyle ekonomideki büyüme hareketi gözden geçirildiğinde görülen şudur: (1) Yılın ilk üç aylık döneminde dayanıklı tüketim malı harcamaları yüzde 48, ikinci üç aylık döneminde yüzde 61 arttıktan sonra, üçüncü üç aylık dönemde yüzde 28 artış görülmüştü. Dördüncü üç aylık dönemde, dayanıklı tüketim malı harcamalarının yüzde -5 eksilme eğilimine girdiği anlaşılıyor. (2) Yılın ilk üç aylık döneminde sanayi yüzde 10.4, ikinci üç aylık döneminde yüzde 15.7 büyümüştü. Bu büyüme üçüncü üç ayda yüzde 7.5'e, dördüncü üç ayda yüzde 4.0'e düştü. Demek ki, iç piyasanın bir atımlık barutu bitti. Ertelenmiş tüketim doydu. (3) Yılın ilk yarısında özel sektörün yatırım harcamalarında yüzde 60 dolayında büyüme vardı. Bu büyüme üçüncü üç aylık dönemde yüzde 38'e, yılın son üç aylık döneminde yüzde 17'ye geriledi. Demek ki özel sektörün yatırımlarındaki hız da kesildi. (4) Yılın ilk aylarında tarım sektöründeki üretimin perişanlığı üzüntü yaratıyordu. Yılın son üç aylık dönemde tarım kesiminde beklenmedik yönde yüzde 9 oranında büyüme görüldü. Bu büyümenin kaynağı son üç aylık dönemde tek başına zeytin üretiminin beklenenin üzerinde gerçekleşmesidir.

Gelir dağılımı bozuk
Önemli olan, hızlı kalkınmanın sürdürülebilir olmasıdır. Bir yıl hızlanıp, öbür yıl duraklamak veya geriye gitmek iyi bir şey değildir. Ertelenmiş talebe ve ithalata dayalı büyümenin sürdürülmesine imkan yoktur. İthalata dayalı büyüme, ardından döviz sorunu getirir. Kalkınmanın, büyümenin amacı halkın refahını artırmak, halkın mutluluğunu sağlamaktır. Halkın mutluluğunun göstergesi milli gelirin harcanma tablosundan izlenebilir. Ülkede gelir yüzde 9.9 artarken, halkın gıda harcamaları yüzde 2.8 oranında artabilmiş ise, demek ki artan gelir dağılımında bir çarpıklık vardır. Çünkü alt gelir gruplarının gelirinin artması, öncelikle gıda harcamasını artırır.
2004 yılında hızlı büyümenin mutluluğunu yaşayalım ama, neyin ne olduğunu da bilerek, "Ekonomi rayına oturdu, her şey güzel" diyerek rehavete girmeyelim.

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Ceza tartışması
YENİ Ceza Kanunu ve ilgili kanunların yürürlü...
Çetin ALTAN
"Yazı" lezzetinden yoksunluk, barbarizmi emzirir
BİR toplumun düzeyini, anadilini kaç kelimeyl...
Melih AŞIK
Kırgızistan dersi
Amerika ile İncirlik pazarlığı sürüyor. Yetki...
Fikret BİLA
Basın ve ceza
Yeni Türk Ceza Yasası'nın yürürlük tarihi 1 H...
Hasan CEMAL
Bu bir türban yazısı!
Ahmet Hakan'ın geçen gün ilginç bir yazısı çı...
Güneri CIVAOĞLU
Makulü normalde...
MAKULÜ normalde aramak ilkesi, yeni TCK'nin ...
Can DÜNDAR
Patron'un Çin seddi
Erdoğan, kendisine "çetin ceviz" diyenlere se...
Abbas GÜÇLÜ
Üniversiteler, AB, TCK ve Antalya
Milliyet etkinlikleri ve Genç Bakış için iki ...
Hurşit GÜNEŞ
40 yıllık rekor
2004 yılında Türkiye ekonomisi kanatlarını aç...
Mehmet Y. YILMAZ
Altınpınar'ı unutmazlar unutturmazlar
Bu ismi bir yere not edin ve tekrar karşılaşt...
Faik ÖZTRAK
Verimlilik ve istihdam artışı birlikte olmalı
Reel sektöre ilişkin veriler genellikle mali ...
Hasan PULUR
Patlıcanın hassiyyeti...
OKTAY Akbal'ın kulakları çınlasın, "Önce ekme...
Derya SAZAK
Hatadan dönüş
Yeni Türk Ceza Yasası'nın yürürlük tarihi 1 H...
Meral TAMER
Beraber yürüdük AİHM yolunda!
Dün gecenin geç saatlerinde gazetemiz yazarla...
Ece TEMELKURAN
AKP'li vekillere mektubumdur
Sayın AKP vekilleri,
Güngör URAS
Türkiye % 9.9, nüfus % 1.4, kişi başı gelir % 22.4 büyüdü
2004 yılında Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİ...
M. Ali BİRAND
Gül, yaptıklarından çok emin
Hepimizin bildiği bir gerçekle başlamak istiy...

© 2005 Milliyet