|
 |
|
|
Türkler sergisi kapanırken...
LONDRA
Yıllar önce göz problemim nedeniyle bu kente gelmeye başladım. O dönemin dünyaca en ünlü retina uzmanı Prof. Dr. Allen Bird'e her 3 - 5 ayda bir gelirdim. Hazır gelmişken denk düşerse bir - iki konsere de giderdim. Sonraları bu seyahatler; dünyada ünlü virtüöz ve orkestra şeflerinin izini sürdüğümüz klasik müzik konserleri ve Uluslararası Londra Film Festivali etrafında oluşturulmuş kısa tatillere dönüştü. Arada sırada iş için de Londra'ya yolum düştü tabii.
Anlayacağınız Londra, İstanbul'dan sonra en iyi tanıdığım, en uzun kaldığım kent. Gidon Kremer, Maxim Vengerov, Maria Pieres ve Martha Argerich gibi ünlü virtiözleri, ilk kez Londra'nın konser salonlarında dinledim. Henry Matisse, Claude Monet, Rene Magritte gibi ünlü ressamların kapsamlı retrospektif sergilerine girebilmek için Tate Modern, National Gallery, Courthold Gallery, Royal Academy of Art'ın önünde yağmur altında saatlerce kuyruklarda bekledim.
İngilizler kuyrukta
Şimdi Royal Academy of Art'ın önünde İngilizler, bizim geçmişimizi, 600 - 1600 yılları arasında tarihteki yolculuğumuzu izleyebilmek için sağanak yağmura rağmen şemsiyelerinin altında kuyrukta bekliyorlar. Bu satırları yazmadan önce son bir kez Türkler sergisine gideyim dedim. İçeri girmek ne mümkün! Sergiyi gezip de kendini dışarı atanın, gördüklerinden ve duyduklarından etkilendiği kadar, kalabalıktan bunaldığı da her halinden belli.
Royal Academy'de bu sergiye özel olarak 8 sterlinlik giriş ücretine 3 sterlinlik kulaklık da eklenmiş. Yani giriş 11 sterlin (27.5 YTL). Hal böyle olunca kulaklığım mecburen alan, ödediği paranın karşılığını alayım diye başlıyor dinlemeye. Sergiye girenin 2.5 - 3 saatten önce çıkamamalarının bir nedeni de bu.
Kısa boylular göremiyor
Önce sergiyi gezebilmek için yağmur altında kuyrukta bekleyenlerle sohbet ettim. 75 - 80'lerinde yaşlı bir İngiliz hanım, "akşama kadar da olsa bekleyeceğim" diyordu. İşyerinden bir günlük ücretsiz izin almış olan kısa boylu bir İngiliz endişeliydi: "Bakalım içerdekiler görebilecek miyim?" Önce gözleri bozuk zannettim, ama sonra anladım ki aynı işyerinden bir hanım arkadaşı, boyu kısa olduğu için kalabalıktan sergiyi yeterince görememiş. Kalabalığın ortasında, epey uzun boylu olan eşinin anlattıklarıyla kan - ter içinde bir 2,5 saat geçirmiş. Sergiden çıkarken de müdüriyete başvurarak, kalabalık nedeniyle sergiyi izleyemediği için para iadesi istemiş ve kendisine 11 sterlini iade etmişler. Sırada bekleyen adam da, kalabalık nedeniyle sergiyi göremezse para iadesi istemeye niyetliydi.
Sanki Kapalıçarşı
Kuyruktakileri kendi kaderlerine terkedip, müzenin dükkanına da bir göz atayım dedim ve kendimi bir anda Kapalıçarşı'da zannettim. Uçları mavi boncuklu minik deri çarıklar, nazar boncuklu bilezikler, üzerinde Osmanlı'nın oturduğu küçük atlar, İznik çinilerinden bardak altlığı, buzdolabı mıknatısları, kupalar, yumurtalar, tespih benzeri cam kolyeler ve hatta fesin püskühlüne benzer yaldızlı püsküller... Ve tabii Türkler ve İznik çinileri üzerine kitaplar, sergi kataloğu, Orhan Pamuk'un ingilizceye çevrilmiş romanları, güzel İstanbul kitapları...
240 bin kişiyi bulacak
Londra'nın en işlek yeri Picadilly'nin göbeğindeki Türkler sergisi, çarşamba akşamı kapanıyor. Serginin kapanışı nedeniyle Tekfen Filarmoni Orkestrası müzisyenlerinin konserinde sohbet ettiğimiz Londra'daki büyükelçimiz Akın Alptuna "Astekler sergisinin 400 bin izleyici rekorunu kıramadık. 230 - 240 binde kalacağız. Sergiyi gezmek uzun sürdüğü için sirkülasyon düşük kaldı" dedi. Kapanışın ertesi günü ise Gelibolu belgeseli, Emperial War Museum'da Doğuş Grubu'nun sponsorluğunda İngiliz sanat çevrelerinden seçkin davetlilerle buluşacak.
Türkler sergisinin açıldığı 21 ocaktan bu yana Londra'da değişik etkinliklerimiz oldu. Shapero Galeri'de Bir İmparatorluğun Mimarları ve Mimar Sinan'ın Dehası adlı sergide Mimar Sinan'ın eserleri Ahmet Ertuğ'un objektifinden enfes 35 fotoğrafla 15 gün süreyle tanıtıldı.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|

|