Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 10 Nisan 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Mutfakta da arabadaki gibi performans önemli"

Mutfak markası Gaggenau'nun dünya başkanı Klaus Rovara "Günümüzde her şey için performans çok önemli. Alabilenler gerekmese bile daha güçlüsünü, iyisini satın almak istiyor. Aynı arabalarda olduğu gibi. Bu mutfaklar için de geçerli" diyor

ASLI ÇAKIR

Mutfağa, yemek pişirmeye meraklı, özellikle de kendini bir şef olarak görenlerin yakından tanıdığı bir markadır Gaggenau. Ankastre mutfak eşyaları üretir. Fiyatları biraz el yakar ama çok şıktırlar ve hepsinin de ilginç özellikleri vardır. Kendi kendini temizleyen fritözler, fırınlar, hiç ses çıkarmayan bulaşık makineleri, rüzgarla ya da başka bir dış etkenle sönünce gazı da otomatik olarak kesen ocaklar...
Klaus Rovara da bu markanın dünya başkanı. Kendisiyle Gaggenau'nun yemek dersleri de verilen showroom'unun bulunduğu Almanya'nın Baden Baden şehrinde buluştuk. "Biz profesyonel şeflere bakıyoruz. Nelere ihtiyaçları var, nasıl yemek yapıyorlar... Sonra bunları alıyoruz, evlere göre tekrar tasarlıyoruz" diyen Rovara bize birçok kişinin neden daha fazla para ödeyerek bir ocak aldığını, belki de hiç kullanmayacağı bir teppan yaki bölümü yaptırdığını anlattı.

Tüm dünyada gün geçtikçe artan, iyi yemek yeme, yapma, mutfakla ilgilenme eğilimi için ne diyeceksiniz?
Evet, yemekle ilgili bir trend olduğu doğru. Artık evi, kıyafeti, arabası için olduğu gibi daha lezzetli, daha sağlıklı yemekler için çok para harcayabilenler çoğaldı. Ayrıca eskisinden daha uzun ömürlüyüz. 100 yaşına kadar yaşayabiliyoruz ve bu da sağlığımıza daha çok bakmamızı gerektiriyor. Çünkü artık vücudumuza daha uzun bir süre için ihtiyacımız ve daha çok paramız var. Sadece yaşamamız için yememiz gerekenden çok daha fazlasını alabiliyoruz. Her şeye de ulaşabiliyoruz. Kışın çilek alabiliyoruz. Yurtdışında yetişen her şeyi ülkemizde de bulabiliyoruz. Tüm bunları birleştirince sorunuzun cevabı da ortaya çıkıyor.

Çok şık ürünler tasarlamaya çalışıyorsunuz. Bazı ürünleriniz mesela şarap dolabınız salona da yakışır...
Yavaş yavaş eskiye dönülüyor. Artık daha çok kişi salonla mutfağını birlikte kullanmak istiyor. Ya da bir mutfak ürününü salonda da kullanabilmek... Bu eskiden normaldi çünkü evler daha ufaktı ama şimdi bu dekorasyon açısından bir trend oldu. O yüzden evin genel dekorasyonuna da uyabilecek şık ürünler yapmak gerekiyor. Ayrıca artık mutfaklar da yaşam alanı, iletişim alanı oldu. Orada oturuluyor, birlikte yemek yapılıyor, yemek yeniyor.

Sizin ürünler iyi de biraz büyükler. Bir de insan başladı mı durmak istemiyor. Ortalama işe yarar bir mutfak için -tabii önce para ama- kaç metrekare lazım?
Bu kendi mutfağınızı nasıl oluşturacağınıza bağlı. Ama ortalama olarak müşterilerimizin mutfakları 16 metrekare. Zaten büyük bir mutfağa ihtiyacınız yok çünkü ürünler ankastre, yani duvar içine monte. Ayrıca iyi bir mutfak çok büyük olmak zorunda değil. Aksine küçük olmasında fayda var. Şöyle düşünün. Kollarınızı iki yana açın. Bir tarafınızda yaklaşık 75 santimetre diğer tarafınızda da 75 santimetre var. Ve siz ortadasınız. Etrafınızda dönerken her şeye yetişebilmeniz ideali. Sağ elinizle suya, sol elinizle de ocağa yetişebilmelisiniz. Buna ada konsepti deniyor.

Kaç kişi şu anda buharla pişirmek istiyor yemeklerini ya da teppan yaki yapmak?
Buharla pişirme yöntemi restoranlarda başladığında büyük gelişme olmuştu. Şimdi bizim ürünlerle de evde sebzelerinizi buharla pişirebiliyorsunuz, bir restorandaki gibi. Hem lezzet açısından aynı tadı yakalayabiliyorsunuz hem de sağlıklı oluyor. Bazı evlerin mutfakları bazı restoranlardan daha iyi ekipmanlı olabiliyor. Bu kadarını ne yapacaklar ki demeyin. Şöyle düşünün. Şu anda sokakta gördüğünüz bisikletler 10 yıl önce Avrupa'da bu kadar popüler değildi. Profesyonel olanlar dağ bisikleti kullanırdı. Ama artık şehir içinde de dağ bisikleti kullanılıyor, birçok vitesli, iyi lastikli... Çünkü kullanabileceğiniz ürünün daha iyisi varsa, siz dağa çıkmayacak bile olsanız alabiliyorsanız alıyorsunuz. Aynı şey mutfaklar için de geçerli. Günümüzde her şey için performans çok önemli. Ve daha güçlüsünü, iyisini alabilmek de. Aynı arabalar gibi düşünün.

Gezi notları

Gaggenau'nun showroom'u ve firmalara yemek dersleri verdiği bölümü Almanya'nın Baden Baden şehrinde; fabrikası Fransa'nın Strasbourg'unda. Bu durumda biz de iki şehri görmüş olduk.
  • Fransa'da, McDonald's zeytinli, susamlı ekmekler, kruvasanlarla hamburger yapıyor, salatalarına kiraz domates ekliyor.

  • Strasbourg'daki Türk dönerciler mönülerindeki Yeni Rakı'nın üzerine çarpı atmışlar, satmıyorlar. "Bu zehirlenme meselesinden korktuk" diyorlar.

  • İki şehirde de havalar buradaki gibi. Ama Fransızlar şimdiden çorapları atmışlar.

  • Baden Baden bir ılıca şehri. 50 binlik bir nüfusu ile yeşiller içinde küçük bir kasaba gibi. 250 yıllık kumarhanesiyle de ünlü. Bize ufak ve heyecansız geldi ama hafta arası da tıklım tıklımdı.

  • Gaggenau yetkilileri "Ülkenizde voltaj problemi var. Düşüyor, yükseliyor, bu da ürünleri etkiliyor tabii ki" diyor.

  • Öğrendiğimize göre Avrupa'da tezgahların yüksekliği 90-95 santimetre. Bizde ise 82-86 santimetre arasında.


  • PAZAR
    Üzgünüm, bu bir sanat filmi değil
    Rıfat Özbek çarşıya çıkınca
    Yakınları ve ailesi Çetin Emeç'i anlattı
    Festivalin son haftasında neler izleyeceğiz?
    Şeytan Richard'ın lokantaları
    "Çay içmede birinciyiz ama Rize çayından başkasını tanımıyoruz"
    "Mutfakta da arabadaki gibi performans önemli"
    "Çizimler Enver Paşa'nın başka bir yönünü yansıtıyor"
    Kırmızıları dinlendirin
    "Japon yeninin sahtesi yoktur"
    Bölgesel zayıflama
    Issızlığın ortasında
    Muh demeden muhalefet
    Otları ve balıkları çok lezzetli
    Papa'nın ölümü
    Niye ölmüş bunlar? Akşam yemekte ne var?
    Casino de Paris'den SSK koridorlarına
    İstanbul'un romanını yazan seyyah





    Ahmet Turhan Altıner
    Ali Rıza Kardüz
    İlber Ortaylı
    Tuba Akyol
    Ülkü Tamer
    YASEMİN ÇONGAR

    © 2005 Milliyet