Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 29 Nisan 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Erdoğan neye kararlı?

ANKARA

Milliyet yönetici ve yazarları olarak dün Başbakan Erdoğan'la iki buçuk saat birlikte olduk. Başbakanlık Konutu'nda sabah kahvaltısıyla başlayan görüşme sırasında Erdoğan, iki konuda kesin kararlı olduğunu belirtti:
Avrupa Birliği projesi...
IMF programı...
Birbiriyle iç içe olan, Türkiye'nin yakın geleceği ve özellikle ekonomisiyle hayati öneme sahip bu iki konuda da olumlu açıklamalar yaptı Erdoğan.
AB ile ilgili olarak hükümetinin siyasal kararlılığının sürdüğünü, projeye sahip çıkmaya devam edecekleri konusunda hiçbir kuşkunun olmaması gerektiğini son derece açık bir dille söyledi.
Şöyle dedi:
"Rehavet ve yorgunluk da söz konusu değil."
Başbakan Erdoğan ayrıca, 3 Ekim'de AB ile üyelik müzakerelerinin başlayacağı konusunda herhangi bir şüphe beslemiyor. "Mâni yoktur!" dedi kısaca.
Şimdilik topun AB tarafında olduğunu, 'ek protokol'ün en geç haziran ayında imzalanacağını, bunun Güney Kıbrıs'ı resmen tanıma anlamını taşımayacağını da sözlerine ekledi.
IMF programına gelince...
Erdoğan, ekonomide yapısal değişim alanında da kararlılık açısından herhangi bir değişiklik olmadığını belirtti. IMF ile 'niyet mektubu'nun imzalandığını, IMF yönetiminin 11 Mayıs'ta yeni anlaşmayı onaylamasının beklendiğini söyledi.
Kendisine şu soruyu sordum:
"Bir kaymakam bu yakınlarda bir kitabın toplatılması ve imha edilmesi için talimat verdi. Bunu demokrasinin neresine koyuyorsunuz?"
Erdoğan'ın yanıtı şöyle geldi:
"Bunu uygun bulmuyorum demokrasi açısından..."
Bir başka soru, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök'ün son açıklamaları ve demokrasi bağlamında soruldu Başbakan'a. Bu soruyu son derece dikkatli bir dille yanıtlamaya çalıştı. Ama bazı sözleri, jest ve dokundurmalarıyla Özkök Paşa'nın bu çıkışını da demokrasi penceresinden uygun bulmadığını, ama bu konuda fazla konuşmak istemediğini belli etti.
Ermeni meselesine gelince...
Başbakan Erdoğan, tarihi tarihçilere bırakalım derken, bu süreçle Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleştirilmesi arasında ille de bir Çin Seddi olmadığını belirtti.
Bu ikinci sürecin başlayabilmesi için Ermenistan'ın bazı iyi niyet adımları atması gerektiğine değindi. "Mesela Türkiye iyi niyetini gösterdi, Ermenistan'a hava ulaşımını açtı" dedi.
Ermenistan ne yapabilirdi?
Bunların başında, Erdoğan'a göre, örneğin Ermenistan'ın başka ülkelerin parlamentolarından soykırım kararları geçirmekten artık vazgeçmesi geliyor. İkinci olarak işgal altındaki Azerbaycan topraklarından çıkılacağına dair sinyaller...
Şunu da ekledi Erdoğan:
"Biz açıyoruz arşivlerimizi. Ermenistan da eğer samimiyse yapsın aynı şeyi."
Demokrasi konusunda sohbet ederken, kedi olayı ile ilgili olarak kendi tutumunu sonuna kadar savundu. Lideri ve makamı korumak gibi bir kavram geliştirdiği dikkatimi çekti.
Şöyle dedi:
"Özgürlükler konusunda bizim dönemimizdeki kadar hiçbir dönemde gelişme sağlanmadı. Ama bu demek değildir ki, ben kişilik haklarımı korumayacağım. Bu da olmaz."
17 Aralık ve düş kırıklığı!
Şöyle dedi:
"17 Aralık'ta içimden bir tel koptu."
Erdoğan, AB'ye ilişkin siyasal kararlılıklarının devam ettiğini vurgularken, bu noktanın da altını çizdi. Haklıydı. Özellikle gerek Kıbrıs, gerekse 3 Ekim olarak saptanan müzakere tarihi konularında AB tarafının Brüksel'de benimsediği katı çizginin eleştirilmesi yerinde bir tavır...
AB'nin uzun bir yolculuk olduğuna işaret ederken de İngiltere örneğini verdi. "Fransa'nın iki kez veto ettiği İngiltere'nin üyelik yolculuğu tam 11,5 yıl sürdü" diye konuştu.
AB'ye yönelik bir eleştirisi daha vardı Erdoğan'ın. Bu da Güneydoğu ile ilgiliydi. "Kasıtlı olarak milliyetçi cereyanın tahrik edilmesi'nden söz etti. Bundan dolayı da "Öbür milliyetçilik tahrik oluyor" dedi.
Güneydoğu'nun geleceğiyle ilgili olarak şunları sözlerine ekledi:
"Ekonomik gelişmeyle, işsizliğin azalmasıyla, sağlık ve eğitim hizmetlerinin yaygınlaşmasıyla terör zayıflar, tutunamaz."
Türkiye'nin gündemi ne olmalı? Milliyet'le sohbetinde bu konuya birkaç kez değişik biçimde değindi. Bir seferinde şöyle dedi:
"Basit, gereksiz şeyleri ülke gündeminde tutmak doğru değil. Türkiye'nin gündemini alakasız, ilgisiz alanlara çekmeyelim. Bakın borsa 28 binlere yükselmişti. 24 bine indi."
Erdoğan'la iki buçuk saatlik görüşmenin özeti böyleydi.
Neyi mi önemsedim?
AB projesi ve IMF ile ekonomik program konularındaki siyasal kararlılığın Erdoğan tarafından açıklıkla belirtilmiş olmasını...

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Başbakan'ın düşünme biçimi
MİLLİYET yazarları olarak Başbakan Erdoğan'la...
Çetin ALTAN
Ankara'nın arşivleri ve güveçte kuru fasulye...
Politik tatavalara aklınız mı takılıyor? Ense...
Melih AŞIK
Temel çöplüğü...
Akhisar'da sigara fabrikasının temeli 1977 yı...
Fikret BİLA
Erdoğan'ın üst kimlik yaklaşımı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kürt sorunu ba...
Hasan CEMAL
Erdoğan neye kararlı?
Milliyet yönetici ve yazarları olarak dün Baş...
Güneri CIVAOĞLU
Demokrasi proteini
İktidarın kaynağı, toplum onayı... Bu ise, "i...
Can DÜNDAR
Bir Başbakan'ın haletiruhiyesi
Dışarıda sıkıntılı bir bahar var. Başbakanlık...
Abbas GÜÇLÜ
AB, marjinal grupları birleştirdi
AB, bizi üye yapacak mı, yapmayacak mı? Daha ...
Hurşit GÜNEŞ
Derviş: Hayal kırıklığından yeniden başarıya
Kemal Derviş'in UNDP'nin başına geçeceğini pe...
Sami KOHEN
Çifte standart meselesi...
DÜNKÜ "Hürriyet"in "Paris kriterleri" manşeti...
Mehmet Y. YILMAZ
ABD Başkanı, Suudi prensle el ele yürüyünce...
Toplumlar arasındaki kültürel farklılıkların ...
Faik ÖZTRAK
Paradigma değişikliği için erken
Bu hafta TCMB, Bakanlar Kurulu'na ekonomi ile...
Hasan PULUR
Rus yarbayı ve sosyalist 2 Türk milletvekili...
"TÜRK'ün, Türk'e propagandası!" diye bir deyi...
Derya SAZAK
Üçüncü ses
"Ne isyan ne inkâr!.. Kürt sorununa demokrati...
Meral TAMER
Duyguların adamı bir Başbakan
Dün sabahın ilk saatlerini Ankara'da Ortadoğu...
Ece TEMELKURAN
Ustalar ve çırakları
Ben gidiyordum aslında. Sanki stajyerlerin is...
Güngör URAS
Halkımızın 307 milyar YTL tasarrufu var
Halkımızın 307 milyar YTL (eski para ile 307 ...
Serpil YILMAZ
Erdoğan işsizliği tarlada çözecek
Başbakanlık Konutu'ndaki Milliyet yazarları i...
M. Ali BİRAND
24 Nisan geçti, iyi uykular...
Son 60 yıldır hep aynı senaryoları izliyoruz...

© 2005 Milliyet