|
 |
|
|
"Kediler birer tasarım harikasıdır"
Üç önemli sanatçımız; Balkan Naci İslimyeli, Gürbüz Doğan Ekşioğlu ve Selma Gürbüz çok sevdikleri kedilerle ilgili bir sergi açtılar. Sanatçılar kedilerin "birer tasarım harikası olmasını", "erotikliklerini", "kadına benzeyen yanlarını", "özgürlüklerini", "hayattan zevk alışlarını" resimlerine yansıtıyor
ASLI ÇAKIR
aslicak@milliyet.com.tr
Sanatçılar kedilere oldum olası hayrandırlar." "Öncelikle kediler birer tasarım harikasıdır", "Kediler istemedikleri hiçbir şeyi öğrenmezler, onlardan bir şey eksiltemediğiniz gibi onlara bir şey ekleyemezsiniz. Hiç sirk kedisi gördünüz mü?", "Doğuştan birer sanatçı olan, küçücük bedenleriyle hayata hakim, güzel ve ulaşılmaz kediler biz insan yaratıcılar için esin kaynağı olmaya devam edecekler". Bu sözler ressam Balkan Naci İslimyeli'ye ait. Gerçek bir kedisever olan İslimyeli böyle bir sergi açmayı uzun zamandır düşünüyormuş. "Önce tek başıma düşündüm ama bu sevginin çoğaldıkça güzelleştiğini bildiğim için arkadaşlarımı da davet ettim" diyen İslimyeli'nin aklına ilk olarak yine kedisever olan Gürbüz Doğan Ekşioğlu ve Selma Gürbüz gelmiş. Bu üç sanatçının "Kedi Gözü" isimli sergisi 30 Haziran'a kadar Maçka'daki Galeri G-Art'ta.
"Benim karikatürüm kedi olarak çizilseydi çok mutlu olurdum"
Tam da kedi zamanı... Başbakanla ve dava açtığı karikatürlerle...
Balkan N. İ.: Benim karikatürüm kedi olarak çizilseydi mutlu olurdum.
Selma G.: Zaten buna benim cevap vermeme bile gerek yok, kendimi kedi olarak resmetmişim bu sergide. Düşüncem açık. Başbakan olsun, sokaktaki insan olsun bu nasıl baktığınızla ilgili. Biraz daha toleranslı bakmak gerekiyor.
Biraz da sizin kedilerinizden bahsedelim. Kaç kediniz var?
Balkan N.İ.: Şimdi benim nikahlı bir kedim var, Yumoş. Bir de balkonda sevgilim. Ayrıca bahçede de metresler dolaşıyor.
Gürbüz D.E.: Bizim bir kedimiz var, Nazlı. Peşimden ayrılmıyor. Nereye gitsem peşimde, oturuyorum, o da geliyor, kucağıma çıkıyor.
Salma G.: Sürekli dolaştığım, bir mekana bağlı kalmadığım için benim kedim yok. Ama Cihangir'de oturuyorum ve orada da çok kedi var. Onlara bakıyoruz ailecek.
Balkan N.İ.: Ben kediyle falan yatıyorum. Onun başını benim kolumun altına sokması, bir ayağını üzerime atması uykuya dalmam için gerekli bir şey.
Kediyle ilgili bir sergi açmak nereden aklınıza geldi?
Balkan Naci İslimyeli: Kedi hep aklımızda, hep kucağımızda.
Kedi deyince aklınıza ilk ne gelir?
Balkan N.İ.: Kedi deyince göz geliyor. Dünyanın en büyük kültürü Mısır kültürüdür. Orada kediye atfedilen önemi korku, gizem ve hayranlık olarak özetleyebiliriz. Hepsi bir arada. Kedi karmaşık bir hayvan. O yüzden ben kadınlara benzetiyorum kediyi. Tüm bu karışıklıkları bir harmoni içinde yaşayabiliyor. Ayrıca iskelet olarak da müthiş ama ben o aurasının, çekiciliğinin temelde gözlerinden kaynaklandığını düşünüyorum. Size bakışlarıyla cevap verir. Zaten sanatçı gözüyle kedi gözünü birleştirelim diye bu serginin ismini "Kedi Gözü" koyduk. Kedi gözüyle sanatçı gözünün örtüşen yanları var: Hayatı didiklemek, duygulara anında cevap vermek gibi.
Gürbüz Doğan Ekşioğlu: Kedi her açıdan güzeldir. Nereden bakarsan bak. Arkadan baktığında da, önden baktığında da, uyuduğunda da. Yani kedi deyince benim aklıma ilk güzelliği geliyor. Bir de evin içinde çok rahat dolaşabiliyor, eve hakim olabiliyor. Ayrıca bize hayattan zevk almayı öğretiyor.
Selma Gürbüz: Benim önce aklıma dokunma duygusu geliyor. Sonra şahsiyetleri geliyor. Kedi özgür bir hayvan, bence o özgürlükleri çok çekici. Benim resimlerime daha çok kedilerdeki erotizm yansıyor. Kedilerin o oyunculuğu, o dokunma duygusu, tuhaf bir erotizm o. Aynı zamanda ben de bir kedi oluyorum bu sergide. Bir otoportrem var.
"Hayvan-insan dostluğu kentleşmeyle başlıyor"
Biraz önce kadına benzettiniz kediyi. Gürbüz beyin dedikleri de kadınla örtüşebiliyor. Evin içindeki halleri...
Balkan N.İ.: Kadın küçücük bir eve de girse orayı güzelleştirmesini bilir. Yerli yerine koyar, süsler. Orayı kendine ait hale getirir. Kedide de mekanı fethetme duygusu vardır, o mekana kalıbını basma isteği. O küçücük cüssesiyle mesela yedi kişilik aileden daha hakimdir mekana.
Gürbüz D.E.: Esasen ben de kediyi kadına benzetiyorum. Kediye de istediğiniz yaptıramazsınız, kadınlara da.
Zaten hep kedi kadınları biliriz de kedi adamları bilmeyiz.
Balkan N.İ.: Kadınların çok sakin, olumlu, pozitif olmaları özellikleri de kedide var. Ama bunlar hiç öne çıkmıyor. Popüler kültürün kediyle kadını eşleştirmesi daha çok femme fatale şeklinde oluyor. Yırtıcı, baştan çıkarıcı. Sakin görünüp yırtıcı olması gibi özellikleri.
Erkekler kedileri kadına benzetti. Siz neler söyleyeceksiniz Selma hanım?
Selma G.: Kediler erkeklere de çok benziyor. Kedi gibi erkekleri tanıdım ben. Kedi gibi sokulur, kedi gibi sıcaklığını verir, kedi gibi yanaşır. Kedi gibi sinsi sinsi sokulanları da olur.
Sanki kadınlar daha kediseverdir de erkekler biraz uzak durur kedilere.
Balkan N. İ.: Biz kadınları sevdiğimiz için kedileri de seviyoruz.
Gürbüz D.E.: Kedileri tanımak insanı zenginleştiriyor.
Balkan N.İ.: Kadınlar sevgiye yatırım yapıyorlar. Bu kısmen analık duygularıyla ilişkili, kısmen de ayakta kalma iradeleriyle. Dikkat edin erkeklerin ilişkileri hep güç üstüne kurulu. Güçlü oldukları dönemler bitince yapayalnız kalıyor. Halbuki kadın yaşlandıkça zenginleşiyor çünkü hasılat topluyor hayatta. Kedinin bir kişiliği, özgürlüğü olabileceğini kabul etmek istemiyor, buna nankörlük diyorlar. Sanki kişiliğinin olması yasak. Kadına da böyle bakıyorlar zaten. Ata alışmış Türk insanı, kapısının önüne bağlıyor. Evcil hayvanlarını sağıyor, kırpıyor. Bu bir hayvan sevgisi değil, kader ortaklığı.
Gürbüz D.E.: Ben kırsal kesimden gelen bir kişiyim. Orada hayvan sizin işlerinizi görüyorsa orada önem kazanıyor.
Balkan N. İ.: Zaten hayvan-insan arasındaki dostluk ilişkisi kentleşmeyle başlıyor. Yani yalnızlık arttıkça, masumiyet ihtiyacı arttıkça hayvanlardaki o masumluk sizi cezbetmeye başlıyor.
Kediler aynı zamanda seksi hayvanlar da. Duruşları, hareketleriyle.
Balkan N. İ.: Tabii vücudunu kullanması, yayılması, kıvrılışı, hareketleri, hepsi çok davetkar.
Selma G.: Benim resimlerimde hep erotizm var. Romantizm de beraberinde oluyor. Kedide ne var? Kuyruk var. Bence çok erotik. Kedide bir baştan çıkarıcılık var. Kedi ne yapar? Bir kaçar, bir ister. Bu da erotizmi getiriyor. n
|
|
|

|