Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 12 Mayıs 2005 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Olimpiyat Şampiyonu: 5-1

Galatasaray, Fenerbahçe'ye Olimpiyat Stadı'nı dar etti, 100. yılda müzesini 14. kez Türkiye Kupası'yla süsledi. Gecenin hakimi, 4. finalde de devirdiği ezeli rakibine 1960'dan beri ilk kez 5 gol attı


90 dakika

Yüzüncü yılda büyük bir rövanş
MEHMET DEMİRKOL

İki takım da klasik bir 4-4-2'yle oyuna başladılar. İki takım da kendi en performanslı iki oyuncusunu daha çok kullanıyordu. Fenerbahçe Serhat'ı, Galatasaray Ribery'i. İkisi de sağ kanadıyla rakip kaleye gitmeye çalışıyordu. Doğrusu bu iki futbolcu da harika oynuyordu. Golü temelde bu yolla, ama daha çok az riskli bir işle bulmaya çalışıyordu: Uzak şutlarla. Galatasaray'ın golü bulmasının ardından durum değişti. Fenerbahçe daha kalabalık çıkmaya çalıştıkça - pozisyonları yakaladı belki ama - açık alan ve dengesiz yakalandı rakibine. Sonradan Fenerbahçe'nin golünü atacak olan Luciano, belki Tuncay'ın çok kez yapamadığını yaptı, ama 3 golde de Galatasaray'ın aktığı delik onun bıraktığı boşluktu. 3-0 olduktan sonra maçın önünde iki yol vardı. Sarı -Lacivertliler'in demoralizasyonu ve belki 6-0'ın rövanşı ya da kendilerine gelişleri. Ama bu bile onlar için fazla gelecek vaat etmiyordu. Çünkü Galatasaray bir yıldır 2'den fazla gol yememişti. Saldırdılar. Galatasaray savunmasını geçtiler, ama Mondragon'u asla.
İkinci yarıya Daum, Van Hooijdonk'u Selçuk'un yerine alarak savunma kanatlarını ileri çıkararak, Luciano'yu da ileri yollayarak çılgınca bir taktikle başladı. Hagi hemen savunmasını güçlendirecek değişikliklere gitti. Maçın yıldızları Ribery ve Necati'yi çıkartmak pahasına. Bu hamleyle de kazandı. Hakan'la 2 yarıda bulduğu ikinci pozisyondan gol çıkararak. Artık Fenerbahçe hücum hattı 6 kişi olmuş, onlara atılan (şişirilen) her top potansiyel bir Galatasaray kontratağıydı. Yani Fenerbahçe'nin diri kalışı taktik risklerle manasız kalıyor, her risk alış daha büyük risklere yol açıyordu. Galatasaray seyircisinin yüreklendirdiği Sarı - Kırmızılılar'ı bu taktik riskler iyice ayaklandırdı. Gerçekten çok iyi bir oyuna giriştiler. 4. gol de Fenerbahçe'yi tamamen oyundan kopardı. Artık oyun bir Galatasaray şovuna çevrilmişti. Büyük oynayıp. büyük kazandılar.
Bu da bu yıldan taşan büyük bir zafer oldu. Ve yine yenilen Fenerbahçe'ydi. Ezeli rakibi yüzüncü yılda 6-0'ın bir anlamda rövanşını alarak devirdiler.

Daum: Hagi'yi tebrik ederim

Fenerbahçe Teknik Direktörü maçtan sonra Rumen meslektaşını kutladı. Bu sezon 4. derbiyi de kaybeden Alman hoca, "Skorun yüksek olması bize acı veriyor" dedi

YUSUF KOBAL

Sarı - Lacivertli takımın hesapta olmayan farklı skorla sahadan mağlup ayrılarak 22 senedir hasret kaldığı Türkiye Kupası'nı ezeli rakibine kaptırması, Teknik Direktör Christoph Daum'a büyük hayal kırıklığı yaşattı. Alman hoca, mücadelenin ardından, bu sezon 2. kez bileğini büken Galatasaray Teknik Direktör Hagi'yi kutladı.
Daum, "Maçtan hemen sonra Hagi'yi tebrik ettim. Burada da kutluyorum. Skorun yüksek olması bize acı veriyor. Şimdi 24 saat üzülme hakkımız var. Daha sonra ligde oynayacağımız Ankaragücü maçını düşüneceğiz" diye konuştu.
Mondragon'un çok başarılı bir maç çıkardığını kaydeden Daum, "İyi pozisyonlar bulduk, ancak Mondragon'u geçmeyi başaramadık. Rüştü bazı gol pozisyonlarını önledi, ama Mondragon gibi oyuna giremediği için rakibe fırsatlar verdik ve golleri yedik. Fenerbahçe'nin 6-0 kazandığı maç nasıl tarihe geçtiyse bu skor da tarihe geçecek" dedi. Alman hoca bu sezon 4. derbi maçını da kaybetti. Sarı - Lacivertli takım, Daum'la ligde Beşiktaş'a 2-1 ve 4-3, Galatasaray'a ise 1-0 yenilmişti.

GÜNÜN ANALİZİ
Provanın suyu
Maçın saati, taraftarların ayrılması, Steward'ların önlükleri vs. Her şey Şampiyonlar Ligi Finali'nin provasıydı. Her şey ama her şey. Bizim en önemli maçımızı bir başka maçın provası yaptık. Bu yapılır, ama bu kadar insanın gözüne sokup kendi malını bu kadar değersizleştirmek... Olacak iş değil. Düşünün gümbür gümbür ve defalarca Şampiyonlar Ligi marşı çalındı Atatürk Stadı'nda. Bunun adı sömürgeciliktir beyler. Neyse, kabul ettik. Ama o maçta, dün yaşadığımız yüksek volümlü müzik eziyetini onlara da yaşatmazsanız, iki elim iki dünyada da yakanızda olacaktır biliniz. Zira böyle işkence görülmedi.

MAÇIN KAHRAMANLARI
Ribery, Necati, Mondi, Hakan
Oyunu çözen adam, genç Fransız Franck Ribery. Necati'yle birlikte dev bir futbol oynadılar. Galatasaray'ı tutan adam Mondragon. Çok kurtardı çok. Fenerbahçe bastırırken ayakta durup takıma moral veren tecrübe ise kuşkusuz Hakan Şükür. Hâlâ çok büyük bir futbolcu olduğunu büyük bir futbol iradesi sergileyerek gösterdi. Ona diğer tecrübeliler de katıldı. Ve büyük bir iş yaptılar. Galatasaray'da daha uzun bir süre kalacaklarını gösterdiler. Ve kim bilir belki de Daum devrini bitirdiler.

MAÇIN DAKİKALARI
38 dakikada üç gol geldi

8 Serhat'ın üç kişiyi geçerek sürüklediği ve sağa Nobre'nin önüne yuvarladığı topa Brezilyalı gelişine sert vurdu. Mondragon'un müdahalesi ve top direkte kaldı.
16 Luciano'nun alanını boşaltmasından ve Fenerbahçe'nin eksik yakalanmasından çok iyi yararlanan Necati iyi daldı, Ribery'i gördü. Ceza sahasına girer girmez düzgün bir şutla Ribery, Galatasaray'daki ilk golünü attı: 1-0
20 Serhat'ın sağdan sürükleyip çizgiden kestiği topa Tuncay arka direkte kafayı vurdu. Mondragon uzanıp harika çıkarttı.
25 Ribery bu kez soldan girdi ve çizgiye inip bir de güzel dönüp Necati'nin önüne topu yuvarladı. Genç golcü ayağının içiyle çok iyi vurdu. Ters köşeye: 2-0
27 Fenerbahçe'nin kombine atağı Tuncay'ın kaleye karşıdan baktığı bir pozisyonla noktalandı. Onun gelişine şutunda Song'un hamlesiyle top kornere gitti.
38 Necati'nin neredeyse laf olsun diye attığı pasta, Luciano'nun seyretmesi ve Hakan Şükür'ün presi, Rüştü'nün garip müdahalesiyle top Deniz'e çarpıp filelere gitti: 3-0.
41 Selçuk'un kafası, Mondragon'dan kornere, ardından Fenerbahçe'nin kalabalık ablukası ve bu kez ayağıyla Luciano'dan gelen gol: 3-1
43 Yine bir Fenerbahçe ablukası, kalabalık bir baskı ve son vuran Tuncay'ın aşırtma kafası az farkla aut.
50 İkinci yarının ilk akını Galatasaray ve maçın yıldızı Ribery'den. Necati'nin pasında ok gibi daldı, vurdu ve bir şey oldu. Rüştü'den ilk kurtarışı geldi.
51 Maçın Fenerbahçe açısından en iyisi Serhat'ın tek başına sağdan inişi üç kişinin arasına dalıp attığı şut üstten aut.
54 Yine Serhat. Bu kez güzel bir orta yaptı. Arka direkte Van Hooijdonk'un yakın mesafeden vurduğu kafada Mondragon yine harika.
67 Alex'in harika serbest vuruşu ve Nobre'nin köşeye kafası. Yine Mondragon'dan müthiş bir kurtarış ve korner.
72 Cihan'ın muhteşem pasıyla Hakan Şükür ceza sahasına soldan daldı. Şık bir vuruşla Rüştü'nün kapadığı sağına topu gönderdi: 4-1
89 Ergün soldan harika kesti. Hakan bomboşta durup düzeltip vurdu: 5-1

MAÇIN HAKEMİ
Mükemmel yönetim
Serdar Tatlı dün akşamki yönetimiyle, sezonun en formda hakemi olduğunu kanıtladı. Tatlı 1. dakikadan maçın bitimine kadar son derece dikkatli, tatlı - sert görüntüsünün yanı sıra doğru düdükleriyle sahanın en iyi ismiydi. Ancak Tatlı'nın yardımcılarının da hakkını vermek gerekirdi. Tartışmaya hiç gerek görülmeyen ofsayt bayrakları ve faullerde Tatlı'ya yardımlarıyla tam not aldılar. Ayrıca futbolcular da bu yönetime, iyi niyetleriyle yardım ettiler.

GÜNÜN ÖZETİ
Aurelio'nun değeri ve Conceiçao
Fenerbahçeliler'in en sevdiği oyuncuların başında gelen Aurelio ve Galatasaray'da pek ilgi görmeyen Flavio'nun farkı nedir? Çok mu büyük. Dün bir kez daha görüldü ki, bu iki oyuncunun performans ve önemleri birbirine yakın. Aynı gibi... Farklı algılanışlarının sebebi takımların geçmişinde saklı. Fenerbahçe yıllar sonra, Kemalettin'den bu yana ilk kez iyi bir çapa buldu. Galatasaray'ın ise 10 yıldır en güçlü olduğu yer burası. Yani fark karşılaştırmadan ve alışkanlıklardandır. Başka bir şey değil. Dünkü maçın en iyilerinden Conceiçao'nun hakkını vermeli.

YILDIZ TABLOSU
GALATASARAY
1Mondragon8
19Cihan7
4Song6
2Tomas6
5Orhan6
33Uğur (Dk.46)6
28Ribery8
55Sabri (Dk.53)6
8Conceçiao7
67Ergün6
18Ayhan6
25Necati7
11Hasan Şaş (Dk.61)6
9Hakan Şükür7

YEDEKLER
12 Aykut, 3 Bülent, 6 Arif, 58 Hasan Kabze

FENERBAHÇE
34Rüştü4
30Serkan5
19Önder4
2Luciano4
24Deniz4
9Serhat5
7Mehmet (Dk.71)3
21Selçuk3
17Hooijdonk (Dk.46)4
20Alex3
15Aurelio5
10Tuncay3
11Nobre3

YEDEKLER
1 Volkan, 8 Murat, 16 Mahmut, 27 Kemal, 29 Semih




SPOR
Olimpiyat Şampiyonu: 5-1
Kibarca güle güle!
Çileden çıkardılar
Futbol çok ilginç
Canaydın mest oldu
'Fenerbahçe ile uğraşma'
Böyle mi olacaktı!
'Top'tan kriz çıktı
Veliefendi ve Hyde Park
Ve kriz çözüldü
Diyarbakır'ı korumak isterken daha çok yaktılar!
Yeni MHK şaşırmış!
Daha 17 yaşında
Bu hesapta yoktu
Siz hakem olsaydınız
Haber turu...
Ol-mu-yor
Aslan'ın payı
Kutsal kupa peşinde
Kaledeki lastik
Helal sana Cim - Bom
Beşiktaş iyi yolda
At yarışları
Kartal yine uçtu: 91-85
Spurs ikiledi





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Rıdvan DİLMEN
Ol-mu-yor
Maça gitmek için önce gazeteye uğradım. Necil...
Atilla GÖKÇE
Aslan'ın payı
Kazandılar, çünkü ihtiyaçları vardı, istiyorl...
Ercan GÜVEN
Kutsal kupa peşinde
Kutsal Kupa avcılarından "lacivert şövalyeler...
Halil ÖZER
Kaledeki lastik
Süper Lig'de Fenerbahçe ile Galatasaray arası...
Erdoğan ŞENAY
Helal sana Cim - Bom
Fenerbahçe, kupa finali oynamaya değil de, an...
Gökhan TÜRE
Beşiktaş iyi yolda
Beşiktaş, "basketbolun hakkını vererek" mükem...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet