Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 20 Mayıs 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İsimden bağımsız sorunlar


Fenerbahçe ile aynı gruba düştüğünde Lyon itibar görmemişti. Yorumlara göre Fenerbahçe'nin de onlar kadar şansı vardı. İtibar görmeyen Lyon çeyrek finale çıktı.
Peki ne öğrendik? Fenerbahçe'nin henüz Lyon seviyesinde olmadığını.
Bir haftadır medya, o Lyon'un teknik direktörünün Fenerbahçe'ye geleceği haberiyle çalkalanıyor. Fenerbahçeliler de heyecanlandı. Hani oyuncağından iki günde sıkılan, yenisini isteyen çocuklar gibi.
Fenerbahçeliler'in ve medyanın teknik direktör isteğinin sonu yoktur. Bu Le Guen de olsa, Capello da olsa tepkiler değişmez. Spor medyasının başından beri sevmediği, sevmediği için gerektiğinde taktir etmeyi bile günah saydığı Daum sadece bir isim. Esas herkesin sorunu onun oturduğu koltuk: Fenerbahçe Teknik direktörlüğü.
Tabi "gitsin"ler çok, ama "şu adam gelmeli" diyebilen yok. Yani kim bu ilahi insan ki kadrosu hâlâ yeterli olmayan, çoğu futbolcunun 1. veya 2. senesini yaşadığı takımı alıp, 3 ayda Türkiye'ye adapte olup, belki de ön eleme(ler) oynayacağı Şampiyonlar Ligi'ne 1 ayda hazırlayıp tur atlatacak, sonra da gruptan çıkaracak. Yabancı bir ülkede bu kadar sürede bu kadar üst seviye başarı yakalamış kaç hoca var? Gittiği her takımda başarıyı garantileyebilecek isim Mourinho ve Capello'dan başka kimdir?

Gerici zihniyet
Fenerbahçe yeni teknik adam için nasıl bir güzergah belirleyecek? Hangi ekolden olacak? Daum'un kurdukları üzerine ilaveler yapacak bir hoca bulunabilecek mi? Yeni hoca normalden daha fazla transfer isteyecek. Bu ekibin uyum sağlaması için süre gerekecek. Bu süreçte Fenerbahçe, Avrupa'dan erken elenirse anlayışla karşılanıp "üzülme, ilk senen, gelecek sene yaparız artık" denecek mi? Ligde bir iki tökezlemede Löw muamelesi yapılmayacağı garanti mi?
Değil. Şimdi bunları bahane edenler, 3 ay sonra aynı sözleri başka bir isim için kullanacak. Gitsin diyenlerin, gelen hoca ile yaşanacak süreç tahminlerini, kulübe maddi ve manevi bilançosunu, teknik vasıflarının ne olması gerektiğini de belirtmesi gerek.
Aziz Yıldırım'ın son iki yıldaki değişim halleri, ayak bağı gelenekleri kırabildiği anlamına gelmiyor. Fenerbahçe'nin sezon başından beri tek hedefi olmalıydı: 2 yıl üst üste lig şampiyonluğu, Didi'yi bitiren 30 yıl öncesinin gerici zihniyetinden kurtulmak için tarihi kırmak. Şu son Daum tartışmalarıyla bunu unuttuklarını gördük. O gelenek teknik direktörün emeğini hiçe saymak, zamansız yüksek hedefleri isteme şımarıklığı, bunun uğruna çalışmaları yarım bırakıp başa dönmektir. Ya yönetimler isteseler de istemeseler de bir şekilde hocayı kovuyorlar, ya da hocalar bu saygısız, bilgi fukarası Türk futbol eleştirmen kitlesi içinde o kültürden kaçıyor.

Lyon öyküsü

Lyon üst üste 4. şampiyonluğu kutluyor. Tarihe geçtiler ve bunu önemsiyorlar. Kalecileri Coupet bunun altında yatan şeyin "istikrar" olduğunu söylüyor: "Başkanından yönetim kuruluna kadar bir ekip işi. Kulüp içinde iyi işleyen bir hiyerarşi var. Herkes kolay olduğunu sanıyor ama değil. Sorunlar da oldu, ama hep içerde kaldı. Bu da kulübün gelişimini sağladı. "
Coupet haklı olmalı. Zira Santini gibi bir hocanın arkasından lig şampiyonu takımın başına geçen genç ve tecrübesiz teknik direktör Le Guen, ilk senesinde Denizlispor'a gol atamadan UEFA'dan ve amatör takıma yenilerek Fransa Kupası'ndan elenmenin bedelini çok ağır öder, bizler de belki şimdiki Lyon'u alkışlıyor olmazdık. Ya da Le Guen gündemimize böyle oturmuş olmazdı!

Galatasaray UEFA Kupası'na nasıl uzandı?

Galatasaray bu süreci yaşadı. 10 senede 9 kere Şampiyonlar Ligi'ne katıldılar. 7 sezon üst üste. 10 yıl içerisinde 6 kere Türkiye Şampiyonu oldular. İlk 3 katılımlarında 14 maçta sadece 2 galibiyet ve 12 yenilgi aldılar. UEFA Kupası'nı kazanan kadroda (1999-2000), 1996-97 yılından gelen 11 futbolcu var ve bu isimler takımın çekirdeğini oluşturuyor. 8 futbolcu ortalama 7, 4 futbolcu da 3. sezonunu geçiriyordu.
Fenerbahçe, Avrupa'da şampiyonluk diyor ama hâlâ 4. torbada. Hep güçlü rakiplerle eşleşecek. Önce bu durumunu düzeltmek için sürekli katılım hakkı elde etmeli. Yani Türkiye Ligi'nde ilk ikiyi, şampiyonluğu hedeflemeli. Şampiyonlar Ligi'ne aralıklarla 3 kere katıldı. Bir kupa kültürü yok, Avrupa kupalarını geleneksel hale sokamadı. Sürekli kadrosunu bozarak, tecrübeli bir ekip yaratma doğrusunu gerçekleştiremedi. Bu formaya en aşina isimler Rüştü, Recep, Serhat ve Ümit Özat. 2000-2001 şampiyonluğunu tadan ise 3 isim var.

Fenerbahçe'nin eskileri

2002 Dünya Kupası'ndaki FIFA teknik çalışma grubu'ndaki 3 isim: OSIECK (Kanada Milli Takımı hocası), Parreira (FIFA Teknik Danışmanı), Dr.Venglos (Avrupa Birliği Teknik Direktörler Başkanı). Hiddink ise 3.lük maçına çıkan Kore'nin başında. Ve 4'ü de Fenerbahçe'nin kovduğu, uzaklaştırdığı isimler. Hep aynı savlarla, cümlelerle ve bahanelerle.

ekoksaldi@milliyet.com.tr




SPOR
Arzuman depremi
Asla yalnız yürümeyeceksin
Transferde özgürlük
Youla tamam
Adresi Samandıra!
Canaydın'dan sürpriz adım
Aklın yolu bir!
Ada'da fes alarmı
Gençlere büyük onur
Futbolda Rus ihtilali
Karatede gizli savaş
Venus'ten şipşak
Beckham'ın çığlığı
Dikkat uçurum!
Tarihten yapraklar
Haber turu...
Olacak duaya Amin!
Diyarbakır kazanır
Özdemir'in özverisi!
İsimden bağımsız sorunlar
At yarışları
Sihirbaz El Amin: 74-73
Steve Nash büyüledi





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Rıdvan DİLMEN
Diyarbakır kazanır
Süper Lig'de hem şampiyonluk, hem de küme düş...
Ercan GÜVEN
Özdemir'in özverisi!
Gün gelip Fenerbahçe şampiyon olduğunda, kiml...
Ebru KÖKSALDI
İsimden bağımsız sorunlar
Fenerbahçe ile aynı gruba düştüğünde Lyon iti...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet